Ömür Atay, 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Bölümü mezunudur. Çok sayıda kısa filmi vardır. Son Filmi “Kardeşler” (2018), Tv için “Aşk Meydan Savaşı” ve “Bir İstanbul Masalı”, “Kapalıçarşı” “A.Ş.K.“ gibi bir çok ünlü dizilerin, ve bir çok reklam filmleri, ve beş yönetmen tarafından çekilen “Anlat İstanbul” filminde kırmızı başlıklı kız bölümünün Yönetmenliğini yapmıştır.

Sevgili Ömür Atay’a öncelikle röportajımızı kabul ettiği için çok teşekkür ederiz. Bu platformda kendilerini de aramızda görmekten gerçekten onur duyduk. Kendisini bulunca da soruları biraz abartmış olabiliriz, o yüzden bize ayırdığı değerli zamanları ve hemde gösterdiği yakınlık için kocaman teşekkür ederiz. Diyerek gençleri sabırsızlandırmadan hemen röportajımıza başlayalım….

HAZIRLAYAN: Asiye Alpgiray ve Nazgül Bacanağı

DERLEYEN: Birgül Başaran

 

1.Türk dizi tarihinde birçok baş yapıta imza attınız. Bir İstanbul Masalı (2003-2005) bunlardan biri. Bu proje size nasil geldi, kabul etmenizde ki en büyük etken neydi ?

Gaye Boralıoğlu beni yakından tanıyan  bir senaristi ve ortalıkta güzel bir sinerji vardı. Ben o zamanlar genç bir yönetmen olarak tanınıyordum kendisini. Hepimiz iyi ve farklı bir iş yapmak istiyorduk o dönemde. Böylece güzel bir birlik sağlamış olduk.

 

2.Anlat İstanbul’da 5 yönetmenin bir filmi çekmesi ki Türkiye’de bir ilk galiba degil mi?, Ve sizinde böyle bir projenin içinde olmanız, bu serüvenin başlangıcı nasıl oldu?

“Anlat İstanbul” benim İstanbul temalı 3. işim aslında. Hepsinden önce ‘’Nekropolis’’ isimli İstanbul ve şehir temalı bir kısa filmim vardı.  “Anlat İstanbul” 5 yönetmenli, epizodik hikayelerden oluşan ilk film sanıyorum. Senarist Ümit Ünal ‘’Ümit Abi’’ tarafından Yapım şirketine getirilmişti.  Birbirini tamamlayan beş şehir hikayesinin beş yönetmen tarafından çekilmesi yanlış anımsamıyorum Ümit Ünal’ın fikridir. Şirkette hevesle okuduk. İlkokuma hissimde  ‘’Kırmızı Başlıklı Kız’’ hikayesini çekmek istedim. Ve o bölümü çektim.

3.Uzun bir müddet ara verdiniz? Neden ve bu arada neler yaptınız?

Son 3 yıl zaten çok yoğun olarak filmin çalışmalarıyla geçti. Ara yok aslında. Projelerin ön çalışması çok görünür olmadığı için öyle bir algı oluşuyor sanırım.

 

4.Kardeşler / Brothers (2018) Filmin esin kaynağı nedir?  Hikayeyi siz yazdınız, bu filmi aslında siz ne zaman yazdınız? Ne kadar sürdü beyaz perdeye aktarmanız? Bildiğimiz üzere bu filmle Karlovy Vary İnternational Film Festivalinde aday gösterildiniz,  değil mi?

Kardeşlerin hikayesinin ilk notları dolaylı olarak bir Rus gazetesinde yayınlanan bir 3. sayfa cinayet haberine dayanır. O haberi okuduktan 5,6 yıl sonra Kardeşlerin hikayesini yazdım. Kardeşlerden önce çalıştığım ve ön yapım çalışması yaptığımız ’Evine Dön’’ projesini rafa kaldırıp Kardeşlere yoğunlaştım. Hikaye çalışmaya başladıktan sonra  Karlovy Vary İnternational Film Festivalinde ana yarışmada dünya prömiyeri yapmamız 5 yıl sürdü. Geriye dönüp baktığımda çok uzun bir süre..

5.Biliyoruz hepsi zor ve olması gereken aşamalar ama bugüne kadar yaşadığınız tecrübelerinize dayanarak; Şu güne kadar bir filmde zor olan taraf; Konuyu seçmek mi?, Hikayenin  senaryoya dökülmesi mi? Yapımcıyı bulmak mı? Doğru oyuncuyu belirlemek mi? Yoksa asıl zor olan herşeyi kamera arkasında görerek beyaz perdeye aktarmak mı?

Sanırım yaratım süreçleri kendi doğası gereği daha zorlu tabiki ama asıl büyük zorluklar projelendirme aşamasında başlıyor. Çünkü her film ihtiyaçlarına göre şekilleniyor. Ortak yapımlarda bir çok kişinin bakış açısı ve çalışma hali süreç içerisinde birleşiyor. Zorlu ama keyifli bir süreçtir.

 

6.Bugüne kadar birçok kısa film yarışmasında en iyi film ödüllerini aldınız. Sonuna kadar da hak ettiğiniz ödüllerdi. Peki Ömür Atay’ın Dünya sinemasında bu filmi ben çekmeliydim dediği bir başyapıt var mı?

Yok. İyi ki o filmleri o yönetmenler çekmiş. Ve ben o kadar sevmişim 🙂

 

7.Kısa filmler ve sanat filmleri neden geniş kitleler tarafından değer görmez,  bu Türkiye’ye özgü bir şey mi? Eeee, peki sanat filmleri o kadar ödül almasına rağmen neden bizde izlenmiyor (ya da biz mi öyle biliyoruz)? Anlaşılmıyor mu yada sizce şimdiki yeni gençlik mi anlamıyor?

Popüler kültürün sınırları her geçen gün biraz daha genişliyor ve her yeri kaplıyor.  Film üretiminde fonlama salona ve filmin tanıtımı sürecine kadar uzanan bir süreç. Türkiye’ye özel nedenleri de var tabi ama bence dağıtım çeşitliliğinin olmaması Türkiye’ye ait ciddi bir sorun.

8.Bugüne kadar sizi en fazla mutlu eden proje hangisiydi ya da eğer varsa keşke yapmasaydım dediğiniz bir proje oldu mu ?

Mutluluğun başarı odaklı olduğunu düşünmedim bugüne kadar. Yapmak istediklerimi yaptım hep.

 

9.Sizi etkileyen en önemli sanatçı, ressam, şair, yazar kimdir ? Okumaktan keyif aldığınız, elinizden düşüremediğiniz KİTAP hangisiydi?  En son seyrettiğiniz film?

En en enlerim yok 🙂  Zamana göre değişen ve çeşitlenen, çok severek okuduğum yazarlar, şairler, çok severek izlediğim filmler ve yönetmenler var tabiki. En son izlediğim film  ‘’Cristal Swan’’ Yönetmen Darya Zhuk (Belarus) Bu aralar izleme listem oldukça uzun.

 

10.En son kullandığınız teknoloji, harika bir uygulama yada sinemaya giren yeni uygulamalar var mı ? Sinema sektöründeki teknolojik gelişmeler sizce hızlımı ve yeterli mi? Teknolojik gelişmelerle ilginiz nedir, kullandığınız en son uygulama hangisi?

Sinema da kullanılan birçok teknoloji App’ler ve programlar aracılığıyla günlük hayatımıza girdi. Eskisi gibi o kadar uzak ve karmaşık bir durum değil artık.

11.Eminim ki hepimiz gibi sizinde hayal edipte gerçekleştiremediğiniz projeniz vardir? !!!! Var midir, yoksa yok mu? Bizlerle hayaller ve gerçeklerinizi paylaşır mısınız? Gençlikte ki hayalleriniz de bir silikon vadisi, bir Hollywood oldu mu hiç….

Kardeşlerden önce rafa kaldırdığımız ‘’Benim Adım Nino’’ var kendi doğru zamanını bekliyor. Aslında size bir sır vereyim, bundan sonra çekeceğim ilk filmim henüz gerçekleştiremediğim projem. Ayrıca daha önce bazı projelerde yurt dışında çekim yaptım. Başka bir mimariye ve gökyüzüne yönetmen olarak bakmak güzel. Yine olur güzel olur..

 

12.Türkiye’nin en tarz kişilerinden birisiniz, giyim tarzınızı kendiniz mi belirliyorsunuz ?

Daha önce kendimle ilgili hiç böyle bir şey duymadım ama böyle bir  durum varsa benim için tehlikeli 🙂 Tabi ki kendim alışveriş yapıyorum.

13.Yönetmenler çoğu zaman kamera önünde olmaktan rahatsız görünürler, gerçekten öyle midir? Yada siz?

Korku denilebilir mi bilmiyorum ama dünyanın ve insanların oradan nasıl göründüğünü biliyor olmakla ilgili olabilir. Dünyada kamera önünde olan birçok yönetmen ve bir çok güzel film de var.

 

14.Ayrıca kendisi hiç birimizi kırmadan bütün sorulara cevap vermeye çalıştığı için, burada sorularına cevap almış tüm arkadaşlarımıza 100 ZPara Ödülü Geliyor…… GENÇLER SORUYOR:

Mustafa: İlk elinize ne zaman bir kamera aldınız? 

Şanslıydım. Orta okul yıllarında bir Video 8 Kameram oldu.

 

Nazgul: Seviyesiz esprilerle dolu filmlerin yapılmasına ve büyük ilgi görmesine yorumunuz nedir? Sinemanın insan hayatına ve insanlığa katkısı nedir? Veya sinemanın insana katkısı olmalı mı? Sizin yaptığınız işlerde motivasyonunuz nedir? Özel bir hedefiniz, amacınız var mı? 

Çeşitliliğe hiç itirazım yok. Sadece sinema diyemem ama sanat insanı özgürleştirir ve insanlaştırır.

 

Veeeeee Sevgili Popzingo Ailesi bir sonraki röportajımızda görüşmek üzere sağlıcakla kalın…..

8
like
6
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
9 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
9 Yorum yazarları
Muhammet YiğitCan kayaturuncumavimustafaÇalı Kuşu Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Muhammet Yiğit
Üye

Röportaj buna denir.

Can kaya
Üye

Güzel bi röportaj olmuş

turuncumavi
Üye

Harika bir röportaj olmuş Ellerinizle sağlık

mustafa

Çok sıcak ve samimi bir röportaj olmuş. Teşekkürler sormuş olduğumuz sorulara da sıcak ve samimi cevaplar vermiş.

Çalı Kuşu
Yazar

Emeği geçen herkese teşekkürlerimi arz ederim.Başarılı bir röportaj olduğu kadar bilgilendirici olmasıyla da profesyonel.