”Religionen sind wie die Leuchtwürmer: sie bedürfen der Dunkelheit um zu leuchten. Ein gewisser Grad allgemeiner Unwissenheit ist die Bedingung aller Religionen, ist das Element, in welchem allein sie leben können.”

Yani ; 

”Dinler ateşböcekleri gibidir. Parlayabilmek için karanlığa gereksinim duyarlar. Tüm dinlerin koşulu yaygın olan belirli bir derecede cehalettir ki sadece bu havada yaşayabilirler ancak.”

Arthur Schopenhauer

Bu konu hakkında araştırma yapamadım çünkü pek bir çalışma bulamadım, o yüzden tahmini söylüyorum, yüzde 95’i Müslüman bir ülkede yaşıyoruz. Bununla alakalı bir problemim yok, insanlar özgürce inançlarını seçebildiği ve birbirlerini bağlı olduğu dine, ırka veya kişinin bağlı olduğu ideolojiye göre yargılamadıkları sürece.

Bence en kritik dönemlerimizden birisi yakın tarihimize baktığımız zaman 6-7 Eylül Olayları’dır. Türkiye için bir dönüm noktası olmuştur. Kimin ne düşündüğü beni bağlamaz, bence demokrasi ile yönetilen Türkiye Cumhuriyeti devleti, inanç özgürlüğünü savunan, farklı dinlere, milletlere ve ırklara değer veren, Türkiye Cumhuriyeti devletine ve sınırlarına, hukukuna ve anayasasına saygı duydukları müddetçe, ayrıca bizim düzenimizi değiştirmeye çalışmak yerine, bizim düzenimize ayak uydurmaya çalıştıkları sürece, göçmenlere ve bu ülke topraklarında yaşayan diğer milletlerede hoşgörülü olmalıydı.

Günümüze döndüğümüz zaman ise sırf din kardeşlerimiz diye Suriyelileri hiçbir teste tabi tutmadan, ne olduğunu araştırmadan, kim olduğunu bilmeden, geçmişi hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadan, mesleğinden, kişiliğinden habersiz ülkeye sokmakla, en güzel köşe dükkanları ve işlek caddeleri onlara kendi esnaflarımızı belkide 50 senedir işlettikleri dükkanlarından kovup vererek, kendi mahallelerini kurdurarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının cebindeki her bir kuruşu çalıp onlardan vergi bile almayarak hatta birde yetmezmiş gibi üstüne ödenek vererek, onlar bizim ta içimize girmişken, bizim onların bölgesine girdiğimizde yabancı kalacağımız veya kendimizi farklı bir ülkede sanacağımız kadar çok Arapça tabelaya izin vererek, Malta 650.000 euroya, Singapur 2.000.000 dolara, Güney Kıbrıs 3.000.000 euroya, Amerika 1.000.000 dolar karşılığında vatandaşlıkta değil sadece Green Card hakkı verirken, hepsini geçtim küçümsediğim için söylemiyorum asla ama Antigua ve Barbuda adası bile vatandaşlık için 400.000 euro isterken bizim hem vatandaşlık vermemiz hemde üstüne para vermemiz sizce de çok gülünç bir olay değil mi ey ahali!

Ben ayrım gözetmeksizin kişinin dini, ırkı ve ideolojisi ile yargılanmasını değil insanın insan olarak yargılanmasını isterim.

İnsanlar ;

Boş bakan insanlar, baktığı halde göremeyen, gördükleri halde baktıklarını inkar edip saklanan, bakıp yargılanmaktan korktukları için kafalarını çeviren, görmemiş gibi yapan, gördüğü zaman saklanan, herkesin kendi çıkarını düşündüğü kocaman bir koyun sürüsü gibi, bile bile boynumuzu eğip kabulleniyor ve milletçe hiç gıkımızı bile çıkarmadan sessiz kalıyoruz ya…

Helal olsun bize!

2
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
6 Yorum konuları
1 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
7 Yorum yazarları
Şafak ÖzcanÇalı KuşuYedek15Wasabiycdhat that Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çalı Kuşu
Yazar

Giriş cümlenizi desteklememekle birlikte ,sonrasında yazdığınız her kelimeye sonuna kadar katılıyorum. Özellikle sonlara doğru yaptığınız tespitler küresel anlamda bir çok toplumun hayata geçirmesi gereklilik arz eden ilkeler nitelikte. Ancak böyle güzel bir yazıya inanç sahibi kimseleri de kucaklayacak bir giriş yakışırdı demeden de geçemeyeceğim. Netice de oldukça kucaklayıcı görünen kaleminizin bunu es geçmiş olması üzücü. Emeğinize sağlık efendim.

Yedek15
Üye

Güzel bir yazı olmuş

Wasabi
Üye

o kadar haklı bir yazı ki…

ycdhat that
Üye

güzel bir çalışma oldmuş

turuncumavi
Üye

Yazdıklarına katılıyorum ve çok rahatsız oluyorum Kendi ülkemizde yabancı gibi hissediyoruz