Çok kıymetli Popzingo sakinleri.

Hepinize öncelikle kucak dolusu sevgiler dilerim.

Sizlerin de desteği ve onayı-yani gelecekteki- ile yepyeni bir seri çalışmasıyla karşınızdayım. Şöyle ki okumuş olduğum eserler hakkındaki görüşlerimi ve de değerlendirmelerimi sizlere arz etmek istiyorum. Tabi amacım sadece bununla sınırlı değil. Sizlerin de yapılan değerlendirmelere kendi görüşlerinizi, düşüncelerinizi, benim göremeyip sizin görebildikleriniz ekleyerek sitemizde bir ‘’okuma köşesi’’ yahut bir ‘’ kütüphane’’ oluşturmak da bir diğer hedefim. Ben olabildiğince okuduğum kitapların değerlendirmelerini kapsamlı yapmaya, anlatılandan ziyade verilen mesaja odaklanmaya çaba sarf edeceğim. Takdiriniz en büyük temennimiz.

Feyizli okumalar dileriz efendim☺

Çayınızı ya da kahvenizi alıp buyurunuz lütfen.

İlk eserimiz sizin de çok sık duyduğuna inandığım, benim de ‘’betimleme sanatının ustası’’ diye nitelediğim Stefan Zweig ‘’Korku’’ adlı eseri.

Yazarın hayatı hakkında bilgi vermeyi düşünmememin nedenini kısaca şöyle özetleyebilirim: ‘’Her yazılan, yazanın ruhuna bir pencere aralar ve her yazanın hayatı, topluma ayna tutar.’’

Ben eserin Eksik Parça Yayınlarından çıkarıldığı ve Almanca çevirisini Serdar Yüce tarafından yapıldığı kitabını okudum. Öncelikle çeviri eserlerinde çıkan yayınlarda çevirinin profesyonelliği eseri doğru değerlendirme ve anlamada çok önemli bir etken olduğunu arz etmek isterim. Gerçekten Zweig gibi betimleme sanatında ustalaşmış bir yazarın kalemini çevirme noktasında on üzerinden on almayı başarmış bir yayın evi diyebilirim. Daha önce de farklı yayın evlerinden çıkmış eserlerini okuyan biri olarak böyle bir değerlendirme yapmayı uygun gördüm. Eseri kısaca arz etmem gerekirse- çok kısa olacağını zannetmiyorum; ama siz kültür ve edebiyat abidesi okuyucuların usanmadan okuyacağı hususunda hiç şüphe yok.-

Kocasını bir gece eğlencesinde tanımış olduğu genç bir piyanistle aldatan Bayan Irene.

Bunu öğrendiği günden beri karısının ailesine dönmesi için elinden geleni yapan Avukat Bay Fritz.

Bayan Irene’nin yasak aşkı Piyanist olan genç adam.

Bayan Irene’nin yasak aşkının tek şahidi gibi görünen ve de onun korku duygusunun canavarlaşmasına sebep olan görünürdeki şantajcı kadın. -Eserde bu iki karakterlerin isimleri verilmemiştir efendim.- Olay örgüsü pek alışık olduğumuz türden gelebilir; ancak yazarın olayı arz ederken yapmış olduğu psikolojik analizler hiç de alışılmış kategorisinde değerlendirilebilir nitelikte değil.

Sizin de gördüğünüz üzere başkarakterimiz yani ‘’korku’’ duygusunun insan psikolojisi üzerinde oluşturduğu baskıyı inceleyebileceğimiz kişi Bayan Ivene. Zaten kitabı okurken yapılan bütün betimleme ve tahlillerde  yakalanması anından itibaren iç dünyasında hızla büyüyen ve canavarlaşan ‘’korku’’ duygusuyla baş etmeye çalışan insan psikolojisi değerlendirilmeye çalışılmış. -En azından benim kanaatim bu yönde efendim.-  Bu zaman zarfında Ivene neredeyse bütün hayatını sorgulamıştır. Eşiyle evliliğinden, piyanistle tanışmasının nasıl geliştiğine; çocuklarına karşı ilgisizlikten, eşini aslında ne kadar az tanımış olduğuna kadar her şeyi gözlemleme ve de değerlendirme fırsatı bulmuş; öte yandan içindeki yakalanma korkusuyla nelere boyun eğmiş olduğu ve suçunu itiraf edememenin altındaki psikolojik çöküşün kendisini nasıl intihara doğru sürüklediğini görmüştür.

Tabi olayın bir de Avukat olan eşi Fritz’ e bakan yönü var. Karısının yasak aşkını itirafı için peşine taktığı şantajcı kadınla eşine verdiği zararı son ana kadar fark edemeyen ve yaptığı her şeyi eşinin iyiliği için olduğunu düşünen bir psikoloji olarak yansıyan bir karakter. Onun yaşananlar karşısındaki soğukkanlı duruşu, hiçbir şekilde bizzat müdahale etmemesi, karısının acısını gözlemleyerek her seferinde itiraf edebilmesi için kapılar aralayan bir eş profili sergilemesi her ne kadar takdir hak etse de yine de bulduğu çözüm yolu büyük bir ceza -Açıkçası okurken kaç eş aynı affedicilikle karşılar ya da kucaklayıcı bir tutum sergiler diye düşünmedim desem yalan olur. Ancak ülkemizdeki üçüncü sayfa haberlerini görünce bu oranın oldukça düşük olacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Tabi bu durumun affedilebilir bir davranış olduğunu savunuyorum gibi bir tutum sergilemek de istemem.-

Özetle ben Zweig’in bu eserinde Ivene karakteri üzerinden  ‘’korku duygusu’’ altındaki bir psikolojinin nasıl akli ve kalbi bulanıklığa sürüklediğini ve de hasta bir ruh olma yolunda korku duygusunun ne derece etkili olabileceğini gözlemledim.

Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Tabi bir de okumuş olanların eser hakkında görüş ve gözlemlerini beklerim efendim. Okuma hassasiyeti arz eden zarif yüreğiniz daim güzel kalabilmesi duâsıyla feyizli ömürler dilerim.

115
like
110
love
0
haha
2
wow
1
sad
0
angry
19 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
18 Yorum yazarları
İlhan DemircanGülsüm ApişOlupapatyaMurat Siyliyellowred Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
okan88
Yazar

Okuyacak olanlar için çok faydalı bir değerlendirme olmuş. Ben de okunacaklar listesine ekledim.

Olupapatya
Yazar

En sevdiğim ve kendime örnek aldığım bir yazarın kitabını incelememiz beni çok mutlu etti. Diğer kitapları da sabırsızlıkla bekliyor olacağım.

Dost
Üye

Emeğinize sağlık.Bilgilendirdiğiniz için tesekkürler ilk fırsatta okuyacağıma emin olabilirsiniz ..

İlhan Demircan
Üye

Bu kitabı alma isteğini bende oluşturdunuz ilk fursatta alacağı

Gülsüm Apiş
Üye

Yine çok güzel bir değerlendirme yapmışsınız,tekrar okuyacağım.