Merhaba arkadaşlar 🙂

Bugün harika bir kitap bitirdim. Öykü kitabı. Normalde öykü okumayı pek sevmem ama Şermin Yaşar muhteşem yazmış. İnsana dair öykülerdi hepsi. Hatta bazılarında eşyaların dilinden de anlatmış insanları. Kullandığı sözcükler, yazdığı cümleler çok naif, çok hoştu. Yüreğe dokunan hikayelerdi. Her biri hayat dersi veriyordu.

Şermin Yaşar’ın okuduğum ilk kitabı. Ama onu önce instagramdan tanıdım. Harika bir insan, çok güçlü bir kadın, tatlı , ilgili ve sorumluluk sahibi bir anne. İnstagramda fotoğraflarının altına yazdığı cümleler bile naif. Hayranım onun cümlelerine 🙂 sonunda bir kitabını okuyabildiğim için de çok mutluyum.

İnstagramda keşfette karşıma çıkmıştı. Çok sevdiği eşi Nedim’in ölümünü yazmış ve hüznünü anlatmıştı. Kelimeleri boğazıma oturdu, yüreğimi yaktı. Zaten bu kitabın sonunda eşine yazdığı bir kısım var. Duygulandım çokça. Onu bir ölüm sebebiyle tanıdım. Ölümü metanetle kucaklayan, her şeye rağmen hayata tutunmayı başarabilen, hayat dolu harika bir kadın Şermin Yaşar. İyi ki karşıma çıkmış, iyi ki merak edip okumuşum. Ondan sonra da takip ettim hep.

Çoğu kişinin önemsemediği ufak şeyleri öyle bir anlatıyor ki… En ufak şeylere, kocaman anlamlar yüklüyor ve bizlere hikayeler oluşturuyor. Böyle insanları çok severim. Önemsiz gibi görünen şeylerden güzellikler çıkartan, buzdağının altındakileri görebilen insanları yani. İyi ki tanıdım ve iyi ki okudum diyorum. Yazdığı tüm kitapları da okumak isterim. Hayatta olan kıymetli yazarlarımızdan. Sizlere de öneriyorum. Onun cümleleriyle tanışın, hikayelerini hissedin.

Yazdığı insanlar bizden biri. İçimizden insanlar. Her birinin kendi hikayesi, anlatılacak zamanları var. Öyle güzeldi ki kitap. Bir çırpıda bitirdim.

Kitapta 19 hikaye var. Her biri birbirinden güzel. Kitaba başladığımda en sevdiklerimin adını yazarım demiştim içimden ama hepsini çok sevdim. İnsanlar, aile kavramı, ölüm, sevgi, aşk acısı, para, mal mülk, hasret, nasip … her türden konuya değinmiş yazarımız. Bazılarında güldüm bazılarında hüzünlendim. Bazılarında ikisi birden. Trajikomik hikayelerini okumak da çok güzeldi. Ah bir de öyle güzel benzetmeler yapıyor ki hayran kalıyorum. Bağdaştırmaları harika.

Paraya her şeyden çok değer veren insanlar da vardı, ayaklarının altına altın serilebilecek durumda olsa bile parayı önemsemeyenler de vardı. Tembel, hırssız insanlar da vardı açgözlüler de.

Muzaffer Bey ve büyük düşmanından çok etkilendim mesela. En büyük düşmanın para olduğunu daha iyi anladım. Çok parası vardı ama hayatın tadını çıkartamadı. Siz olsanız böyle bir hayat ister miydiniz? Parası çoktu, kimseye güvenmiyordu, ailesi yoktu, sevdiği seveni yoktu. Ama bir sürü parası vardı. Ben istemezdim. Çok acınası. Paraya tapmış resmen ama parayı hayatını daha iyi geçindirmek için kullanamamış. Cimri yaşamış, hastalanınca bile para gitmesin diye hastaneye gitmemiş. Zor durumda kalınca gitmek zorunda kalmış. Ben paranın amaç değil de araç olarak kullanılması gerektiğini düşünenlerdenim. Çok paran var ama mutlu değilsen, ailen yoksa, sevdiklerin yoksa, hayatını çekilir hale getirecek şey yoksa milyonlarca paran olsa ne yazar. Boşa geçmiş bir ömür. Paranın kölesi olan bir insan…

Bir sizin kollarınızda hikayesinde; kadının altınlara neden hiç önem vermediğini, onların neden hüzün içerdiğini anlayınca değişik hissettim.

Baba malı hikayesindeki adama da çok sinir kaptım. Parayı önemsemedi, har vurup harman savurdu. Tembel adamın tekiydi. Onun hikayesini, arabasından dinledik. Lüks arabayı çarpıp, sonra mahallede kenara koyup tamir ettirmeye üşendiği arabasından dinledik.

Kimlikte Nurşen hikayesi de ayrı güzeldi. Çok duygulandım okuyunca.

Vecdi çiçek açtı hikayesi trajikomik. Remzi hikayesi de öyleydi..

Kitaba ismini veren Göçüp gidenler koleksiyoncusu harikaydı.

Son durak hikayesi de güzeldi. Sonunu daha farklı hayal etmiştim ama o son da iyiydi. Ters köşe oldu.

Ömer hikayesinde nasip konusu işlenmiş. Sonunda şaşırıp sevindim.

Fehime Halanın hikayesine çok üzüldüm. Bir sürü kahır çekmiş kadın. Su ve teki kayıp ayakkabının bu kadar içime oturacağını tahmin etmezdim.

Çatlak hikayesinde de üzüldüm. Acısı çok olanın gülüşü güzel olurmuş derler ya. Müjgan da tam olarak böyleydi. Çatlak değildi kırıktı o.

Ya cidden hepsi harika. Hepsi bizden birilerinin hikayesi. Hem tanıdık hem de duygusal. Okumanızı, anlamanızı çok isterim. Şermin Yaşar’ı seviyordum zaten şimdi daha çok sevdim. O yazsın biz okuyalım. Yakın zamanda hastalandığını okudum yazılarından. Kendisine şifalar diliyorum. İnşallah çabucak sağlığına kavuşur. Onun acı çekmesini hiç istemiyorum. Çocuklarıyla oyunlar oynasın, mutluluk dolu anıları olsun, gezsin, kitaplar okusun, yazsın ve biz de onun dünyaya bakışını okuyalım anlayalım 🙂

instagramda beni takip etmek isterseniz tıklayın.

instagramda Şermin Yaşar’ı takip etmek için tıklayın.

 

2
like
1
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
3 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
3 Yorum yazarları
SERDAR ÖZDEMİRIlknurYntrEmirhan TUFAN Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
IlknurYntr
Üye

O kadar iyi açıklamışsınız ki bende bir merak uyandırdı kitabı bulup okuyacağım. 🙂

Emirhan TUFAN
Üye

gerçekten çok güzel yazmışsın

SERDAR ÖZDEMİR
Üye

eline saglık