Mağara Aslanı (Panthera Leo Spelaea)

Aynı zaman zarfında yaşadıkları mağara ayılarına nispeten çok daha tehlikeli hayvanlardır. Bunlar buzul çağı Britanya’sının en büyük etoburlarıydı, yerden omuza 1,4 metre boyuna ulaşabiliyorlardı. En büyükleri mağara ayısı kadar ağır olabiliyordu.

Doğa Tarihi Müzesi’nden Adrian Lister, “Bir mağara aslanını avlamazsın. Onları vebayı önlediğimiz gibi önleyebilirdik” diyor.

Korunmuş mağara sanatı, atalarımızın bu hayvanları iyi bildiğini gösteriyor.

Mağara resimlerinde, türün erkeklerinin modern Afrikalı akrabalarının o bildiğimiz görkemli yelelerine sahip olmadıkları görülmektedir. Bunun yerine, vücutlarının soğuğa karşı korunaklı kalın ve yoğun bir postla kaplı olduğu görülüyor.

Aslanın bu alt türü, modern Afrika aslanlarından %25 daha büyüktü. Bu büyüklük ve güç, yiyecek kıtlığı onları zorladığında en büyük ve en ölümcül avları avlayabilecekleri anlamına geliyordu. Açlık çeken bu avcılar, başkası tarafından kullanılan bir mağara bulduğunda, mağaranın sahibi insan veyahut büyük bir ayı bile olsa onunla kapışmaktan kaçınmazdı.

Mağara Sırtlanı (Crocuta crocuta spelaea)

Tıpkı buz çağının diğer mağara sakinleri gibi bu eski tür sırtlan da modern emsallerinin ekstra büyük haliydi. Mağara sırtlanları 130 kilogram ağırlığına ulaşabiliyorlardı. Günümüzde yaşayan akrabaları olan Afrika benekli sırtlanları genellikle 60-70 kilo civarındadır.

Mağara sırtlanı, uzun ön bacakları nedeniyle öne doğru kalkık garip bir duruşa sahipti. Omuzdan düşük asılı kafası, bu türün modern sırtlana ait zıplar tarzdaki yürüyüşe ve domuz benzeri bir duruşa sahip olmasını sağladı.

Devasa azı dişleri, kemikleri kırabilmelerine ve en büyük avlara dahi dişlerini rahatça geçirebilmelerine yardımcı oluyordu. Açgözlü leş yiyenler olmalarına rağmen tüylü mamutları bile avladıkları bilinmektedir.

Mağara sırtlanları, üye sayıları otuza varan sosyal gruplar halinde yaşar ve avlanırlardı. Arkeologlar Devon’daki Tornewton Mağarası’nda 20.000’den fazla mağara sırtlanı dişi buldular. Bu bulgular bize sırtlan gruplarının nesiller boyunca bu mağaraları yuva edindiğini gösterdi.

Şiddetli soğuklarda, mağara alanına erişim bir hayvan için ölüm kalım meselesi haline gelebilir. Adrian Lister “İnsanlar ve sırtlanlar mağara alanları için rekabet ediyordu. Mağaralarda sırtlan kalıntıları içeren katmanlardan sonra insan kalıntıları içeren katmanlar buluyoruz” diyor.

Avrupa Bizonu (Bos primigenius)

Bu yaratıklar, modern sığırların atasıydı. Bir zamanlar Avrupa’da ve Güney Asya’da evcilleştirilmişlerdi. Bir bizonu evcilleştirmek inanılmaz derecede zor ve muhtemelen ölümcül bir işti, bu yüzden Avrupa’da ve Güney Asya’da olmak üzere sadece iki kez evcilleştirilebildiler. Yaklaşık 400.000 yıl önce Avrupa’dan Britanya’ya bir kara köprüsü üzerinden gelen devasa boğa benzeri yaratıklardı. Yazı dizimizin ikinci bölümünde o dönemde Avrupa ile Britanya adaları arasında kara bağlantısı olduğundan bahsetmiştik.

Bizonlar, kafataslarını destekleyecek biçimde özel olarak uyarlanmış kalın, kıvrımlı boynuzlara sahipti. Yerden omuza 1,6-1,8 metre uzunluğunda olabiliyorlardı. Ancak ağırlıkları 1,5 tondan 3 tona kadar değişiyordu.

İri cüsselerini korumak için bol besine ihtiyaç duyan bu hayvanlar formlarını koruyabilmek için zengin besin kaynakları olan açık, alçak otlak araziler aradılar.

Avrupa bizonları, 11.000 yıl önce sona eren son buzul çağından sonra Britanya’da halen hayatta kalabilen az sayıdaki dev yaratıklardandı. Danimarka’daki Aarhus Üniversitesi’nden Jens-Christian Svenning, “Avrupa’nın diğer bölgelerinden 1600’lü yıllara kadar çok iyi biçimde hayatlarını devam ettirdiler” diyor.

Fakat atalarımız yerleşim birimleri inşa etmeye, mahsul yetiştirmeye ve hayvan beslemeye başlayınca, bizonlar yavaş yavaş Avrupa’dan da dışarı itildi. Svenning, “Sonuç olarak, insanoğlunun uzun süren zulmünden sonra bizonlar küresel çapta tükendi” diyor. Sadece kendi yerli soyları hayatta kaldı.

Böylece 5 parçalık yazı dizimizin sonuna geldik. Nice uzun soluklu yazılarda buluşmak temennisiyle.

14
like
3
love
0
haha
2
wow
0
sad
0
angry
7 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
7 Yorum yazarları
Kara penceKoray CömertEmre Can Çelikİlkay BozkuşHüseyin çetin Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Emre Can Çelik
Üye

Bilgiler için teşekkür ederim, akıcı bir yazı olmuş

İlkay Bozkuş
Yazar

yazı için teşekkürler.

Hüseyin Çetin
Üye

Çok bilgilendirici bir yazı olmuş teşekkürler

mustafa
Üye

Ne tür canlılar varmış sizin bu seriniz sayesinde öğrendik teşekkürler.Bu buzlar iyi ki varmış diyorum.

ulaş
Üye

beğendim