Öncelikle size psikolojik bir hastalık olan sosyopatlık hakkında biraz bilgi vereyim;

“Sosyopatlık zannedilenin aksine bir akıl hastalığı değildir. Genelde aşk, suçluluk, utanç ya da pişmanlık gibi sosyal duyguların eksikliğiyle karakterize edilen psikolojik bir bozukluktur. Sosyopat kişiler, ahlaki sorumlulukların ve vicdan duygusunun eksikliğini çeker. Sosyopatlar, çevresindekileri etkileme ve manipüle etme konusunda uzmandır. Yaptıkları ve anlattıkları şeylerin inandırıcı kılarlar. İstediklerine ulaşma yolunda karşılarındakini manipüle etmekten çekinmezler ve bu yol açacağı zararları önemsemezler. Sosyopatların kurbanlarına soğuk kanlı şekilde yaklaşabilmeleri, ahlaki değerlerden yoksunlukları sayesinde olur.” -alıntıdır.

Biraz tanıdık geliyor değil mi?

Hatta bu tanıma uyan bir çok insan görüyoruz çevremizde. Bazen çok yakın arkadaşlarımız bu tanıma uyuyor bazen ise bu tanıma uyan kişi kendimiz oluyor. Neden böyle bir durum var hiç merak ediyor musunuz veya bundan yıllar önceleri insanlarda bu rahatsızlık yaygın mıydı ?

Eğer neden böyle bir durum var merak ediyorsanız şunu şöyle açıklıyayım. 20. yüzyılın sonlarına doğru hayatlarımıza harika ve inanılmaz cihazlar girdi. Bu cihazlar öyle cihazlardı ki neredeyse her işimizi onlarla yapabilir hale geldik. Bilimin sınırlarını bu cihazlar sayesinde zorlayabildik. Hatta bir çok insanı bu cihazlar ve internet sayesinde keşfettik. Yeri geldiğinde bu cihazlarla bankacılık işlemlerimizi daha kolay hale getirebildik.

Harika özellikler değil mi?

Ancak unutmayın karşılıksız hiç bir fayda yoktur. Çünkü biz bu aletler sayesinde sosyalleştiğimizi zannederek asosyalleştik. Cihazların kontrolü ele geçirmesine izin vererek duygularımızı yitirdik. Bunlar başımıza gelen en az derece de kötü olan şeyler. İnsanlar bu cihazları hırsızlık için kullandı.  Ve daha nice şeyler için kullandı. İnternet bir bıçak gibidir aslında. Bıçakla ekmek kesebilir veya meyve ve sebze doğrayabilirsiniz. Ancak günümüzde bu harika faydaları olan alet aynı zamanda gasp ve cinayet için kullanılıyor. İnternetin kötü yanları da bu örnek gibi ancak daha büyük.

İnternetteki toplam veri büyüklüğü yaklaşık 25 petabayt  yani 25600TB boyutunda. Ve bu verilerin %50-%60 lık kısmını çocuk pornografisi oluşturuyor.

Korkunç değil mi? Masum faydalı gördüğümüz internetin yarısından çoğu çocuk pornografisinden oluşuyor. Ve bu içeriği bir kaç pedofili hastası sırf suç olsun diye paylaşmıyor. Çok büyük bir talep gördüğü için bu vahşet ve istismar videoları paylaşılıyor. Google’nın arama verilerine bakarsanız kendi yaşadığınız şehirde bile çocuk pornografisini aratan yüzlerce insan bulabilirsiniz. Sosyopatların sayısı çoğalıyor. İster inanın ister inanmayın dünya zerre kadar masum bir yer değil. Ve bunun suçu internette veya cihazlarda değil tek suçlu biziz yani insanlar.

Bıçak tek başına bir insanı öldüremez.

Bir insana ihtiyaç duyar. Ben o insanlar gibi değilim demeyin. Eğer bu duyarsızlık devam ederse siz de o sosyopatlardan biri olacaksınız. Abarttığımı düşünüyorsanız bilgisayar oyunlarına filmlere dikkatlice bakın. İnsan öldürmek çok basit gösteriliyor. Evet fiziksel olarak bir insanı tabancayla öldürmek basit olabilir ama psikolojik olarak bir kıyamettir. Buna örnek olarak 1995 de Şırnak’ta askerlik yapmış bir abiden dinlediğim bir olayı sizinle paylaşayım;

Karşımdaki  terörist canıma vatanıma kasteden bir düşmandı. Ona ateş ettim yere yığıldı. Ayağa kalkıp karşılık vermesini bekledim. Çünkü lisedeyken kavga ettiğimde karşımdakine ne kadar yumruk atarsam atayım kalkıp bana karşılık verirdi. Ama o gün sadece tetiği çekerek o teröristi öldürmüştüm öylece yığıldı. Evet birini öldürmek çok kolay ve beni de bu kadar kolay olması korkutmuştu.”

Bunu anlatan mavi bereli komando bir asker. Ama filmlerde gördüğümüz kadarıyla karşımızdaki insan canımızı sıkarsa onu hemen öldürebiliyoruz. Oyunlardan gördüğümüz kadarıyla hoşumuza giden bir arabayı kolayca çalabiliyoruz. Ve farketmiyoruz ama filmlerde gördüğümüz bu şeyleri artık gerçek hayatta da basitçe görebiliyoruz. Tecrübeli bir asker bir teröristi öldürürken bile ona acımasına rağmen artık normal yaşantımızda en ufak tartışmaların cinayetle sonuçlandığını görebiliyoruz. Ve burada “İyi de ben hiç böyle  bir insan değilim ki” diyorsanız yanılıyorsunuz. Eğer bu sosyopatlıklara duyarsızlık gösteriyorsanız emin olun bu tarz olaylar gittikçe size daha normal gelecek ve siz de bir sosyopat adayı olacaksınız.

Çünkü unutmayın hiçbir suç tek taraflı değildir bir suç işleniyorsa ortamın duyarsızlığından kaynaklanır.

6
like
3
love
1
haha
1
wow
2
sad
0
angry
13 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
13 Yorum yazarları
Melisa AvciReha Karakayayellowredİlkay BozkuşMurat Siyli Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çalı Kuşu
Yazar

Yazılarınızı istikrarlı takip eden biri olarak gerçekten de toplumsal duyarlılığa çağrı yapmak için, sosyolojik ve psikolojik uyanma girişimli donanımlı yazılar üretmek için kalem oynatan güçlü nadir yazarlarımızdansınız. Özellikle bu yazınız çok kapsamlı. Bir kelimeyle bir çok şeyi arz edebilme sanatı adeta. Öte yandan etrafımızda konuşup tartışacağımız aynı duyguları paylaşabileceğimiz birilerinin varlığını bulamamamız bir sosyopatlıksa bizde dahiliz efendim. Emeğinize sağlık.

Sinan
Yönetici

Okurken ‘harbiden ben’ dedim. Emeğine sağlık

Melisa Avci
Yazar

Okurken insan reddetmek istesede bariz şekilde sosyopatiz. Belki biraz hafif ama sosyopat olmayan insan yok .

Reha Karakaya
Yazar

İçinde bazı kısımlar beni anımsatıyor..

yellowred
Yazar

beni anlatmış resmen