Öyledir gerçekten , hayatta bazen bir adım atabilmek

Olanı olduğu gibi görebilmek

Geleni hoş karşılayabilmek için

Bazen BİR KIVILCIM’a ihtiyaç duyarız

Ve hiç beklemediğimiz anda o KIVILCIM gelebilir ..

Belki o kıvılcım defalarca çakmıştır.

Ama öyle bir an gelir ki , beynine mıhlanma noktası farklıdır.

İşte bugün sizlerle , kendi kıvılcımıma kavuştuğum bir örnekle buluşuyorum.

İstemek , dilemek bir ritüel ise

O ritüeli harekete geçiren esas basamak “İNANMAKTIR”.

Bodrumdayken telefonda değer verdiğim biriyle konuşuyordum;
Kahkahalarla gülerken öyle güzel bir bakış açısı sunup beni susturdu arkasından düşünmeye yöneltti ki bugün aynen bunu yaşadım..
Israrla denediğim şeyler sonuç vermiyorsa , yolunu değiştir…

Dilim sustu , yüreğim konuştu:-))
İyi geldi:-))

(Fatoş Cömertin sohbetiden)

Hayat sana iz ve işaretler verir.

Merak ettiklerini, anlayamadıklarını, göremediklerini söyler…
Ya anlamanı ya çözüm bulmanı kolaylaştırır.

Mesele dinleyebilmekte… Uyanık olup görebilmekte….
İp uçlarını takip edebilmekte

Başına gelen olaylardan, durumlardan şikayetçiysen ,hala kendine bakamıyorsan..
Sana aynalar tutar.

Hayat beyninin yansımasıdır… Eğer hoşuna gitmeyen bir şeyler varsa… Şikayet ediyorsan…
Ya işaretleri göremiyor, yorumlayamıyorsundur…

Ya da aynaları yok sayıyorsundur…
Konuşarak ve aynı şeyleri tekrar ederek çözüme varamazsın…

Bu seni sadece aynı girdaba sıkıştırmaktan öteye gitmez…
Bazen hayat bağırır… Canını acıtır… Hatta ağlatır… Kendine gel diye… Uyan diye… Gör ve anla diye…
Ama sen sürekli konuşup, ağlayıp, kendine acımaya devam ederek bütün mesajlara, yollara, çözümlere kapatırsın kendini….
Sabrını kaybeder, sisleri çoğaltırsın… Oysa işaretler etrafındadır…
Sakin olup, sessiz kalıp, sabırla izlediğinde hayatı, gerçekleri bir süre sonra anlamaya görmeye başlarsın…
Egonun seni acıtmasına izin vermediğinde, gönlünü açarsın.

Yüreğin asla yanlışı göstermez, söylemez.

Yeter ki dinle…
Dilini susturduğunda yüreğin konuşur.

Hayat sandığın kadar acımasız değildir.

Acımasız olan egonu susturmayı bil ve sukunetle hayatı dinle

İzle, gör ve anla…
Bak çözümler o kadar da uzakta değilmiş göreceksin.

Neden sorusunun cevabını bileceksin.

Mutsuzluk egodandır anlayacaksın…
Ve hayata daha çok bağlanacaksın.

Sukunet özgürlüğün olacak.. Yüreğin klavuzun… Girdaplarından kurtulacaksın…
Hayat bana neden bunu veriyor diye bağırınıp durmaktan vazgeçtiğinde…
Hayatı duyacaksın.

İz ve işaretleri farkedebildiğinde.

Yol’u bulacaksın.

Doğru yol asla yanlışa çıkmaz…
KIVILCIMINIZ BOL OLSUN

Sevgiyle kalın

14
like
7
love
2
haha
1
wow
1
sad
1
angry
18 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
18 Yorum yazarları
Osman36Mustafa UcaOsman toptaşHüseyin ÇetinHakan AYDIN Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çalı Kuşu
Yazar

”Ben davulunun” yükseldiği yerde insânın rûhunu kuşatır şikayetle gelen esâret!
Şikayet ettiğin hayat birçokları için hayalden ibaret!
Dünyâya bakışını değiştirmediğim müddetçe bitmez çilen sefalet ve nedâmet!”
Titre ve kendine gel ey ademoğlu!
Göreceksin şikayet diye sızlandığın her şey ne büyük ni’met!

Yazınız yazdırdı efendim:) Emeğinize sağlık.

Osman36
Üye
Osman36

Aynen bir kıvılcım yeter herşeye

Mustafa Uca
Üye

Güzel bilgi

Osman toptaş
Üye
Osman toptaş

Emegine saglık

Hüseyin Çetin
Üye

Hayır hayat sandığım kadar acımasız değil sandığından daha da acımasız sinirleniyorum bazen ama neyse diyip geçiyorum.