Uçan robotların yeni türü olan RoboFly çok küçük ve çok hafif. Yalnızca bir kürdan ağırlığındalar. Parmağınıza konabilecek kadar da küçükler. Bu küçük pırpırlar serbest uçuş yapabiliyorlar ve lazerlerle güçlendirildiler.

Küçük hava araçları genellikle bir güç kaynağı tarafından desteklenmek için fazla küçüktür ve uçmak için kendilerini destekleyen pillere belli bir mesafede durmak zorundadırlar. Ancak bu böcekler küçük hava araçlarının tasarımında ileriye doğru büyük bir atılım oldu.

Böceklerden ilham alınarak yapılan bu robotlara RoboFly (RoboSinek) adı verildi. Hayvan adaşları gibi kendilerini havada taşıyan bir çift şeffaf kanatla donatıldılar. Fakat önceki örneklerinden farklı olarak RoboFly’ı kontrol edecek ve ona enerji sağlayacak bir bağlantı kablosu yok. Bunun yerine RoboFly lazer ışığını elektrik enerjisine dönüştüren hafif bir yerleşik devre kullanarak havada süzülüyor.

RoboFly’ın mühendisleri, 23 Mayıs’ta Avustralya’da düzenlenen Uluslararası Robot ve Otomasyon Konferansı’nda robot teknolojisi hakkındaki keşiflerini sundular.

Hayvanların inanılmaz yetenekleri robotların tasarımlarına ilham veriyor. Vatozun yüzüş şekli, denizanasının deniz yüzeyinde durması, Galago maymununun zıplaması, hatta insanların koşması bile ilham alınarak yeniliklere imza atılıyor.

RoboFly’dan önce geliştirilen böcek robot RoboBee (RoboArı), havada durabiliyor, yere inebiliyor, havalanıyor ve enerji tasarrufu için uçuş esnasında bir yere konup durabiliyordu. Ancak RoboBee bir güç kaynağına ve kumandaya bağlıydı. RoboFly üzerinde lazer ışınlarını enerjiye çeviren bir güneş pili taşıması sayesinde özgürce uçabiliyor. Güneş pili yaklaşık 7 volt elektrik üretiyor. Kalkış esnasında esnek yerleşik devre bunu 240 volta yükseltiyor. Bu arada, RoboFly üzerinde bulunan bir mikro-denetleyici, beyin görevi görüyor ve titreşim göndererek kanat çırpmayı gerçekleştiriyor. Lazer ışıkları güneş paneline yansıyarak RoboFly’a uçuş gücü sağlıyor.

RoboFly üzerindeki güneş paneli enerjiyi depolamıyor. Robotun kalkışı için gerekli gücü üretmek için devrenin sabit lazerin menzili içinde olması gerekiyor. Pil lazerin enerji üretebildiği yere kadar dayanıyor.

Büyük hava dronelarından farklı olarak RoboFly gibi küçük, yüksek manevra kabiliyetli robotlar kolayca küçük çaplı deliklerden geçebilir. Mühendisler ileride bu küçük robotların sineklerden alınan ilhamla daha fazla geliştirilerek koku takip etme görevinde kullanılabileceğini söylüyor.

Washington Üniversitesi Mekanik Mühendislik Bölümünde asistan profesörlük yapan Sawyer Fuller, “metan sızıntılarını bulan bir sinek robot yapmak isterdim. Onlardan bir çanta dolusu alabilirsiniz. Dışarı bıraktığınızda borulardan sızan kokuları takip edecekler. Bu robotlar sızıntı bulmayı kolaylaştırabilirse, sera gazı yayılımını düşürebiliriz” diyor.

13
like
2
love
1
haha
6
wow
0
sad
0
angry
16 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
15 Yorum yazarları
Hamza AslanMustafa UcaHüseyin AtakKara penceMuhammet Yiğit Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
bilge
Yazar

Bakalım daha neler göreceğiz ????

EMIN ALTINTAS
Yazar

Buna kamera da takarlar yakında madem o denli küçük büyük iş görür ???? Abd hükümeti bu olaya el atar yakında ????

demir.demirgil
Üye

Tam bir Black Mirror’da görmelik, distopik bir tarzı var gibi

sila
Yazar

Ben bir de RoboBee’yi okumuştum, Harvard tarafından geliştiriliyordu o da. Robofly’dan farklı olarak yüzebiliyormuş. Pek yakında çok daha iyi hale getireceklerdir. Eline sağlık 🙂

soner
Üye

mükemmel