Başlarken Popzingo ailesine selam, Livorno‘ya hasret!

10 sene önce bir gün

Hayal meyal değil

Dün gibi

Saniyesi saat

Saati gün

Yaşam dolusu bir anı 4 Eylül 2009.

Memleket meraka düştü, biz ayrı bir telaşa ve heyecanlıyız.

Bizzat gittiğim, gidebileceğim en değerli maçlardan bir tanesi, akıl eriyor ama çat pat işte.

12 yaşındayım bir söylenti ki tribünde hayalet gibi dolaşıyor. Memleketi sarıyor, dilden dile büyüyor, kıvılcımlar toplayarak çoğalıyor. “Livorno geliyormuş” diyorum okuldakilere, mahalledekilere. “O ne ola ki” diyen tepkilerde var. Ama herkes “Allah Allah iyi” diyor. Sonra niyesini merak ediyor tüm memleket.

Türkiye 2. lig takımının İtalyan takımıyla ne tanışıklığı var da ne işi olacak?

Bizim bilinçli, üniversiteli ve muhalif taraftarlar, demiryolu işçilerinin kurduğu takım olduğumuzdan kaynaklı, İtalyan liman işçilerinin kurduğu takım olan Livorno’nun taraftarları ile sohbet geliştiriyorlar.

İki kulüp takımınında alın teri ile kurulduğu konuşuluyor. Cana yakın, samimi ve yiğit insanlar bu vesile ile  misafir etmek istediklerini söylüyor. Taraftarların dostluk maçı istemi yoğun olunca, o dönem ki kulüp başkanımız Bekir Çınar diğer takım yöneticileri ile iletişime geçiyor. Bizi kırmayıp Livorno Kulübü ile dostluk maçı yapmak için elinden geleni yapıyor, ve isteğimiz gerçekleşiyor.

O sıra tüm ülkede gözler Adana’da. Hikayeyi bilmeyen, iki kulüp takımının niye maç yapacağını merak ediyor. Sonrasında televizyonlarda neden yapılacağı açıklanıyor.

2. Lig takımı olduğumuz için televizyonlarda kolay kolay adımız geçmiyor. Türkiye’nin en çok okunan gazeteleri manşetler atıyor. En çok izlenen kanalları haber geçip duyuru yapıyor. TRT ve Ntv Spor maçı canlı yayınlamak istiyor. Bizde bu sırada Livorno maçı vesilesi ile adımız geçtiği için mutlu oluyoruz.

Maçın gün ve saati belli olduktan sonra biletleri alıp beklemeye başladık.

Günler geçmiyor çocuğuz, Adana Demirspor’luyuz!

Umut yetişir, devran döner ve o gün olur. (3 Eylül 2009 Cuma)

Toplandık, İtalyalı komünistleri İtalyanca ve Türkçe pankartlarla havalanında karşılamaya gittik. İtalyanca pankartımızda “Hoşgeldiniz İtalya’lı Komünistler” ve “Forza Livorno” yazıyordu. İtalyanca, Türkçe besteler söyleyerek stada kadar eşlik ettik.

Birbirimizin konuştuğundan hiçbir şey anlamıyoruz, ama çok samimiyiz. Birbirimizi çok sevdik gülüyoruz. Tribünümüzün genç ve İngilizce bilen yetenekli üyeleri sayesinde iletişim kuruyoruz. Takımı yöneticileri ve futbolcuları tesislerimizde, İtalyalı taraftarları da evlerimizde ağırladık. Maçı bekliyoruz.

Maç günü geldi akşam oldu (4 Eylül 2009 Cuma) tribünler tıklım tıklım. Tüm biletler bitmiş.

Yıllardır, hasretini çektiğimiz, özlemini duyduğumuz güzel tribün karşımızda. Endüstriyel ve modern futbola karşı Türk – İtalyan tribün kültürü stadda kaynaşıyor. Bizler 30 yıl sonra Avrupa takımıyla maç yaptığımız içinde ayrı bir mutluluk yaşıyoruz. Adana’da İtalyanca ve Türkçe pankartlar kendini gösteriyor. Samimiyet, hoşgörü ve kültür en üst seviyede.

Binlerce meşale yakıldı. Tribün şovları ve etkinlikleri yapıldı.

Şiir gibi tribün demiştik, çünkü pankartlarda Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Edip Cansever, Atilla İlhan, Ahmet Kaya, Che Guevara gibi önemli isimlerin sözleri vardı. Maç boyu orak çekiçli Küba ve Filistin bayrakları dalgalandı, Çav Bella söylendi. O dönem ölüm orucunda olan kadın tutsak Güler Zere için “Güler Zere Ölmesin” pankartı da açılmıştı. İtalya Türkiye arası bayağı uzak ve maddi meşakkati olduğundan az bir italyan taraftar gelmişti. Sık sık onlara ses olmak için “Forza, Forza, Forza Livorno” sloganları attık. Livorno’ nun İtalyan rakibi ırkçı gördüğü Lazio takımına Adana’dan göndermeler yaptık.  Sahada rekabet yok her şey dostluk havasında tribünlerde her şey yolundaydı.

Adana sıcak ve aşırı nemli bir yer olduğundan çok renkli bir olay gerçekleşti. On binlerce taraftar serinlemek için “Yangın var yangın var ben yanıyorum. Yetişin a dostlar tutuşuyorum” ve “Sula bizi itfaiye” sloganları ile itfaiyeyi çağırdı. Taraftarın haklı isteğini geri çevirmeyen itfaiye idaresi ve kulüp yönetimi itfaiyeyi tribüne yönlendirdi. Ekipler tribün önünde tur atarak tribünleri suladı.

İtalyan Milli takım oyuncusu Lucarelli’yi tribüne çağırdık selamlaştık. O sıra bizim 7 yaş civarında tribünümüzün sembolü Rafet’i sahaya çıkararak on binlerce taraftara üçlü çektirdik.

Maç 0-0 biterken tek kazanan endüstriyel ve modern futbola karşı dostluğun kızıl bir gecesiydi.

9
like
4
love
0
haha
1
wow
0
sad
1
angry
14 Yorum konuları
4 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
15 Yorum yazarları
ahmet çetinSERDAR ÖZDEMİRReha KarakayayellowredMedeni batmaz Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
canaksel
Üye

efsane bir anı olmuş eline sağlık devamını bekliyorum

Zekeriyya
Üye

Orada olup izlemiş kadar olduk. Dünya futbolu açısından güzel bir görüntü gerçekten.

Sinan
Yönetici

Güzel ve manalı bir organizasyon olmuş. Bir maçtan daha fazlası olmuş.

ahmet çetin
Üye

Yaşadığın çok güzel bir anı olmuş yaşarken birde yaşatmışsın tebrik ederim

SERDAR ÖZDEMİR
Üye

harika olmuş valla hem de güzel bi anı