Kristof Kolomb öncesi dönemden kalma başkent Chan Chan antik kenti olağanüstü kabartmalarla muhteşem geçmişinin keşfedilmemiş bölümlerini ortaya koyuyor. Ancak, özünde pişmiş topraktan inşa edilen başkentin kalıntıları, şimdi hava şartları tarafından tehdit ediliyor.

Peru’da, antik Chan Chan sırlarını ifşa etmeyi tamamlamamıştır. Kristof Kolomb öncesi dönemden kalma bu devasa tuğla şehirde bin yıllık bulgulara rastlanmıştır. 900 ve 1450 yılları arasında zirveye ulaşan Chimú uygarlığının başkenti olan Chan Chan, 20 kilometrekare ve 30.000 nüfusa yayılmış on seramik saraya sahipti.

Bugün sadece 14 kilometrekarelik bir kalıntısı var, ancak, hava koşulları, çiftçilerin bu bölgeye yerleşmesi ve sürekli yağışlar ile tehdit altında. Yine de, Peru Kültür Bakanı Patricia Balbuena geçtiğimiz günlerde en son bulguya yakından bakarken, “Chan Chan topraklarının altında, bizi oldukça şaşırtan yepyeni bir keşif yaptık. Bir dehliz şimdiye dek görülmemiş gömülü alçak kabartmalarla kaplı.”

Bu dehliz, Lima’nın yaklaşık 600 kilometre kuzeyinde bulunan Chan Chan kentinin on sarayından biri olan Grand Chimú olarak da adlandırılan Utzh An’da bulunuyor. Bakan, “Son keşif, bize kültürel mirasımızın bolluğunu ve bu toprak kalede ne kadar kalıntının bulunduğunu kanıtlıyor” dedi.

Ay Hayvanı Kültü

Kalıntılar özellikle rölyeften belli belirsiz damalarla kaplı. “Dehliz girişi, Peru’nun Kolomb öncesi döneminden kalma birçok kültüre ait efsanevi sembolü olan “ay hayvanı”nın süslemeleriyle kendini takdim ediyor.” diye açıklıyor arkeolog ve Utzh An Sarayı’nın duvarlarının restorasyonundan sorumlu Henry Gayoso.

Bölgede şu anda 5 arkeolog olmak üzere, 500 kişinin istihdam edildiğini ifade ediyor Chan Chan araştırma ve koruma birimi şefi Arturo Paredes. Şimdiye kadar araştırma ekipleri, duvar resimleri, merdivenler, geçitler, yüzlerinde beyaz kilden yapılmış maskeler takan, ahşaptan yapılmış 40 santimetre boyundaki savaşçıların heykellerini buldular.

Chimú ve “Amerikan çocuklarının en büyük katliamı”

İnkalar’dan daha az bilinen Chimú uygarlığı, arkeologlar tarafından ortaya çıkarılmıştır. Nisan ayında, National Geographic, Chimús’un yaşadığı Pasifik Okyanusu’na bakan bir uçurumun yanında, 140’tan fazla çocuğun kalıntıları ve muhtemelen dünya tarihinin yaşanmış en büyük olaylarından birini ortaya çıkardı.

İnsan kurbanları tanrılarını memnun etmeyi amaçlamışlar ve Huaca Toledo’nun şimdi Chan Chan’da ziyaret edilebildiği huacaslar (Quechua dilinde “kutsal tapınak”) yapmışlardır. “Yerliler için törensel bir yer olduğunu düşünüyoruz” diyor 1350’lere dayanan 20 metrelik tepesi kesilmiş bir piramit olan Huaca Toledo’nun başı arkeolog Jorge Meneses Bartra.

Chan Chan, 1986 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak listelenmişti, aynı zamanda Tehlike Altındaki Dünya Mirasları listesinde de yer aldı. Arkeologlar tarafından temizlenen kalıntılar, gerçekten yakınlardaki deniz suyundan yükselen yağmurlardan etkileniyor. Buna ek olarak, keşif alanı da çiftçiler ve yetiştiriciler tarafından arazisinin sömürülmesinden muzdarip. Yirmi yıl önce, Peru hükümeti sitedeki insanları yerinden etmeye başladı, ancak bazıları burada yaşamaya devam ediyor, hatta tapu sahibi olduklarını bile iddia ediyorlar. Peru polisi şimdi Chan Chan’ı yağmacılardan korumak için gece gündüz devriye geziyor ve yetkililer antik şehirden son yerleşimcileri sürmek için bir plan hazırlıyorlar.

Kaynak

10
like
5
love
0
haha
1
wow
0
sad
0
angry
17 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
13 Yorum yazarları
Çalı KuşuMurat SiyliHüseyin çetinyellowredHüseyin keskin Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
lale
Üye

tam da aradığım konuydu :))

mustafa
Üye

Hayranlık duyuyorum ya o zamanlarda bunları yapmak nasıl bir şey şimdiki teknoloji olsa anlayacağım ama .

hayal
Üye

mükemmel… Bunlara bakıp o zaman da yaşayan insanları hayal etmek olağanüstü..

Aycan
Yazar

‘Vay be’ dışında bir şey diyemedim gerçekten. Bu tarz arkeoloji yazılarını seviyorum cidden. Çok bilgilendirici bir yazi olmuş emeğine sağlık 🙂

sila
Yazar

Arkeologlar binlerce yıl öncesini aydınlatıyorlar. Şu sembollere, kabartmalara bakın… Ortaya koydukları, keşfettikleri şeyler inanılmaz. İlgiyle okudum. Emeğinize sağlık.