Roma döneminden kalan ve henüz tam anlamıyla gün ışığına çıkarılamamış olayları anlattığımız serimizin son yazısına geldik.

Romalı Bebekler Neden Öldü?

Bu hikayemizde de biraz tatsız bir konuyu ele alacağız. Biri İngiltere’nin Hambleden kasabası yakınlarında, biri de İsrail’in Aşkelon kentinde olmak üzere Roma döneminden kalma birkaç toplu mezar ortaya çıktı. Daha da üzücü olanı ise bu toplu mezarlarda düzinelerce bebeğin olması.

İlk önce Hambleden’a bakalım. 2008 yılında bir arkeolog, yaklaşık bir asır önce kazılmış Roma dönemine ait bir konakta kutulanmış ve unutulmuş kalıntıları yeniden keşfetti. Chiltern Arkeoloji Enstitüsünden Dr. Jill Eyers, 150-200 yılları arasında öldürülen 97 bebeği listeledi. Bebeklerin neden öldükleriyle ilgili çeşitli teoriler var. Eyers, kalıntıların genelevlerde doğup öldürülen bebeklerin yürek parçalayıcı hatıraları olduğunu düşünürken, bölgenin bir tanrıça kültüne bağlı olduğunu ve bölge halkının tanrıçaya bebeklerini kurban ettiklerini ya da doğum travmasını atlatamadığı için ölen bebeklerin buraya gömüldüğünü düşünen uzmanlar da bulunuyor.

İsrail’deki toplu mezar kalıntıları da bize henüz kesin bir sonuç vermiyor. Roma İmparatorluğunda kadın cinayeti duyulmamış bir şey değildi, fakat Aşkelon’daki mezarda çoğunlukla erkek bebek cesetleri yatıyor. Mezarda kız bebeklerin çok az olması, genelev fikrini öne çıkarıyor. Bununla birlikte, kız çocuklarının fuhuşa yönlendirilmesinden dolayı daha değerli görüldüğü düşüncesi arkeologlar tarafından yorumlanıyor. Şunu da eklemek gerekir ki istenmeyen bebekler iyi bir miktara köle olarak satılabilir. Bu açıdan düşünürsek öldürülmelerinin daha farklı bir nedeni de olabilir.

Kaynak

Gizemler Villası Gerçekte Neyi Tasvir Ediyor?

79 yılında Vezüv Yanardağının saçtığı volkanik küller tarafından yok edilen Pompei şehrinde 1909 yılında keşfedilen Gizemler Villası, yapımı milattan öncesine dayanan şaşırtıcı fresklere sahip. Archaeology (Arkeoloji) dergisinde fresklerin tasviriyle ilgili ilginç bir tartışma var. Bazıları fresklerin bir düğün, kutlama, performans ya da oyundan başka bir şeyi tasvir etmediğini düşünse de, tasvirlerin Roma hayatının en büyük sırlarından biri olan bir külte, mistik bir topluluğa kabul törenini anlatıyor olabileceğini düşünenler var. Bunun Dionysos’a ait bir kült olduğu düşünülüyor. Kapalı kapılar ardında neler olduğu hakkında hiç kimse hiçbir şey bilmiyor. Kültün ibadetleri, törenleri, ritüelleri ve uygulamaları ile ilgili halkın bilgi alması yasaktı. Hiçbir şekilde yazılı kayıt tutulmadığından üzerinde en çok durmamız gereken şey bu şifreli görüntüler olacak.

Villanın freskleri büyük ihtimalle Dionysos olan sarhoş bir genci ve orijinal kazıda ele geçirilen bir şarap presini gösteriyor. TV kanalı i-Italy’ye göre görüntülerde ne olduğu kesin değil. Villanın birkaç sahibi vardı ancak bu kişilerin kim olduğu hakkında görüş birliği yok. Bu yüzden görüntülerin bir bekarlığa veda partisini mi yoksa gizemli bir kültün törenini mi tasvir ettiğine dair net bir fikre sahip değiliz.

Kaynak

Crossrail Kemiklerinin Hikayesi

1988 yılında, -ilginçtir- Londra Müzesi’ne yakın bir bölgede yapılan kazıda 39 kafatası bulundu. Kafataslarının esrarını çözmek uzun zaman aldı. 2014 yılında Guardian, Britanya’da iş yapan Romalı kelle avcılarının öldürülmesi istenen insanları öldürüp iş aldıkları kişiye kanıt olarak getirdikleri kesik kafalara ait olduğunu bildirdi. Kafatasları yetişkin erkeklere aitti ve büyük çoğunluğunda vahşi bir şekilde katledildiklerine dair izlere rastlanmıştı. Kesik kafalar hayvanlar tarafından kemirilmiş, geriye kafatasları kalmıştı. Arkeologlar kafataslarının bir akıntıyla açık bir çukura sürüklendiğinden şüpheleniyor. Nihayetinde bugünkü Liverpool Street istasyonuna yakın bir yerde toplu halde duruyorlardı.

Guardian 2015 yılında yeni bir kazı sonucunda içinde ölü yakıldığına dair kalıntılar olan bir pişirme kabı bulunduğunu bildirdi. Kazı devam ederken birçok kafatası açığa çıkarıldı. Bu kafataslarının Roma’ya isyan edip idam edilen suçlular, gladyatörler ve hatta askerler olduğu da teoriler arasında yer alıyor. İlginç bir dipnot vermek gerekirse, yüzme havuzu büyüklüğündeki bu arazi aynı zamanda 17nci yüzyılda veba hastalığından ölenlerin gömüldüğü mezarlık olarak kullanılmış.

Kaynak

6
like
1
love
0
haha
3
wow
0
sad
0
angry
13 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
12 Yorum yazarları
Melisa AvciOsman36Murat SiyliÇalı Kuşuali yunus önen Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Melisa Avci
Yazar

Antik roma ve antik yunan hikayelerine bayiliyorum

Osman36
Üye
Osman36

Muhteşem

Murat Siyli
Yazar

Güzel akıcı bir yazı olmuş tebrikler

Çalı Kuşu
Yazar

Kesinlikle toprak olmak çok zor. Tüm sırları bağrında taşımak dayanılacak gibi değil zÎrâ. Emeğinize sağlık efendim

ali yunus önen
Üye

muhteşem.