Cornplanter(Mısır Ekicisi)’ın Savaş Baltası Çalındıktan 70 Yıl Sonra Müzeye Geri Döndü

            Tarihi savaş baltası çubuğu, kimliği belirsiz kişiler tarafından çalındıktan 70 yıl sonra New York Eyalet Müzesi’ne geri döndü. Savaş baltası, 1792’de Amerikan Başkan’ı  George Washington’dan diplomatik hediye alan Allegheny Seneca’nın savaş şefi Cornplanter’a aitti. Savaş şefi olarak Cornplanter, Fransız-Kızıl Derili Savaşında Seneca’yı İngilizlere karşı Fransızların müttefiki olarak yönetiyordu. O, Devrim Savaşı sırasında bu kez İngilizlerin yanında yer alarak tekrar savaş şefi başlığını ele geçirdi. Iroquois milletlerinin tarafsız kalması gerektiğini düşündüğünden onun İngilizler yanında savaşmak için verdiği bu karar en doğru olanıydı. Taraftarı çoğunluktaydı ancak görevini isteksizce yapıyordu.

           Kendine sadık askerleri ile birlikte savaşan Cornplanter, savaş lideri olarak başarılı oldu. Bağımsızlık yanlısı yerleşimciler öldürüldü, mülkleri yakıldı ve kolonistler Iroquois kasabalarına da aynısını yaptılar. George Washington, New York eyaletinde Iroquois’i ortadan kaldırmak için Binbaşı General John Sullivan’ı gönderdi. İlk önce Kızıl Derilileri savaş meydanında yendiler ve arkasından her köy, çiftlik, tarım alanı, yiyecek deposu ve hayvanı 1779 Mayısından Eylül’e kadar sistematik olarak yaktılar. Kış geldiğinde geriye kalan Iroquois’in yaşaması için hiçbir şey yoktu. Mülteciler Kanada’ya yöneldi, Cornplanter onları güvene almak için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordu, ancak birçoğu açlıktan ve soğuktan öldü.

            Savaşın sona ermesi ve Kolonistlerin kolonileri artık yokken, Cornplanter diplomatik becerilerine döndü. 1784’te Fort Stanwix Antlaşması’nın imzalanmasına yardımcı oldu ve 1790’da Başkan George Washington’la, Seneca ve diğer Iroquois milletlerinin nasıl ele geçirildiğini, antlaşmalara rağmen nasıl davrandıklarını protesto etmek için şahsen tanıştılar.

            Savaş baltası çubukları 18. yüzyılda kültürlerarası değişimin önemli nesneleriydi ve sigara boruları olarak kullanılabilirdi; sigara içmek, anlaşmaya varıldıktan sonra taraflar arasında ortak bir tören uygulamasıydı. 1790’larda Gy-ant-waka olarak da bilinen Washington ve Cornplanter arasındaki toplantılar sonunda, ABD ve Haudenosaunee (Iroquois) Konfederasyonu’nun egemen ulusları arasında barışı tesis eden Canandaigua Antlaşması (1794) imzalandı.

            Cornplanter 1836’da öldü. Seneca devlet adamı, inşaat mühendisi, avukat ve Albay, Ely Samuel Parker tarafından New York Eyalet Müzesi’ne bağışlandığı 1850 yılına kadar  seremonik savaş baltası çubuğunun nerelerde olduğuna dair bir kaydı yoktur.

      Parker ise onu Küçük Berry isimli Seneca’lı bir adamın dul karısından almış. Parker, savaş baltasını ele geçirdiğinde sapı orijinal değildi, ama Cornplanter’ın Seneca dilindeki adı Gy-ant-waka, tarihi parça’nın bir tarafına kazınmıştı. Diğer tarafta oyulmuş olan isim John Andrus’un kim olduğu bilinmemekle birlikte, üretici olduğu düşünülmektedir. Küçük Berry’nin dul eşi Parker’a orijinal sapını anlatmıştı, bu nedenle mevcut sapı anlatıldığına mümkün olduğunca yakın bir kopya ile değiştirdi yani kıvırcık akçaağaç bantları ve gümüş kaplamalı geometrik ok ucu benzeri şekilleri ile dekore edilmiştir. Parker sap’ı dekore ederken kendi adının oyulmuş olduğu pirinç bir levhayı da baltanın sapına ekledi. Çubuk, onlarca yıl müzenin etnografik koleksiyonunun önemli bir parçasıydı. 1947-1950 yılları arasında tam olarak ne zaman ve nasıl olduğu bilinmeyen bir şekilde ortadan kayboldu. Baltayı her kim elinde tutmuşsa, bu yılın Haziran ayına kadar yarı karanlık bir depoda tutmuş ve sonunda Eyalet Müzesine iade etti.

Savaş baltası 30 Aralık’a kadar müzenin ana lobisinde sergileniyor.

10
like
1
love
0
haha
1
wow
0
sad
0
angry
7 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
7 Yorum yazarları
yellowredMurat SiyliReha KarakayaSinanmustafa Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
yellowred
Yazar

tarihi yazılar keyifli oluyor.

Murat Siyli
Yazar

Değişik bir yazı okunmaya değer

Reha Karakaya
Yazar

Yok çalınca eline geçiyor. .

Sinan
Yönetici

Herkesi anlıyorum da şu tarih hırsızlarını anlamıyorum doğrusu..

mustafa
Üye

Bir insan niye tarihi önemi olan bir şeyi çalma gereği duyar ki…