İlk yazıma gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim.

Tiyatroyu bu kadar seven arkadaşların olması mutluluk verici. Sizlerin coşkulu destekleri bundan sonra daha çok yazmamı teşvik ediyor. Bugün sizlere 23 Nisan’da sahnelemeye başladığım oyunumu anlatmak istiyorum.

Ben Almanya’da doğup büyümüş  biri olduğum halde ailemin bana aşıladığı Atatürk sevgisini her daim içimde besledim ve O’na olan hayranlığımı ve sorumluğumu yerine getirebilmek için hep bir fırsat kolladım.

Yaklaşık 25 yıldır tiyatro sahnesindeyim. Son 4 yıldır proje olarak tasarladığım “Anılarla Atatürk” oyunumu bu sene 23 Nisan’da prömiyer yaparak sahneye taşıdım. Yeni tiyatro sezonunda sahnelemeye devam edeceğim.

“Anılarla Atatürk” oyununu hazırlarken benim için en önemli olan şey, okul hayatımda da hep dikkatimi çeken Atatürk’ün bir heykel, büst ya da fotoğraftan ileri gitmediğiydi. Oysa ki metni hazırlarken dikkatimi çeken en önemli nokta, her zaman halkın içinde yaşamış, kanlı canlı, ağlayan, gülen, kısacası duyguları olan bu büyük adamın bizlere hiç yansıtılmamış olmasıydı.

Oyun metnini hazırlarken ve sahneye taşırken bu noktayı çok önemseyerek hazırlandım. Atatürk’ün fikirleri, geleceği planlaması, başarı hikayesi kadar ulaşılamaz bir insan olmaktan çok, aramızda yaşayan, kanlı canlı bir insanı anlattım.

“Anılarla Atatürk” oyununda Geleneksel Türk Tiyatrosu formunun temsilcilerinden olan bir meddah olarak sahneye çıkıyorum ve Atatürk’ün doğumundan ölümüne kadar olan anıları seyirciye anlatıyorum. Bunu yaparken de her bir anı içinde duygularının altını çizmeyi ihmal etmiyorum.

Oyunun metnini hazırlarken, binlerce anıyı okuyarak kaç defa gözyaşları içinde kaldığımı hatırlamıyorum. Bunca zaman geçmesine rağmen anıları sahnede anlatırken tüylerim diken diken oluyor, gözlerim doluyor. Dolmabahçe Sarayı’nın arşivinde Atatürk’ün çok özel fotoğraflarını seçerken, kendimden geçtiğim, hatırladıkça etkilenip hüzünlendiğim o kadar çok zaman oldu ki.

“Anılarla Atatürk” oyunumu 23 Nisan’da başlayarak 5-6 defa sahneye taşıdım. Yaz sezonu sonrası taşımaya devam edeceğim. Hiçkimseden maddi bir destek almadan, kendi çabamla sahneye taşıdığım oyunum benim için çok önemli.

Ben insanların her zaman hayata dair sorumlulukları olduğuna inanan, hangi meslekte olursa olsun kendi değerlerini anlatan işler yapması gerektiğini düşünen biriyim. Tiyatro oyuncusu olarak yapmam gereken kendi inandıklarımı ve değerlerimi sahneye taşıyorum. Umarım anlaşılıyorumdur ve bundan sonra da anlaşılmaya devam ederim.

Merak edenler için “Anılarla Atatürk” oyunumun fragmanını da buraya bırakayım.

Sabır gösterip okuduğunuz için teşekkür ederim.

7
like
10
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
17 Yorum konuları
3 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
15 Yorum yazarları
yellowredHüseyin çetinHadiOrdanReha KarakayaAyse gul Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çalı Kuşu
Yazar

İnsanın, inandığı ve de hayat görüşü olarak belirlediği güzellikleri hâl diliyle göstermeye azmetmesi kadar değerli bir hakikat bilmiyorum. Bu çalışmanız gerçekten ”değer verme ve inanmanın” somut, yaşayan bir örneği niteliğinde. Başarılarınızın devamını diler, şükrânlarımı arz ederim efendim.

okan88
Yazar

Bir heykel, bir büst’ten ileri giderek, dediğiniz gibi; içimizden biri, kanlı canlı biri olarak anlatmanız çok hoş bir davranış. Yaz sezonu sonrası, oyununuzu planladığınız gibi tekrar sahnelerseniz, şartlar da el verirse gelmeyi çok isterim. Başta oyununuz ve bu güzel yazınız için emeklerinize sağlık.

yellowred
Yazar

harika ya, bu insanların değerini bilmeliyiz.

Hüseyin Çetin
Üye

Cüneyt abim burada olmadan çok mutluyum ya

HadiOrdan
Üye

Atatürkü anlatmaya kelimeler cümleler yetmez.