Merhabalar Efendim

Hepimize güzel sevebilmeyi ve de güzel nazar edebilmeyi öğreten yüce öğretmen gönlümüze, gönlümüzün sahibi sevgimize ne kadar teşekkür etsek azdır. İnsânın özünü keşfedebilmesi yolunda araladığı her kapının ardında, attığı her adımın sonunda, tırmandığı her yokuşun ucunda, içindeki sevginin diriliğine zevâl gelmemesi mücahâdesi bir bakıma yaşamak dediğimiz. Kendi doğrularını, ne kadar kendine ait olduklarını sorgulayabilecek kadar cesur olabilmek belki de hiçbir şeyin veremediği huzur ve mutluluğu bahşeyler yüreğine insânın. Ki, gönül gözü dedikleri gerçek görüş, zâhirden öte bâtını; görünenden çok görünenin perdelediği görünmeyeni görebilme bahtiyarlığıdır rûhumuzun kâinâtında…

Yine gevezeliğine mağlûp olmuş yüreğimin bakmayın siz kusuruna. ‘’Çalıkuşu delidir ne yapsa yeridir.’’ Deyip kulak asmayın siz bu hırıltılarıma.

 

Yazarın okuduğum ilk eseri olduğunu belirterek başlamak isterim. André GİDE tarafından kaleme alınan bu eser yazarında dediği gibi:

‘’ ‘Bedenimden söz edeceğim uzun uzadıya. Öylesine çok söz edeceğim ki, ruhun payını unuttuğumu sanacaksınız ilk bakışta.”

Bedeninden hareketle rûhuna dokunduğu bir kitap. Bedeni rahatsızlıkların, insân rûhunun psikolojisi üzerindeki olumlu-olumsuz etkilerini gözler önüne sürmeyi gaye edinen cümlelerin buluşması âdete.

Başkarakterler olarak Michel ve Marceline baştan sona size eşlik edecek en güçlü iki karakter ki, yan karakterlerin zaten mesaj verme noktasında çok fazla etkili olduklarını söylemek güç.

Ahlâksız, 1902 yılında yayımlanan hüzün dolu bir roman. Aslında konu ve kitabın adı arasındaki ilişkiyi kurmak güç gelebilir ilk bakışta. Demem o ki ne ahlak dersi vermeye çalışan ne de sizin için ahlaksızlığın nedenlerini çözümlemeyi hedef edinen bir eser.

Baştan sona Michel’ in kendi iç dünyâsının ahlâki kuramını oluşturmayı hedefleme çabası ya da yazarın mı demeliyim?

Bilemedim efendim.

İnsânın fizyolojik rahatsızlık dediğimiz hasta olma durumunu derinlemesine inceleyip değerlendirmeye tabi tutabilme olanağı sağlayan bu roman da yer yer öfkenin yer yer çaresizliğin yer yer de cesaretin mücahâdesini göreceksiniz.

Zayıflığını okuyabilmesi bir insânın, sonsuz isteme irâdesini, istemeyi istememe irâdesiyle gem vurma zorunluluğunu belki de yer yer…

 

Yıllar önce okuduğum ve üzerinde derin tahliller yapmama sevk eden ‘’Hastalar Risâlesi’’ yazınsal yapıtını tekrar elime almama sevk eden bir eser olması hasebiyle Ahlaksız, unutamayacağım bir kitap olarak kalacak sanırım.

 

Eserden birkaç alıntıyı buraya iliştirerek yazımı sonlandırmak isterim sizin de yüksek müsaadenizle.

Feyizli okumalar dilerim efendim.

Bir başka eserin analizinde buluşabilmek temennisiyle.

Hoşça bakın zâtınıza.

 

‘’Beynimi kullanamamaya değil, dinlenmeye bırakarak, terk ettim. Kendimi bana tanrısal görünen her şeye, kendi kendime.”

‘Uyku da bile bir yaşam çarpıntısı bulunur, — oysa hiçbir şey uyuyor görünmüyordu burada; her şey ölmüş gibiydi.”

”Kanımca, her güçlü duyarlılık, organizmanın sağlam ya da zayıf oluşuna göre, hazzın ya da elemin nedeni olabilir. Daha önceleri beni rahatsız eden her şey, bir zevke dönüştü şimdi.’’

‘Yaşamak! Yaşamak istiyorum. Yaşamak istiyorum. Dişlerimi, yumruklarımı sıktım ve kendimi tümüyle var olmaya yönelik bu çabaya bıraktım çıldırasıya bir perişanlıkla.”

”Her şey beni yoruyor, okumak bile; zaten ne diye okuyayım? Var olmak, yeterince meşgul ediyor beni.”

‘Mutluluğun anısı kadar mutluluğu engelleyen başka bir şey yoktur.”

‘Mutluluk hazır değil, ısmarlamadır.”

‘’Zavallı beyinlerimiz anılan mumyalamayı becere-bilselerdi keşke! Diyordu. Fakat çok zor anılan korumak; en zarif olanlarının içi boşalır, en şehvetli olanlar ise çürüyüp gider: ardından gelen en hoş olanlar en tehlikelileridir. Şimdi pişmanlık duyulan şey, en hoş olandı bir zaman.”

 

118
like
212
love
0
haha
6
wow
5
sad
0
angry
22 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
22 Yorum yazarları
DostBahareylulOlupapatyaHalilCanHüseyin Özer Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Murat Siyli
Yazar

Zaten mutluluğu artık somuttan ziyade soyuta arar olduk . Maske takmış şahsiyetler nedeniyle toplum bireysel hale geldi …

Sevdasevda
Üye

Alıntılarla okumaya merakım arttı desem yalan olmaz. Başka eserlerle ilgili ipuçları veriyor olmanız da çok güzel. Zaten giriş cümleleriniz en sevdiklerim arasında. Çok faydalı ve yararlı bu serinizi umarım sonlandırma kararı almazsınız hiçbir zaman. Teşekkürler

Sahra
Üye

Okumadım ama dikkatimi çekti. Adı bile çok farklı

Osman36
Üye

Emegine saglık

Triskacocu
Yazar

Alıntılar güzel analiziniz için teşekkürler