Merhabalar efendim.

Yepyeni bir kitap analiziyle yine karşınızda olmak benim açımdan gerçekten  onur verici bir durum. Hepiniz için dünyanın tüm güzelliklerini ve hayırlarını dilerim. Umarım yüreğiniz ve kalbiniz sizleri hep doğru olana ulaştırır.

İncelemek için kaleme aldığım bu eser ‘’Çocuk Klasikleri’’ arasında yer alıyor. Hiçbirinizin ‘’oturup şimdi çocuk kitaplarının değerlendirmesini mi okuyacağız.’’ demeyeceğini bildiğim için gönlüm rahat. Bu eseri iki kez okudum ve inanır mısınız yine yine yeniden okuyabilirim.

Çocuk klasikleri arasında olması birçok okuyucu tarafından eleştiri konusu olsa da-yanlış anlaşılmaya mahal vermek istemem efendim. Yani yetişkinlerin okuması gereken bir eser olduğunu savundukları için eleştiri yapmış okuyucuları kastediyorum.-; Ben ‘’İyi ki de çocuk klasikleri arasında.’’ diyenlerdenim.

Neden mi?

Cevabını zamanında anlaşılamamış; ancak büyük işler başarmış her şeyden önce insan kimliğini en güzel şekilde taşımış örnek bir şahsiyetin kısa anekdotuyla yanıtlamak isterim müsaadenizle efendim.

Kendi döneminde oyunla meşgul olan akranlarının neden oyun oynamadığı sorusuna bir çocuğun ders verir nitelikte cevabıyla ‘’Ben oyun için yaratılmadım!’’ Ne muazzam ne altı dolu bir cevap- En azından benim dünyamda. Zira bir yetişkin olarak hala oyun oynadığım aşikâr. Meseleyi daha fazla uzatmadan;

Çayınızı yahut Kahvenizi E Dilerseniz De Suyunuzu Alıp Buyurun Efendim. 

Can Yayınları’ nın üstlendiği ve çevirisinin Aydın Emeç tarafından yapıldığı ‘’Şeker Portakalı orijinal adıyla Meu Pé de Laranja Lima ’’  eserinin analizi başlıyorrr.-Görenler görmeyenlere; okuyanlar okumayanlara; yorumlayanlar yorumlamayanlara haber vermeyi ihmal etmesin lütfen. J

Her zaman söylerim; ‘’İyi bir yazar acının en derin noktasına yaklaşabilen orada hamken, pişen; pişmişken; yanandır.’’  diye.  İşte bizim eserimizin usta kalemi Jose Mauro De Vasconceles tam da bu türden bir yazar. Çocukluk yıllarında başlayan hayat mücadelesi ömrünün sonuna kadar hep acıyla beslenmiş adeta. Hayatıyla ilgili bu kısa bilgiden sonra gelelim Şeker Portakalı’ mıza.

Tek solukta okuyabileceğiniz yer yer gözlerinizin nemlenmesine engel olamayacağınız küçük bir çocuğun dünyasına açılan bir pencere. – Çocuk olmak zor azizim. Hem de çok.- Bu güzel karakterimizin adını her ne kadar ‘’Zeze’’ olarak belirlemişse de yazarımız, ben okurken hep ‘’Küçük Jose’’ yi gördüm. Sanki her satırında kendini anlatmış yazar. Asıl gayesi tabi ki yazarın bu değil.

O aslında kalemiyle bir çocuğun zihin dünyasında yolculuk yapmayı hedeflemiş. Bir çocuk olarak yetişkinlerin dünyasını anlamanın zorluklarını; sevgiye muhtaç bir ruhun önündeki engelleri aşmak için nasıl bocalayabileceğini; küçük haylazlıklarla nasıl dikkat çekmek istediğini çok güzel resmetmiş usta yazarımız.

Tabi bir de onun dünyasına yine bir haylazlık yaparken giren ‘’Portekizli nâm-ı diğer Portuga’’ yı unutmamak gerek- Bu ismi küçük zezemiz vermiştir kendilerine.-

Eserin başkahramanı Zeze kalabalık ve yoksul bir ailenin sondan bir önceki ferdi, henüz beş buçuk yaşında sevgili ağacı şeker portakalı-onun isimlendirmesiyle Minguinho çok sevdiğinde Xukuruca diye seslendiği.- ve yaşlı dostu Portuga’ yla yaptığı konuşmalarla ön plana çıksa da; aslında temel de yazarın vermek istediği en büyük mesajların başında:

Çocukların dünyasını analiz etmek… Onların hayal gücünün sınırsızlığında yolculuk edebilmenin ayrıcalığı sağlamak aynı zamanda…

Onların karşılaştıkları sorunları halledebilme yöntemlerine ışık tutabilmek…

Sevgiye ne kadar aç bir yüreğe sahip olduklarına vurgu yapmak.

Ruhlarının masumiyetiyle gerçek masumiyeti hatırlatmak…

Adaletlerindeki içtenlik, samimiyet, vicdan ve daha saymakla tüketemeyeceğim birçok meziyeti satırlar arasında gözlemleme olanağı sunmak olarak özetleye bilirim efendim.

İster isteyerek, ister istemeyerek kendi çocukluğunuza yolculuk yapacağınız bu güzel eserle hem küçük Zeze’ nin kalbindeki içtenliğin ve samimiyetin sıcaklığıyla ısınacaksınız hem de çok güç hatırladığınız çocukluğunuzu yüreğinizle sımsıkı kucaklayacaksınız.

Çocukluk yıllarına ve çocukların dünyasına yolculuk yapmanın bir gereklilik olduğunu savunan herkese şiddetle tavsiye ediyorum.

Hepimiz bir zamanlar çocuktuk efendim. Bunu hatırlamak zorunda kalmamak yani unutmamak temennisiyle..

Feyizli okumalar dilerim efendim

8
like
93
love
0
haha
1
wow
0
sad
0
angry
24 Yorum konuları
6 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
25 Yorum yazarları
Murat SiyliReha KarakayaSamet Akbulutyellowredresmiye kar Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Sahra
Üye

Kesinlikle bu seriyi okuyacağım. Yoksa büyük bir eksiklik olur benim için.

Zekeriyya
Üye

Okumadım bende ; ama hem değerlendirmeye hem de yorumlara bakılırsa güzel kitap ilk fırsatta okuyacağım.

mustafa
Üye

Okumadım yorumlara ve yazı içeriğine bakınca okumamakla hata yaptığımı anladım en kısa zamanda okunacaklar içine not ettim .Teşekkürler.

hayal
Üye

Ben biraz geç tanıştım Şeker Portakalıyla ama hemen sonrasında serinin diğer iki kitabını da okudum.Ama Şeker Portakalı’nın yeri ayrıdır.

bilge
Yazar

iki veya üç, hiç farketmez. hayatımın her döneminde okuyacağıma inandığım bir kitap.