Evrenin sonu ya da kıyamet.

Kıyamet kelimesi kullanılabilir mi bu durum için bilmiyorum. Çünkü kıyamet bazılarına göre evrenin sonu bazılarına göre dünyanın sonu. Hatta bazılarına göre kıyamet kişinin ölümü.

Ancak biz bu yazıda kıyamete “Evrenin Sonu” şeklinde bakacağız.

Evrenin sonu sizce nasıl gelebilir?

O günü veya günleri veya yılları bir düşünsenize.

Yıldızların öldüğü gezegenlerin donduğu günleri. Belki de evrenin sonu görebildiğimiz en güzel görsel şölen olacak. İnsanların telaşları, pişmanlıkları ve en önemlisi doğaya karşı olan aciziyetleri.

İbrahimi dinlere göre kıyamet, bir sondan ziyade başlangıç . Özellikle Kuran-ı Kerim evrenin sonunu oldukça detaylı bir şekilde resmediyor. Yıldızların ölümü, depremler vs. Ayrıca kıyamet, “İnsanların kaçacak yer bulamayacağı” bir olay olarak anlatılıyor.

Evet gerçekten öyle. Pişmanlıklara dolu bir son. Elbette sadece pişmanlık dolu bir hayat yaşayanlar için.

Gelin bir de bilimin evrenin sonunu nasıl öngördüğünü görelim.

Aslında bilim evrenin sonu hakkında tarihin her döneminde hemfikir olmadı. Çünkü bundan 1000 yıl önce kıyamet aslında bir peri masalı gibi bir şeydi. Özellikle yıldızların ölümü gibi bir durum o zamanlar hiçbir düşünürün ya da bilimcinin aklına gelmiyordu. O zamanın bilimi yıldızların sonsuzdan gelen bir yakıtla yandığını dolayısıyla sonsuza kadar da yanacağını düşünüyordu.

Bundan dolayı 1400 yıl önce yaşayan bir çobanın yıldızların da bir sonu olduğunu uydurması cidden çok saçma olurdu öyle değil mi ? : )

Elbette bilim her zaman bu şekilde düşünmedi. Artık bilim, evrenin bir sonu olacağını savunuyor. Zamanla büyük patlamayı fark edince ve biz insanlar teorik fizikte uzmanlaşınca belli başlı öngörüler oluşturmaya başladık.

Büyük Çöküş (Big Crunch):

Bu öngörü bize hiçlikten gelen evrenin tekrardan hiçliğe gideceğini söyler. Büyük patlama ile genişlemeye başlayan evren bir noktada duracak ve bu noktada itme gücü bitince çekme gücü başlayacak. Yani evrenimiz genişlemesinin aksine büzülecek. Elbette bu çöküş esnasında milyarlarca galaksi birbiriyle çarpışacak. Yoğunluk arttıkça ısıda artacak. Ve en nihayetinde tekrardan sonsuz yoğunlukta sıfır hacimdeki sıfır kütledeki tekilliğe girecek. Hatta bazı bilimciler evrenin büyük patlamayı ve büyük çöküşü sonsuz kere tekrarladığını düşünüyorlar. Yani bizim evrenimiz sonsuz oluşumdaki bir nokta.

Evrenin Isısal Ölümü ve Büyük Donma (Heath Death and Big Freeze):

Bu öngörüye göre ise evrenin sonu daha acıklı. Evrenimizin yaşadığı genişleme artık haddini aşacak ve evrenimizin sahip olduğu yoğunluk ciddi anlamda azalacak. Bu durumda ise bir sürü problemle karşılaşıyoruz. Çünkü yoğunluk azaldıkça ısı da azalacak. Galaksilerin birbirlerine olan uzaklığı artacak. Haliyle bu durum bizi sonsuz soğukluğa ve sonsuz yalnızlığa itecek. Tüyler ürpertici öyle değil mi?

Evrenin sonu ile alakalı senaryolar elbette bu kadarla sınırlı değil. Karanlık madde ile alakalı da çok sayıda senaryo var. Ancak bu senaryolar diğerlerine göre daha fazla teorik fizik içerdiği için değinmek istemedim.

İşin felsefi boyutuna değinecek olursak;

Neden kıyameti merak ediyoruz?

Yani evrenin sonu neden bize ilginç geliyor?

Öldüğümüzde evrenin sonu veya başlangıcı bizim için bir şey ifade etmeyecek. Peki neden yine de merak ediyoruz?

Bilmem. Sizce neden?

9
like
4
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
22 Yorum konuları
1 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
22 Yorum yazarları
Hasan Hüseyin KaradumanHalilCanYusup babahanovEbru AltınokZEHRA YEKREK Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
sila
Yazar

Daha ihtimal dışı olan birçok teori de var tabi. Karanlık enerjinin yoğunluğunun artmasıyla evrenin parçalanması gibi. Hacmi artan evrende yoğunluğu korumak için artan enerji ile alakalı. Tabi bu biraz tuhaf ama sonuçta hiçbir fizik kuralına da aykırı değil. Bence ilginç bir son da olabilir aslında diğerlerine kıyasla. :))

Triskacocu
Yazar

Senin inancına göre bir şey farketmiyebilir bu mantıkllı lakin benim inancım evrenin sonunun bir başlangıç olduğınu ve günahkarlaın cezalandırıldığı diğerlerinin ise ödüllendirildipi bir gün söyler. İşte o yüzden biz o gün için yaşar ibadetimizi o gün için yaparız.

Hasan Hüseyin Karaduman
Üye

Efsane bir yazi olmuş ya

HalilCan
Üye

Onu Allah bilir

Çalı Kuşu
Yazar

İnsândaki merak duygusunun meyvesi diyelim; ancak denildiği gibi herkesin küçük kıyameti ölümüyle kopuyor ve sonrasında herkes inandığı gibi bir dünyâyla karşılaşıyor. Hiçlik diyenler hiç karşılıyor; yokluk diyenleri yok; yok olmamak diyenleri yok olmamak.(Kapalı ve de kafa karıştırıcı gibi görünebilir; ancak zâhir aldatır, zâhire aldanmamak esastır:)

Ben sonum yokluk ise bu varlık niye diyorum her dâim. Ölümle gelen yok olmama evresi ki, bu hakîkati tüm uryânlığıyla görebilme bahtiyârlığını en çok da ”âdalet” için isteyenlerdenim. Umduğuna nâil olanlardan olabilmek için tüm duâalarım…