Herkese merhabalar öncelikle bir önceki yazıma göstermiş olduğunuz ilgiden ve destekten dolayı hepinize teşekkür ederim. Bu ilgi ve destek bana ülkemizin içerisinde ki tüm olumsuzluklara karşı (bunun adını siz koyabilirsiniz) bilimle, düşünmeyle, eleştirmeyle, sorgulamayla, başka bir açıdan bakmayla ve “kalem”le nasıl savaş açarız bunu göstermiş oldu. Bunun için herkese ayrı ayrı teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

29 Ekim 2018. 

29 Ekim demek hepimiz için Cumhuriyet demek ama bence benim için “parkurda yarışan tüm yarışmacılarla aynı seviyeye gelip galip olmayı belirlemek demek.” Peki ne demek parkurda yarışmak ve aynı seviyeye gelip galip olmak?

“Parkur” , bir dünya görüşü içerisinde bulunan devletlerin kendi benliklerini ve siyasi varlıklarının devamını sağlamak amacıyla yarıştıkları kulvarlardır. Ama bu kulvarda varolabilmek için öncelikle kim ileride ve çağdaş medeniyetler seviyesindeyse onun seviyesine gelip onunla entegre olabilmeye çalışmaktır. Neden böyle düşünüyorum çünkü buna mecburuz. Çünkü kalkınmak ve ilerlemek istersek kim öndeyse ona göre hareket etmek ve kendi davranışlarımıza çeki düzen vermek zorundayız. Çok basit bir örnekle parkuru önde bitiren yarışmacı gibi olmak isteriz. İleride bu yarışmaya hazırlananlara önde bitiren yarışmacının antrenmanlarını aktarırız, söyleriz, günlerce konuşuruz, “bakın önde bitirmek için bunlara ve  şunlara ihtiyacımız var, eksikliklerimiz var…” diyip ona göre yola çıkarız.

Onun içindir ki benim açımdan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kulvardaki galibi belirlemede bir araçtır. Galibi belirleyen şey ise küresel dünyanın hızına entegre olmayı başarabilmiş ve tüm farklı inanç ve fikirlere sahip olabilmiş, aynı zamanda tüm bu farklılıklara rağmen “toplumsal bütünleşme” yi gerçekleştirebilmiş toplumlardır.

Cumhuriyeti herkes gibi kutlamak onu en iyi yönetim şekli olarak seçen Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi bir kahramanın, bir başkomutanın, bir kurtarıcının gelmesini beklemekle oluyor ne yazık ki. Onun inanç ve fikirlerini özümsememiş ve Mustafa Kemal gibi bir kurtarıcının gelmesini bekleme hayalleriyle yaşamak çocukça olacaktır. Herkes bir ATATÜRK’ün gelmesini bekler ama kimse onun gibi olmaya çalışmaz. Bizler “Cumhuriyet”in 95.yılını, 100.yılını da kutlasak bu bilince gelmedikçe kulvardan galip gelmemiz mümkün olmayacaktır.

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:

Yurda ay yıldızının ışığı yeter.

Arif Nihat ASYA

4
like
1
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
11 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
11 Yorum yazarları
SERDAR ÖZDEMİRserhat ergünmuhammed altunkayNakTriskacocuReha Karakaya Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
SERDAR ÖZDEMİR
Üye

Atalarımız türk milleti sagolsun

serhat ergün
Üye

Yaşasın cumhuriyet

muhammed altunkayNak
Üye

ALLAH EZAN SESİNİ MİLETİMİZDEN EKSİK EMESİN

Triskacocu
Yazar

Bizim dedelerimiz, atalarımız en önemlisi de Atatürk ve arkadaşları bu ülkeyi kolay kazanmadı ama biz bugün Atamın hedef ve ülkelerinden çok uzağız.

Reha Karakaya
Yazar

Dediğiniz gibi herkes bir ATATÜRK’ ün gelmesini ister ancak ancak kimse onun gibi olmaya çalışmaz. Atalarımızın bize bıraktığı emanete iyi sahip çıkmamız lazım. Bir vatan kolay elde edilmiyor.