Merhaba. Görür görmez ne hissettin? Dur ben tahmin edeyim; Kemal Sunal’ı görmek seni olduğundan daha mutlu hissettirdi ve bir tebessüm belirdi yüzünde, fakat bu resimdeki yakışıklı adamın tebessümü kadar güzel değildi, bunu kabul et. Bana da kırılma.

Hepimizin işten, okuldan ya da herhangi bir yerden herhangi bir sebepten dolayı, eve moralimiz bozuk, canımız sıkkın bir şekilde döndüğümüz olmuştur. Eve gelip televizyonu açıyorsun ve karşına bu güzel adam çıkıyor. Bakar bakmaz tanıyorsun, biliyorsun hangi filmi olduğunu. Daha önce bilmem kaç kere izledin ama ne fark eder ki? Yüz kere de izlesen, sahneleri ezbere de bilsen o ne yapıp edip seni her zamanki gibi güldürmeyi başarıyor ve seni moralinin bozulmasına sebep olan olayın pençesinden alıp kurtarıyor. O iyi ki vardı değil mi?

Tam adı Ali Kemal Sunal. Aslen Malatyalı olan sanatçımız 10 Kasım 1944 İstanbul doğumlu. Resmi kayıtlarda doğum günü 10 Kasım olmasına rağmen, onun için doğduğu gün 11 Kasım’mış. Nedeni ise; Ata’mızın vefat ettiği bir günde doğum günü kutlamak, sevinmek, gülmek istemeyişi. Bunu, yeni öğrenenler için bir kez daha taht kurdu mu gönüllerde?

İlkokulu Mimar Sinan İlkokulun’da bitirdikten sonra lise eğitimini ise 11 yıl sonunda Vefa Lisesi’nde tamamlamıştır. Lise öğreniminin uzun sürmesini şu sözlerle açıklamıştır: ”Bu benim tembelliğimden kaynaklanan bir şey değildi, 15-20 kişilik bir arkadaş grubumuz vardı, beraber geçip beraber kalıyorduk. Anlaşmış bir gruptu, bir çeşit haylazlıktı tabii.”

Yüksek tahsiline Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümünde başlasa da 12 Eylül olayları nedeni ile yarım bırakmıştır. Tahsiline ara verdikten sonra çeşitli işlerde çalışmıştır. Devekuşu Kabare Tiyatrosundayken 1972-1973 yılları arasında bir Ankara turnesi sırasında Gül Sunal hanımefendi ile tanışmış, 1975 yılında evlenmişlerdir. Bu evlilikten Ali ve Ezo isimli iki çocukları olmuştur. Yarım bıraktığı üniversiteyi Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Sinema ve Televizyon bölümünden mezun olarak 1995 yılında bitirmiştir. Yüksek lisansını ise ”TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü” isimli teziyle yapmıştır.

Sanat hayatına tiyatro ile başlamış olsa da, Ertem Eğilmez’in kendini fark etmesiyle sinemaya yönelmiştir. İlk filmi; Tarık Akan ve Filiz Akın’ın baş rolünü paylaştığı Tatlı Dillim adlı filmdir. Komediden drama bir çok filmde oynamıştır ve halkın içinden yani içimizden biri olma imajını asla bozmamıştır.

Kemal Sunal sanat hayatının ilk yıllarını ve komediye atılışını şu sözleri ile açıklamıştır: ”Nasıl oldu bilmem. Ben kendimi bir sahnede seyircilerin arasında buldum. Ses tiyatrosundaki ilk rolüm çok kısaydı. Üç dakika sahnede ya kalıyor, ya kalmıyordum. Öyle pek bir şey söylediğimi de hatırlamıyorum. Sahnenin bir ucundan girip, diğer ucundan çıkıyordum ama seyirci kahkahadan kırılıyor. Bu da benim hoşuma gitmişti ve o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum”

Sanat ve güldürünün doğasında olduğu buradan anlaşılmakta aslında. İlk sahneye çıkışı, kimse onu tanımıyor ve o hiç bir şey yapmadan herkesi güldürüyor.

Bizleri güldürdüğün ve daima güldüreceğin için teşekkürler güzel gülüşlü adam. O iyi ki var değil mi?

Bir kaç ünlü kişinin Kemal Sunal hakkında söyledikleri;

Bülent Ecevit: Ben Kemal hayranıyım. Filmlerini bıkmadan izliyorum. Muhteşem bir oyuncu.

Emel Sayın; Varlığı yokluğu belli olmazdı ama yönetmen; motor dediği an, karşımızda devleşen bir aktör olurdu.

Metin Akpınar bir anısında: Kemal, bizimle birlikte çektiği filmlerde ikili prova yaparken kulise gider ve Zeki Alasya’nın sigaralarından yürütür. Zeki her seferinde: Ne oldu bu sigara? diye sorar ve bir gün yakayı ele verir.

Bizler çok özlüyoruz bu bir gerçek ama bir yerlerde bizlerden daha çok özleyenler var. Gül Sunal hanımefendi özlemini şu şekilde dile getiriyor: ” Gitmeseydin futbol oynardık salonun ortasında. Topu vermemek için ayağıma vurmana, günlerce topallamaya razıyım. Gitmeseydin, vallahi az konuşurdum. Sen gazete, kitap okurken yanında sessiz durmaya çalışırdım. Gitmeseydin çiğ köfte yapardık, olmuş mu olmamış mı diye tavana, duvarlara atmanıza, beni çıldırtmanıza ses çıkarmazdım.

O iyi ki hep bizimle olacak değil mi?

Oğlu Ali Sunal’ın sunduğu bir yarışmada gelen soru üzerine yaşadığı özlemi anlatan bir video;

Kapıcılar Kralı filmi ile: 14. Antalya Film Festivalinde en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı.

Düttürü Dünya filmi ile: 2. Ankara Film Festivalinde en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandı.

35. Antalya Film Festivalinde yaşam boyu onur ödülüne layık görüldü.

Son kısımı uzun tutmak istemiyorum. Kemal Sunal 82 filmde rol almıştır, son filmi Propaganda adlı filmidir. Balalayka adlı filmin çekimleri için 3 Temmuz 2000 tarihinde bindiği Trabzon uçağında hayata gözlerini kapatmıştır.

Kaynak Link

11
like
3
love
0
haha
1
wow
5
sad
0
angry
36 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
34 Yorum yazarları
Hasan Hüseyin Karadumanserhat ergünSinan ParlakOsman36Bekir Akgül Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Muhammet Yiğit
Üye

harika

mustafa
Üye

İlk tıkladım ilk resimde yüzümde şapsal bir gülümseme ile sonuna kadar yüzümde o şapsal gülümse vardı. Daha ki videoyu izleme başlayıncaya kadar. Mekanı cennet olsun çok büyük bir usta idi binlerce kez izledim filmlerini halada izlerim sıkılmadan yeni nesildi de seviyor. Nasıl bir sevgiye sahipse ülkede bir tek adam hakkında kötü konuşacağını sanmam.

bilge
Yazar

Allah bin rahmet etsin..

Çalı Kuşu
Yazar

”Gülen Adam” ve ”Koltuk Belası” filmleri favorim olmakla beraber gerçekten de televizyonda hala seyretmeye doyamadığımız usta sanatçılarımızdan biri. Onu seyrederken insan nasıl devirler geçiren bir toplum olduğunu daha net görebiliyor. Kara Mizah edebiyatının sinemaya uyarlanmasında kimse eline su dökemediği tartışılmaz bir gerçek. Emeğinize sağlık efendim. Gerçekten takdiri hak eder bir çalışma olmuş.👏👏👏

sila
Yazar

Hala filmlerini izleyip gülüyoruz. Halkın gönlünde taht kurdu, ölümsüz olmak böyle bir şey olsa gerek. Allah rahmet eylesin. Bu kapsamlı içerik için teşekkür ederiz.

hayal
Üye

çok güzel bir içerik olmuş.7 den 70 e herkes tanıyor ve sevebiliyorsa bir insanı onun hakkında daha ne denebilir ki?