20. yy Dünya üzerinde kadının erkekle eşit haklara kavuştuğu ve hatta bazı yönlerde çok daha önlerine geçmeye başladığı bir yüzyıldır. Evet kadınlar bazı şeyleri başarabilirler ancak sembol olmak çok ama çok önemlidir.

20. yüzyıl öncesine baktığımızda kadınların ülkelerinin en önemli değerlerinden biri olduğunu pek göremeyiz hatta ne yazık ki hiç göremeyiz…

Şimdi sizlerle 20. Yy’da Akdeniz havzasında yaşamış ülkelerinin en önemli değerlerine dönüşmüş 4 kadın sanatçımızın kısaca hayatlarından bahsedeceğim. İyi okumalar….

20141207T03484233848840200tumblr_m3bkbo9mwp1qd53x8o1_1280

Ümmü Gülsüm (Umm Kulthum)

1904 yılında Mısır da bir imamın kızı olarak dünyaya geldi. Onu ilk babası keşfetti ve kuran’ı hatmettirdi. Ardından erkek kılığında çevre köylerde kasideler okuttu.e Evet erkek kılığında zira Mısır’da kadınların toplu yerlerde böyle şeyler yapması yasaktı sorasında babası Gülsüm’ü Kahire ye götürdü ve eğitim almasını sağladı.

Bu sırada Ümmü Gülsüm önemli kişilerin evlerindeki eğlencelerde şarkılar söyledi. Bu önemli kişilerden biri de kral Faruk’tu onun doğum gününde bulunması ve çok beğenilmesiyle büyük bir üne kavuştu. Giderek ün kazanan Gülsüm sinemayı da kullandı ve Fas’tan Türkiye’ye kadar bir hayran kitlesine kavuşmuş oldu.

1937 yılında perşembe akşamları Mısır radyosunda yaptığı yayınlar sırasında liderler bir açıklama yapmazlardı.Mısır’ında içinde bulunduğu Arap ittifakıyla İsrail arasında yapılan 6 gün savaşlarında büyük bir bozgun yaşamıştı Mısır. Ümmü Gülsüm bu durum karşısında boş durmadı Mısır ordusuna yardım için birçok konserler verdi kazandığı paralarla birlikte tüm mücevherlerini de bağışladı. 1975 yılında vefat ettiğinde 4 buçuk milyon kişi onu son yolculuğuna uğurlamıştı.

indir

Edith Piaf

Şimdi size gerçekten zorlu bir hayat hikayesi yıl 1915 baba asker bize karşı gelmiş anne hamile ve doğuma yetişmek için uğraşırken sokak ortasında doğum yapar ve yaşamını yitirir. Babaanne ana anneden Piaf’ı kaçırıp Paris yakınlarında ki bir köyde büyütmeye başlar. Çocukluğunda zayıftır ve geçici körlük yaşar ve başka hastalıklar. Babası dönmüştür ve Piaf’ ta 14 yaşında Paris’e gelir.

Babasının çalıştığı sirkte çalışmaya başlar. Sirkte bir menajer tarafından keşfedilir. Bu arada 17 yaşında bir oğlu doğar ancak yaşayamaz. 1935 yılına geldiğimizde Piaf’ın biletleri yok satıyordur. Ancak bu seferde menajeri ölü bulunur ve şüphelilerden biri olarak görülür. Tabi popülerliği düşer sonrasında Raymond Asso ile tanışır tam kendine gelecektir ancak 2. Dünya Savaşı başlar ve Asso cepheye gider.

Zorunlu olarak verilen bu aradan sonra yani savaş bittiğinde tekrar başlar  ve plakları kapış kapış gider Avrupa da ve Amerika da birçok konserler verir hatta o dönemde prenses olan Elizabeth içinde konser verir. 1960 olduğunda durumu kötüdür ve güney Fransa ya yerleşir rahat bir hayat yaşamak ister. Hayat onu yormuştur gerçekten Edith Piaf 10 ekim 1963 yılında vefat etmiştir.

l

Amalia Rodriges

1920 yılında Lisbon da doğdu. Annesi ve kız kardeşi ile Alcantara limanında şarkı söylerdi Amalia. 1939 yılından itibaren ise Lisbon’da gece kulüplerinde şarkı söylemeye başladı. Melankolik gitar ezgileri ve acılı sözlerin olduğu Fado onun alın yazısıydı. Büyük bir üne kavuştu Portekiz’de sinemalar bu popülerliğinde önemli etkisi vardı.

Nisan 1974 yılında Portekiz’de bir darbe ile başa solcular geçmişti. Solcular Amalia’yı faşistlerin oyunlarına alet olmakla suçladılar bunun üzerine Amalia devrimi sembolize eden Grandola Vila Horena isimli şarkısını çıkarttı. Amalia Tokyo New York gibi şehirlerde kapalı gişe konserler verdi hatta Türkiye’ye de geldi bu konserleri sayesinde fado müziğini dünya’ya tanıtma şansı buldu. Amalia 1999 yılında bu dünya dan göçmüştür.

 

Safiye Ayla

Safiye Ayla’nın hayatından bahsetmeyeceğim bilen bilir zaten bilmeyen de gerçekten merak ediyorsa bakabilir.sadece bazı küçük ayrıntılar Safiye Ayla yetim ve öksüzdür. Öğretmen olur ancak dayanamaz ve istifa eder dönemin önemli isimlerinden eğitim alır. Hala önemli sanatçılarımızın olduğu, desteklendiği dönemler. Safiye Ayla İstanbul vali yardımcısının evinde gazi paşamız içinde Yanık Ömer’in de bulunduğu eserleri seslendirir.

Gazi paşa tekrar tekrar söylemesini rica eder konser bittiğinde ise yanına gidip Yanık Ömer’i çok güzel yorumladığını bunu bir operada söyleyebilirse kendisini çok memnun edeceğini söyler. Safiye Ayla çok uğraşır ancak icra edebileceği bir yer bulamaz bir türlü.

1960’ta Pavarotti’yi kovan Türkiye safiye Ayla’nın değerini de bilemez yukarıda da zikrettiğimiz isimlerle beraber birçok kadın sanatçı yurt dışında ününe ün katarken Safiye Ayla onlara göre çok sade temiz ve sesindeki pürüzsüz akış en tiz perdelerde bile bozulmazken değeri bilinmedi ve zorluklarla bir hayat yaşadı.

1950 yılında Şerif Muhittin Targan ile evlenir. Muhittin bey de sanat tarihimizin önemli isimlerindendir. 1967 yılında Muhittin beyin ölümüne kadar birlikte yaşarlar. 14 OCAK 1998 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

50
like
7
love
2
haha
1
wow
0
sad
0
angry
61 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
56 Yorum yazarları
yellowredMustafa YüceVedat CemiloğluWebbaronEnes karakaş Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
mustafa
Üye

Bir zamanlar Akdeniz neymiş güzel etkinlikmiş.

Triskacocu
Yazar

Bayıldım

Hakan Çakır
Üye

fevkalade

muhammed halil
Üye

güzel

Halil
Üye

Güzelmiş gercekten

PINAR GÜL
Üye

Elinize saglik

Alperen Bitikçioğlu
Üye

Erkekle kadın eşitmi sizce??