Çernobil Nükleer Santrali’ndeki kazada Hiroşima’ya atılan bombanın 350 katı kadar toplam 450 çeşit radyonüklid havaya karıştı. Kazadan sonra Çernobil’in çevresinde çalışan binlerce insan sonradan, kan kusarak, etleri lime lime dökülerek, acı içinde can verdiler. Bu insanlar, barışçıl atomun da öldürebileceğini, insanın fizik kanunları karşısında çaresiz olduğunu yaşamları pahasına öğrendiler. 

Çocuklardaki ve yetişkinlerdeki tiroit aktivite düzeyi olması gerekenin iki yüz katıydı. Annelerin sütleri radyoaktifti, çocuklarına süt yerine ölüm verdiklerinin farkında değillerdi. Yiyecekler yiyecek değil radyoaktif yan üründü. Tavukların ibikleri siyahtı, kırmızı değil. Süt ekşimiyordu, kuruyup beyaz bir pudraya dönüşüyordu. Çernobil felaketinin üzerinden yıllar geçti ama acısını hala yaşıyorlar. Günümüzde bile binlerce çocuk sakat ya da hastalıklı doğuyor. Hastanelerde tedavi gören çocuklar her geçen gün bir arkadaşlarının radyasyona yenik düştüğünü öğreniyor. Onlar için bir gün daha yaşamak büyük mutluluk. Bazıları ise radyasyonun izi olan kanserin bedenlerini kemirdiği acıya dayanamayıp ölümü bir kurtuluş olarak görüyorlar. 

Kaynak: Svetlana Aleksiyeviç “Çernobil’den Sesler”, 2006

3
like
0
love
0
haha
0
wow
2
sad
0
angry
5 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
5 Yorum yazarları
can aydınSinanhalidbinvelidmustafahilal Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
hilal
Üye

Çok üzücü bir olay ama yazı güzel olmuş. Hala izinin devam ediyor olması da yine üzücü.

can aydın
Üye

guzel

Sinan
Yazar

Ölmek neyse de, sevdiklerinin ölümü ve kendi bedenindeki acılar ile yaşamak çok zor. Ölmek bazen gerçekten en iyi seçenektir.

halidbinvelid
Üye

Santrali test etmek için milyonların canını yaktılar

mustafa

İnşallah Dünyamız bir daha bu tarz felaketlerle karşılaşmaz.