Merhabalar Efendim

Şu sıralar neredeyse okuduğum bütün kitapları, pdf olarak indirip okuyorum. Özellikle imkânı sınırlı olan kitapseverler için ne büyük bir ni’met olduğunu okuyarak anlıyor ve şükrediyorum. Tabi bu olanağı sağlayan ve bu uğurda ciddi çaba sarf eden isimsiz kahramanlara da teşekkürümü unutmuyorum. Pek tabi kitaba dokunmak, onun kokusunu içine çekmek bambaşka bir duygu; ancak arz ettiğim gibi imkân noktasında, pdf olarak da okuyabiliyor olmak çok güzel ve tartışılmaz yararlı bir olanak.

Yine lafâzanlığı tuttu bu Çalıkuşu’ nun dediğinizi duyar gibiyim. Tamam, tamam sessizliğe armağan ediyorum düşüncelerimi yüksek müsaadenizle.

Sizinle, kitaplar üzerine kurulmuş cümleleri okumak üzere buluşmak, inanın pahabiçilmez bir mutluluk, anlatılması güç bir bahtiyarlık. İyi ki varsınız kıymetli okuyucular.

Uzun süredir aradığım bir eser olduğunu belirtmek isterim öncelikle analizini yapacağım bu kitabın. Açıkçası bir dönem pdf formatında indirebilmek için çok araştırmıştım; ancak bulamayınca pes edip başka kitaplara yönelmiştim. Yakın bir tarihte, yeni keşfettiğim güzel bir site de tekrar şansımı denedim ve pdf olarak indirip bir solukta okudum.

İnsânın kendi olması, kendini bulması, bilmesi anlamına gelen özgürlükle ilgili ne kadar eser okusam da doymuyorum, doyamıyorum efendim.İşte tam da bu türden diyebileceğim kısa ama oldukça yoğun bir öykü Martı Jonathan Livingston.

Feride ÇİÇEKOĞLU tarafından yapılan bu çeviri eserin, nanın dakikalar içinde bittiğine şahit olacaksınız ve okurken insânın kendi olması ve kendi cevherini keşfedebildiğinde neleri yapmayı, neleri yapmamayı tercih etmesi noktasında ‘’irâde’’ mekanizmasının gücünü okuyarak görebileceğiniz kaliteli bir eser.

Richard Bach tarafından kaleme alınan bu öyküyü, başta öykü severler olmak üzere tüm okuyucuların okuması gerektiğini düşündüğümü belirtip, kitaptan birkaç alıntıyla bitirmek istiyorum yüksek müsaadenizle.

 

Başka bir eserin analizinde buluşmak temennisiyle.

Bir yerlere kaybolmayın ve kitapsever dostlarınızı da davet etmeyi unutmayın.

Feyizli okumalar dilerim.

 

‘’Bilgisizlikten sıyrılıp çıkabiliriz, kendimizi mükemmel, zeki ve yetenekli yaratıklar haline getirebiliriz. Özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz.’’

“Yaşamın anlamını, daha yüce bir amacın bulan ve ona ulaşmaya çabalayan bir martıdan daha sorumlu biri olabilir mi?’’

‘’Cennet ne bir zamandır, ne de bir mekân. Cennet yetkinliğin ta kendisidir.”

‘’Herhangi bir yere düşünce kadar hızlı uçabilmek için, oraya şimdiden vardığına inandırmalısın kendini.”

‘’Ne yaptığını bilirsen daima başarırsın.’’

‘’En yüksek uçan martı en uzağı görendir.’’

‘’Eğer dostluğumuz zaman ve mekân gibi şeylere bağlıysa, sonunda zamanı ve mekânı yendiğimizde, kendi dostluğumuzu da yıkmış oluruz! Ama mekânı yendiğimizde, geriye yalnızca Burası kalır. Zamanı yendiğimizde, bize kalan yalnızca Şimdi’dir. Burayı ve Şimdiyi paylaşacağımıza göre, nasıl düşünemezsin sık sık birlikte olacağımızı?”

‘’Düşüncelerinize vurulan zinciri kırın, göreceksiniz ki bedeniniz de zincirlerini koparıp atacaktır…”

‘’Tek gerçek yasa, özgürlüğe gidendir. Başka yasa yoktur.”

102
like
116
love
0
haha
3
wow
2
sad
3
angry
43 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
41 Yorum yazarları
Taha avcıMelisa AvciBuğra Mert AtaşSahraSonerCan Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Krcelf
Üye

Pdf olarak okuma fikri güzelmiş. Bu kitabı bir dönem çok görüpte okuyayım diye düşünmüştüm ki arka raflarda kaldı bu yazıyla birlikte merakım arttı teşekkürler

ahmet batar
Üye

bu yazılarnı okuyarak sayende yenı guzel kıtaplaara ulasabılıyorum tesekkurler

Uğur karaman
Üye

Gerçekten güzel olmuş beğendim eline sağlık

Ayşe
Üye

Okumam lazım. Teşekkürler.

Mustafa Yüce
Üye

Mükemmel analiz