“The Hobbit”, J.R.R Tolkien’in Orta Dünya ile ilgili yayınlanmış ilk eseridir. Tam adı “The Hobbit, There And Back Again” olan kitabın Türkçe baskısı “Hobbit, Oradaydık Ve Şimdi Buradayız” adıyla yayınlanmıştır. 1937 yılında İngiltere’de yayınlanmasından sonra 1954-1955 yıllarında Yüzüklerin Efendisi kitabı yayınlandı.

Kitabın Teması

Bilbo Baggins adlı hobbit, evinin avlusunda piposunu tüttürürken bir gün Gandalf adında bir büyücü onu ziyarete gelir. Uzun bir konuşmadan sonra, Bilbo birkaç kez ve farklı anlamlarda “Günaydın” ifadesini kullanınca kendini bocalamış hisseder. Gandalf’ı çaya davet eder ve son bir “Günaydın” ile küçük evine girer. Gandalf Bilbo’nun evinin kapısına gizli işaretler çizer. Çizdiği işaretlerle “hırsız iyi bir iş arıyor, bol heyecan ve makul bir ödül istiyor” yazar.

13 cüce – Thorin, Óin, Glóin, Dwalin, Balin, Bifur, Bofur, Bombur, Kíli, Fíli, Dori, Nori, Ori – Bilbo’nun evine gelir, emrivaki bir şekilde misafir olurlar; hazine avı planları hakkında heyecanlı bir tartışmanın içine girerler. Dağılan ortalığı toparladıktan sonra bir harita çıkarılır. Gandalf Bilbo’yu hırsızlık işi için kabul eder. 13 cüce ve bir de hobbitten oluşan grubun görevi, dağdaki gizli geçidi kullanarak, Erebor şehrinin bulunduğu Yalnız Dağ’ı cücelerin ellerinden alan ejderha Smaug’u öldürüp dağı ve şehri yeniden ele geçirerek şehrin salonlarındaki hazineleri bölüşmek.

Ertesi sabah, biraz fazla uyuduğu için yolculuğun başını kaçıran Bilbo, cücelere yetişerek beraber yola devam ederler. Yolda üç trol tarafından neredeyse yenmek üzerelerken Gandalf trolleri dalgınlığa getirerek gece boyunca orada durmalarını sağladı. Şafağın ilk ışığı üzerlerine düşen troller birden taşa dönüşüverdiler. (Hobbit – Beklenmedik Yolculuk filminde taşa dönüşen troller Yüzüklerin Efendisi filmlerinin bir sahnesinde de taşlaşmış halleriyle görünüyorlar.) Taşlaşan trollerin mağarasında cüce kafilesi birkaç kılıç bulur. Bilbo, orclar (goblinler) yaklaşınca mavi mavi parlayan Sting adlı küçük kılıcı alır. Mağaradan sonra kafile, elflerin misafirperverliğinde güzel zaman geçirdikleri Rivendell’e ve oradan da doğuya, Dumanlı Dağlar’a doğru ilerliyorlar.

Cüce kafilesi yolda ilerlerken goblinler tarafından pusuya düşürülüp dağın içindeki goblin şehrine götürülürler. Şehirden kaçarlarken Bilbo yolunu kaybederek cücelerden ayrılır. Goblinlerin elinden kaçtıktan sonra karanlık bir yerde yalnız kalan Bilbo, bir mağara geçidinde yerde yüzük bulur, cebine koyar. Derken kendini bir yeraltı gölünün kıyısında bulur. Gollum, teknesinin içinde sessizce suda ilerlerken Bilbo ile bilmece oyunu oynarlar. Bilbo kazanırsa Gollum çıkış yolunu gösterecek, ancak Gollum kazanırsa Bilbo’yu yiyecek.

İki tarafın da cevaplarını bildiği birkaç bilmeceden sonra, Bilbo sormak için yeni bilmece bulmakta zorlanır. O esnada cebine dokunmaktadır, birden yüksek sesle sorar; “cebimde ne var?Gollum bunun bir bilmece olduğunu zanneder. Oyunun kurallarına uymasa da üç cevap hakkı ister. Üç tahmini de tutmayınca Bilbo ödülünü ister. Gollum yolu göstermeyi reddeder ve gölün içinde üzerinde yaşadığı minik adaya doğru teknesiyle gider. Kısa bir arayıştan sonra yüksek sesle “Nerede! Kıymetlim nerede!” der. Bilbobilmiyorum ve umurumda da değil, yalnızca buradan çıkmak istiyorum” yanıtını verir.

Gollum şüphelenir, teknesine binerek Bilbo’nun olduğu yere ilerler. Verdiği söze ihanet ederek Bilbo’yu öldürmek için kullanabileceği tek silahı, taktığında onu görünmez yapan yüzüğünü bulamıyordu. Öfke içerisinde, Bilbo’nun sorusunun cevabını bulmuştu. Bilbo hayatının tehlikede olduğunu fark eder, zifiri siyah tünellerin oluşturduğu bu labirentten kaçar. Gollum arkasından kovalamaya başlar. Bilbo kaçarken tökezler, o anda yüzük parmağına geçiverir. Kendisini takip eden Gollum’dan kaçma şansının kalmadığını düşünmektedir, olduğu yerde kalır ve kaderiyle yüzleşmeye karar verir. Gollum, Bilbo’nun bulunduğu yere gelse de onu göremez. Bilbo o anda yüzüğün görünmez yaptığını anlar. Karanlık tünellerden tek çıkış yolunu Gollum’un kapatmasına rağmen, Bilbo görünmezlikten de faydalanarak kaçmayı başarır, cücelere tekrar katılmak üzere yol alır.

Dumanlı Dağlar’dan iniş yolunda giderlerken warglarla (kurtlarla) karşılaşan cüce kafilesi ağaçlara tırmanarak hayatta kalırlar ve kartallar tarafından kurtarılırlar. Ardından ayı şekline bürünebilen Beorn adlı bir şekil değiştiren ile tanışırlar. Yoldan ayrılarak Beorn’nun evinde birkaç gün istirahat ederler. Orada Gandalf cücelerden ayrılarak başka bir yola gider. Cüceler ise büyük Mirkwood ormanı boyunca giderler. Erzakları tükenme noktasındadır. Gandalf onları ormandaki patikadan ayrılmamaları konusunda uyarmıştı. Ancak cüceler bir yerlerde ateş yakılıp şarkı söylendiğini görünce, orman elflerinden yiyecek istemek için umutsuzca patikadan ayrılırlar.

Yolu kaybederler. Dev örümcekler tarafından yakalanırlar. Bilbo görünmezliği kullanarak birçok örümceği öldürür, cüceleri kurtarır. Talihsiz cücelerin başı dertten kurtulamaz. Örümceklerden kurtulduktan sonra elflere yakalanıp zindana atılırlar. Bilbo yüzüğü kullanarak yakalanmaktan kurtulmuştur. Elf kralının sarayına görünmeden girer, cüceleri zindandan çıkarır, hepsi fıçıların içine girip kendilerini nehre atarak kaçmayı başarırlar.

Göl kasabasında kısa bir süre durduktan sonra, hazine avcıları Yalnız Dağ’a doğru ilerlemeye devam ederler. Dağa ulaşırlar ulaşmasına fakat gizli kapıyı bulamazlar. Umutsuzca bir uçurumun kenarında otururlar. Derken bir ardıç kuşunun bir taşa vurduğunu duyarlar. Bilbo Durin Günü’nün son ışıklarını görmek için tam zamanında bakmıştır. Cücelerin elinde bulunan haritada ay yazılarıyla (run yazıları) yazılarak anlatılmış olan gizli kapı, uçurumun kenarında parlamaktadır. Kapıyı açarlar, Bilbo’yu Smaug ile karşılaşması için dağın içine gönderirler.

Göl kasabasının cücelere yardım ettiğini öğrenen Smaug, kasabayı yok etmek için yola koyulur. Ancak, gizli kapının önünde taşa vuran ardıç kuşu sıradan bir kuş değildir. Kuş, Göl kasabası halkıyla iletişim kurabilen eski bir ırkın mensubudur. Bilbo’nun cücelere söylediklerini duymuştur. Bilbo, Smaug’un karnında bir yara olduğunu, onu öldürmek için o yaranın kullanılabileceğini söylemişti. Ardıç kuşu bu bilgiyi Okçu Bard’a taşıdı. Bard, o yaraya isabet ettirdiği tek bir okla Smaug’u öldürmüştü. Böylece cüceler Dağ Altı’ndaki hazineleri ele geçirmişti.

Göl kasabasının halkı cücelerden hak talebinde bulunmak için dağa varırlar. Dağdaki hazinede geçmişten kalan haklarının olduğunu, ayrıca ejderhanın kasabaya saldırarak verdiği zarar oranında bir tazminat verilmesini isterler. Kendileri gibi dağdaki hazineden geçmişten kalan hakları olduğunu iddia eden elflere katılırlar. Cüceler tüm istekleri reddederler, insanlar ve elflere karşı konumlarını güçlendirebilmek için kuzeydeki akrabalarını yardım için çağırırlar. Savaşı önleyebilecek bir sebep ortada kalmamıştır.

O sırada Bilbo, pazarlığı çözüp savaşı durdurmak adına yüzüğü takarak cücelerin en değerli taşı olan Arken Taşı’nı çalar. Thorin her türlü barış çağrısını reddeder. Savaş başlamak üzeredir. Yalnız Dağ’da insanlar, elfler ve cücelere ait üç ordu, Dumanlı Dağlar’dan gelen goblinlerin ve wargların saldırısına karşı birlikte hareket etmek zorunda kalır. Beş Ordunun Savaşı adlı acı bir savaş patlak verir. Ağır kayıplara rağmen elfler, insanlar ve cüceler galip gelir. Hazine paylaştırılır. Kendine düşen payın hepsini eve götüremeyeceğini fark eden Bilbo, kendisini varlıklı bir hale getirmeye yetecek kadar bir miktar alır. Eve döndükten sonra, yüzüğün tehlikeli doğasından habersiz mutlu mesut yaşamına devam eder.

Romanın Ortaya Çıkışı

1920’lerin sonlarında Pembroke Koleji’nde Anglo-Sakson Profesörü iken, okul belgelerini imzalarken, kağıtların birinin arkasına “toprağın içinde bir oyukta, bir hobbit yaşardı” yazmasıyla Hobbit eserine başlamıştı. Uzun bir süre hikayesine devam etmedi. Yalnızca hikayenin geçtiği coğrafyayı gösteren Thror’un haritasını çizmişti. 1930’ların başında tamamlamış olduğu hikayeyi Cherwell Edge’in hasta rahip annesine ödünç vermişti. Sir Stanley Unwin’in 10 yaşındaki oğlu Rayner Unwin hikayeyi görüp coşkulu bir inceleme yazmıştı.

Tolkien Legendarium’unda (Orta Dünya ile ilgili yazdıkları eserlerin tümüne verilen ad) karakterleri ve yerleri anlatır, belirgin şekilde tasvir eder. Özellike Alman efsanelerinden Elrond ve Gondolin’den bahseder. Ancak Hobbit’te yaşananlar Silmarillion (Orta Dünya’nın birinci çağında yaşananları anlattığı eser) ile aynı evrende geçmektedir. Hobbit hem Orta Dünya’nın bir tanıtımı niteliğindedir, hem de Silmarillion’da ve Yüzüklerin Efendisi’nde yaşanan olaylar arasındaki bağlantıyı sağlamaktadır.

Bir masal olsa da, kitap çok karmaşık ve çok yönlüdür. İskandinav mitolojisi kaynaklı birçok isim ve kelime içerir. Aynı zamanda Beowulf destanından ana tema öğeleri bulunur. Tolkien eserinde Anglo-Saxon’ların Run yazılarını kullanarak takvim ve ay evreleri hakkında bilgi verir, detaylı coğrafi betimlemeler yapar. Sonunda bu masal destansı bir hal alır.

Londra’dak George Allen & Unwin şirketi Hobbit’in ilk baskısını 1937 yılında yayınladı. Tolkien eserini birçok siyah beyaz çizimlerle resimlendirmiştir. Orijinal baskı 1500 adet basıldı ve hakkında yazılmış olan coşkulu inceleme sayesinde 3 ayda tükendi. Amerikalı Houghton Mifflin 1938’in başlarında kitabın Amerikan baskısını hazırladı. Allen & Unwin 1937’nin sonlarında yayınlanan ikinci baskıda renkli illüstrasyonları birleştirmeye karar verdi. Kitabın popülaritesine rağmen, savaş zamanının şartları yayıncıyı ilk baskının kalan son iki yazımında küçük run yazılarını yazma konusunda zorladı.

Tolkien Hobbit’te Bilbo ile Gollum arasındaki ilişkiyi, Yüzüklerin Efendisi kitabı ile uyumu sağlama adına büyük ölçüde revize etti. Bu revize edilmiş metin ikinci baskı oldu ve 1951 yılında hem İngiltere hem ABD baskısı olarak yayınlandı. 1966’daki üçüncü baskıda ve 1978’deki dördüncü baskıda da küçük düzeltmeler görüldü. Sık sık yeni İngilizce baskıları çıkan Hobbit kitabı, yaşına rağmen, her biri farklı bir yayıncı tarafından basılan en az 50 baskı görmüştür. Sonraki baskılar kapak tarzı, boyut, şekil yönünden farklı olsa metin olarak Allen&Unwin baskısına uygundur.

Hobbit’in “Çocuklar İçin Bir Dünya” adlı ilk edebi incelemesi 1937 yılında C.S. Lewis tarafından basılmıştır. Hakkındaki eleştiri yazıları için iki kitap önerilebilir: Anne Carroll Moore’un 1939’da yayınlanan “Çocuk Kitaplarının İncelemesi ve Eleştirisi” adlı kitabı ile Helen E. Haines’in 1942’de yayınlanan “Bir Romanda Ne Vardır” adlı kitabı.

Uyarlamalar

Hobbit’in birçok alanda uyarlamaları yapıldı. BBC Radio 4, 1968’de Hobbit’in radyo dramasını yayınladı. Brobdingnagian Bards ve Enya tarafından Hobbit için şarkılar yapıldı. Led Zeppelin’in “Misty Mountain Hop” ve “Ramble On” adlı parçaları Tolkien’in gizemli dünyasından izler taşır. Leonard Nimoy’un (Mr. Spock karakteriyle bildiğimiz sanatçı) “The Ballad of Bilbo Baggins” adlı şarkısı Hobbit’in ana temasını anlatır. 2000’li yılların başında Yüzüklerin Efendisi filmleri yeni çıktığında bu şarkının klibi internet dünyasında küçük çaplı bir fenomen haline gelmişti.

1974’te Argo Records Hobbit’in ses uyarlamasını yaptı. Nicol Williamson kitaptaki tüm karakterleri seslendirmiştir. Williamson orijinal baskıda yer alan “dedi, söyledi” gibi ifadeleri çıkararak daha kısaltılmış bir uyarlama yaptı. Kimin konuştuğunu belli etmek ses karakteristiğini öne çıkardı. Bu sayede akışı hızlandırarak seyirciyi hikayenin içinde hissettirmeyi başarmıştı.

Hikayenin animasyon versiyonu 1977 yılında ABD’de televizyon filmi olarak gösterime girdi.

1985 yılında Sovyet Rusya’da televizyonda Hobbit’in canlı bir oyunu sergilendi.

David T. Wenzel 1989 yılında Hobbit’in grafik roman versiyonunu yayınladı. (Grafik roman, diğer adıyla resimli roman, çizgi romana benzer ancak edebi yönü daha ağırdır.)

Hobbit’in hikayesini baz alan resmi ya da gayrı resmi birçok bilgisayar ve video oyunları mevcuttur. Bu oyunların ilklerinden biri Hobbit adıyla 1982’de Beam Software tarafından geliştirilerek Melbourne House tarafından yayınlandı. ZX Spectrum, Commodore 64, Dragon 32 ve Oric gibi o dönemdeki birçok bilgisayarda oynanabilen bir oyundu. Yayıncıların yaptığı bir anlaşmayla, oyun, yanında romanın bir kopyasıyla birlikte satılıyordu.

2003 yılında Vivendi Universal Games; Windows, PlayStation 2, Xbox ve GameCube için Prelude to Lord Of The Rings adlı bir dövüş oyunu çıkardı. Oyun, Lord Of The Rings video oyunu için bir ön bölüm niteliğindedir. Aynı zamanda bu oyunların küçük çocuklar için üretilmiş, şiddet yönü daha az versiyonu da vardır. Benzer versiyonu Game Boy Advance tarafından da piyasaya sürülmüştür.

Yüzüklerin Efendisi filmlerinin yönetmeni Peter Jackson, Hobbit romanı ile Yüzüklerin Efendisi’nden birleştirici öğeler baz alarak üç bölümlük aksiyon filmi olan Hobbit’i çekti. Filmle ilgili fotoğraf çekimleri ise 2011-2012 yıllarında gerçekleştirildi.

Hobbit üç bölüm halinde yayınlanmıştır:

1- Hobbit – Beklenmedik Yolculuk (An Unexpected Journey) – 14 Aralık 2012

2- Hobbit – Smaug’un Çorak Toprakları (The Desolation Of Smaug) – 13 Aralık 2013

3- Hobbit – Beş Ordunun Savaşı (The Battle Of The Five Armies) – 17 Aralık 2014

Kaynak

10
like
4
love
1
haha
1
wow
0
sad
0
angry
11 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
9 Yorum yazarları
Kerem özdemirReha KarakayaMelisa Avciyellowredmuhammetyigit Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
sila
Yazar

Hobbit’ i de izledim ancak yüzüklerin efendisi kadar sevdalı olduğum söylenemez bu seriye. Yüzüklerin efendisinin kitaplarını da okudum, filmdeki replikleri artık ezbere biliyorum. Hobbit’in asla kötü bir seri olduğunu düşünmüyorum ama büyük bir fark var :))

mustafa
Üye

Yüzüklerin efendisini kaç defa izledim bilmem kitabını okudum. Ama nedense hobbit’ler beni bir türlü içine çekemedi. Her ne zaman filmini izleyeyim desem sıkılıp kapattım.

Kerem özdemir
Üye

Emeğinize sağlık

Kerem özdemir
Üye

Güzel olmuş

Reha Karakaya
Yazar

Filmlerini izledim ancak kitaplarını okumadım.