Fizik hakkında ne biliyorsunuz?

Ya da aklınızda kalan fiziksel bir formül var mı?

Bu soruları sormamdaki ana sebeplerden biri kuralların ne amaca hizmet ettiği. Örneğin bir top yere serbest bir şekilde düştüğünde ona etki eden iki şey vardır. Biri yerçekimi diğeri de topun ağırlığı. Bu ihtimaller çerçevesinde topun kütlesi ve ağırlığı değişmezse ve başka bir etken etki etmezse yere düşme süresi ve şiddeti her seferinde aynıdır. Asla değişmez.

Bundan dolayı evrendeki her şey -istisnasız her şey- etkenler bilindiği sürece hesaplanabilir. Ancak bu benim görüşüm değil. Maddeciliğin ve determinizmin temelinde yatar bu görüş. Aslına bakarsanız bu düşünceyle beraber bir yaratıcıya ihtiyaç duymazsınız. Evrendeki her şey olmak zorundadır. Ve aynı zamanda sizin herhangi bir özgürlüğünüz yoktur.

Peki gerçekten öyle mi?

Aslına bakarsanız Newton’un kurallarına göre dünyaya ve evrene yaklaştığımız zaman bu şekilde düşünmemiz gerekir. Ancak bilim bir anlayışı keşfedince bu algısını bırakmak zorunda kaldı.

Bu bahsettiğim şey ise “Kuantum Mekaniği”.

Fiziğin en ilginç konusu budur kanaatimce. Çünkü fiziksel kuralların bir çoğunun geçerli olup olmadığı bile bilinmez bu mekanikte. Kuantum evreninde bir topu yere bıraktığınız zaman düşebilir ama yukarı da çıkabilir. Hatta ve hatta top aynı anda hem düşebilir hem de yukarı çıkabilir.

İşin daha da ilginci maddesel anlayışımızın temeline indiğimiz zaman gördüğümüz şey bu mekanik oluyor. Yani düzensizlik ve karmaşıklık bir araya geldiğinde düzeni ve kuralları oluşturuyor.

Hadi gelin işin biraz da felsefi kısmına değinelim.

Ateizmin temelinde her şeyin tesadüfi ve olasılıklara bağlı oluşumu yatar. Matematiksel açıdan evrenin tesadüfi bir şekilde oluşması imkansız değildir. Bundan dolayı ateizm, gerçekliğin yalnızca olasılıklar dahilinde maddelerin etkileşimi olduğunu iddia eder. Ayrıca bu anlayış, olasılıkları da fiziksel ve somut bir gerçeklik olarak kabul eder.

Ancak kuantum mekaniğine baktığımız zaman “olasılıkların” ve “gerçekliğin” sanki metafiziksel bir şeymiş gibi olduğunu görüyoruz. Yani kuantum evreninde enerjilerin ve maddelerin davranışlarını incelerseniz göreceğiniz tek şey peri masalıdır. Bunu nasıl anlaşılabilir bir şekilde anlatabilirim bilmiyorum. Şu şekilde de düşünebilirsiniz. Mantıklı hareketlerin ve kuralların olduğu evrenin en temel yapı taşlarına(atomdan çok daha küçük yapı taşları) indiğimiz zaman bu yapı taşlarının hareketlerinin mantıksız ve olanaksız hareketler olduğunu görüyoruz.

Ancak biz ülke gençliği olarak işimize geldiği şekilde kabul etmek hoşumuza gittiğinden ateizmle bilimin özdeş olduğunu sanıyoruz. Çünkü okumanın ne olduğu hakkında en ufak bir fikrimiz bile yok. O yüzden batı bilimcilerinin kendi yaşayış tarzlarını,dini inançlarını veya inançsızlıklarını bilimmiş gibi, modernlikmiş gibi algılayıp özentilik ve beyin göçünden başka hiçbir işe yaramıyoruz.

İşin içine kendi öznel düşüncelerimi kattığım için çok özür dilerim ancak bilim ve felsefeyi sevmemiz için bu düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Kuantum mekaniği aslında bize mental açıdan da büyük şeyler anlatıyor. Örneğin kuantum evreninde zaman çok farklı çalışır. Hatta şunu diyebilirim ki kuantum evreninde zaman çalışmaz(en azından bizim bildiğimiz gibi). Çünkü kuantum evreninde gördüğümüz her şey “an”dan ibarettir. Orada bir şey aynı zamanda başka bir şey de olabilir. Fiziksel kurallarımızla algıladığımız bu dünya algıların ve kuralların saçmalaştığı yapı  taşlarından oluşuyor yani. Bu çelişkili mükemmel düzensizlikle kurulmuş düzeni bazı bilimciler “Tanrı’nın harika bir espri anlayışı varmış.” şeklinde değerlendiriyor.

Ayrıca beynimizin sinyaller yaydığı iddiası ve telekinetik kavramlar da bu teorinin gelişmesiyle ortaya çıkmıştır. Metafiziksel özelliklerin istesek de istemesek de bu dünyada olduğunu iddia eden bilim insanları genellikle basit ama etkili argümanlarla bu durumu açıklar.

Bir kadın kocasını aldattığı an kocasının başka bir yerde olmasına rağmen huzursuz hissetmesi veya bir çocuğun öldüğü an annesi başka bir yerde olsa bile bir şekilde o acıyı hissetmesi gibi.

Ancak bu bahsettiğim konu bilim dünyasında kesinlikle bir kanıt taşımaz. Bazı bilim insanları bu olayların varlığını kabul eder bazılar ise sadece deli saçması olduğunu düşünür.

Bu ayrım ise bilimde genellikle “batı bilimi” ve “doğu bilimi” olarak görülür. Batı bilimi “metafizik” kelimesinden nefret eder. Ancak doğu bilimi her zaman ,her şeyde az da olsa bir maneviyat olduğunu düşünür.

Fakat elbette bu söylediğim durum yalnızca bir “genelleme”.  Yani batı ve doğu için de bu durum yeri geldiğinde değişebilir.

Kuantum mekaniğinin çok ilginç olduğu aşikar ama bu mekanik fiziğin alt dalıdır. Bu teori hakkında bir şeyler iddia edebilmek için deneyler gözlemler ve hesaplamalar gerekir. Bu teorinin ilginç özellikleri olması ve bilinemeyecek yapıda olması kafamıza göre yorum yapma hakkını bize tanımaz. Ama gel gör ki günümüzde bu teori de bilgisiz insanlar tarafından sulandırılmış durumda. Kuantumun burçlarla bir alakası kesinlikle yoktur. Dolayısıyla “kuantum tekniği ile aşk tazeleme” veya “kuantum tekniği ile astral seyahat” ya da “kuantum tekniği ile burçların bu ay evleneceği insanlar” gibi şeyler bilim açısından hiç bir geçerlilik taşımaz. Size tavsiyem bu tarz yorumları yapan insanlara itibar etmeyip para kazandırmamanız. Bilim ciddi bir iştir.

Sürekli eleştirdiğimiz ve sevmediğimiz batı biliminin bu kadar gelişmesinin nedeni kendilerinin ciddi, meraklı ve çalışkan insanlar olmalarıdır.

İnsanların anlattıklarımızı dinlemesi için biraz ciddiyet şarttır. Bundan dolayı bilimde gelişmek istiyorsak çalışkanlığımızı göstermemiz ve onlara emeğimizi sunmak gerekir.

Ülkemizden de bu anlayış sayesinde başarılı olan Aziz Sancar gibi kimyagerler, Sinan Canan gibi sinir bilimciler, Ali kuşçu gibi gök ve matematik bilimciler, Caner Taslaman gibi felsefeciler, İbrahim Çallı gibi ressamlar ve Mimar Sinan gibi mimarlar gibi daha nice insanlar çıkarabiliriz.

39
like
10
love
1
haha
1
wow
0
sad
0
angry
44 Yorum konuları
1 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
44 Yorum yazarları
Sinan ParlakKasim ekimMuhammed yusuf yavuzOlupapatyaMümin Çavuşoğlu Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çalı Kuşu
Yazar

”İslâmda aklı aşan şeyler vardır, fakat akla aykırı bir şey yoktur.” hakikatini yazmadan geçemedim. Zîrâ yazının bir bölümünü, zihnimde özetler nitelikte. Kuantum ”’0-1” ya da hem ”0” hem ”1”. Alanınızın hakkını veriyorsunuz. Umarım insânlığa hizmet eden başarılara imza atarsınız ve toprak gibi mütevazılığınızdan ödün vermezsiniz. Emeğinize sağlık efendim

Olupapatya
Yazar

Gerçekten okurken doyurucu bilgilerle karşılaştığım bir yazı oldu. Konu hakkında bir çok donanıma sahip olduğunu hemen anlaşılıyor. Elinize ve emeğinize sağlık.

Melody
Yazar

Malesef ki yurdumuzda o meraklı ve calışkan kesim oldukça nadir. Eğitim sistemimizin bozukluğunu bir kenara birakip konumuza dönersek soluksuz okuduğum ve hak vermekten başka bir şey söyleyemeyeceğim şahane bir yazıydı. Emeğinize sağlık

Reha Karakaya
Yazar

Ülke olarak bilim adamlarına ülke geleceğini ileriye götürecek kişilere sahip çıkılmalı ki bizde gelişebilelim.

Göktuğ Ertürk
Üye

Şöyle bi terasta oturup çay sigara yaparken sabaha kadar konuşalacak bir konu gerçekten. Tebrik ederim