Geçenlerde bir cesetle karşılaştım. Ekmek almaya çıkmışken, pijamayla hem de. Sokağın sonundaki lambanın altında dikiliyordu öyle. Yürüdüm, yanına gittim. Bana döndü, gözlerinin olması gereken yerdeki boşluklarla baktı anlamsızca. ‘Gel’ dedim tiz bir sesle. Elimde ekmek poşeti vardı. Apartmandan içeri girdik. Dairenin önüne gelip kapıyı açınca ‘Ayakkabılarını orada çıkar.’ dedim alışkanlıkla. O boşluklar bana dönmüştü yine. Kapıdan girdi. Mutfağa geçti masaya baktı. Masaya bir servis daha yerleştirdim. ‘Çay ya da meyve suyu alır mısın?’ dedim. Yine yüzüme baktı. Bir cesetle anlaşması ne kadar da zormuş meğer. Karşısına oturup kahvaltıma başladım. Dönüp ‘Karşında yiyorum ama ayıp olmuyor değil mi?’ diye sordum şaka yapmış olmak için. ‘Karşımda yaşıyorsun, o daha büyük ayıp’ dedi. Cesetler yiyemez, giyinemez belki ama konuşabilirmiş, o an öğrendim. Söyledikleri içime dokundu. ‘Yaşamayı ben seçmedim’ diyebildim sadece.

Şimdi o boşluklar yere bakıyordu. ‘Biliyorum. Yaşamak bir seçenek değildir zaten. Seçenek olan ne kadar yaşayacağındır’ dedi. Anlamamıştım. Anlamadığımı anladı. ‘Ben’ dedi ‘Ben 27 yıl yaşadım. 28’in ilk günü attım kendimi gökdelenden aşağı’. Niye diye sormak istedim. Cesaret edemedim. Yüzüme baktı, kendini zorlamasından gülmeye çalıştığını anlamıştım. ‘Merak ediyorsun’ dedi. ‘Evet.’ ‘Hissediyordum.’

Yine anlamamıştım. Hissediyor muydu? Herkes bir şeyleri hisseder. Kim, neden bu sebeple ceset olmak ister ki?

‘Hissediyordum, hissettiğim gerçekler canımı yakıyordu. Küçük bir kıymık parçasının ete batması gibi batıyordu etime duygular. Sürekli bir acı içindeydim ama gülüyordum. Güldüğüm için hiç durmuyordu acı. Sustuğum için daha ağır geliyordu bildiğim ama sakladığım gerçekler. Sonra baktım olmuyor, baktım ne gülmeyi bırakabiliyorum ne konuşabiliyorum; ben de atladım 28’imin ilk günü gökdelenden. Şimdi özlüyor muyum o hisleri diye merak ediyorsundur muhtemelen. O duyguların bir zerresi olsun geri gelse koşarak çıkarım yine o gökdelene.’

Kalktı sofradan, kapıya yöneldi. Arkasından bakıyordum. hareketsiz. Kapıdan çıkmadan son kez dönüp ‘Gökdelen’ dedi. ‘Buraya uzak deil, evinden çok uzakta değil. Sen o gökdelene evinden daha yakınsın.’

6
like
2
love
0
haha
0
wow
2
sad
0
angry
12 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
12 Yorum yazarları
serhat ergünOsman toptaşTalha KeskinMurat Siyliyellowred Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çalı Kuşu
Yazar

Yaşamak da bir seçenektir efendim.Önemli olan kavrama yüklediğimiz anlamlardır hayatta.

serhat ergün
Üye

Güzel yazı olmuş

Osman toptaş
Üye

Başarılı

Talha Keskin
Üye

Güzel

Murat Siyli
Yazar

Yaşamak her şeye rağmen