Blog yazarken ve yazdıklarımı düzeltirken nelere dikkat etmem gerektiği konusunda internet üzerinde derinlemesine bir araştırma yaptım. Google amca sağ olsun, önüme zengin bir bilgi dağarcığı getirdi. Ulaştığım bilgileri kişisel deneyimler eşliğinde yorumlayarak sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Yazım Kuralları

Yazı işiyle uğraşan ve belirli bir seviyede okuma alışkanlığı olan insanlar yazım kuralları konusunda çok hassas oluyorlar. Nokta ve virgüllerin yerli yerinde olması, küçük büyük harf kullanımlarının doğru olması, “de”, “da”, “ki” gibi eklerin gerektiğinde birleşik, gerektiğinde ayrı yazılması okuyanları en az içerik kadar etkiliyor. Hatta sözcükler arasında fazladan bırakılan bir boşluk bile okumak ve yazmakla uğraşan insanların gözüne hemen batıyor. Fazladan boşlukları bulmak için word’de ctrl+f yapıp açılan pencerenin içinde iki kez boşluk tuşuna basmak yeterli oluyor.

Son Okuma

Yazıyı yazıp tamamladıktan sonra, mutlaka en az bir kez okumak, yazım yanlışlarını, düşük cümleleri, anlatım bozukluklarını bulup düzeltmek gerekiyor. Yazılarımı yayınladıktan sonra da bir kez okuma gibi bir alışkanlığım var. O aşamada da çeşitli hatalar bulup düzelttiğim oluyor. Bazen belirli bir yazınızı 5 kez okusanız da gözünüzden kaçan yazım yanlışları olabiliyor. Sıfır hata peşinde olanlar için yazıyı son cümleden başlayarak başa doğru okumak da tavsiye ediliyor. Böylece yazıya farklı bir bakış açısıyla yaklaşılmış olunduğundan gözden kaçan hataları yakalamak mümkün oluyor.

Sesli Okuma

Editörlerin ağız birliği etmişcesine tavsiye ettikleri yöntem yazılarınızı yüksek sesle okumak. Yüksek sesle okunduğunda yazıdaki imla hataları daha kolay bulunduğu gibi, lafı nerede uzattığınızı da görebiliyorsunuz. Bu işlem için cep telefonumda ZenTTS Android uygulamasını kullanıyorum. Türkçe desteği gayet iyi olan ücretsiz bir uygulama.

Gereksiz Sıfat ve Zarf Kullanımından Kaçınma

Sıfat ve zarf kullanımı yazılarınızı zenginleştiriyormuş gibi görünse de bunların kullanımında aşırıya kaçılması okumayı güçleştiriyor. Cümleler uzadıkça yazıda verilmek istenen mesajın takibi zorlaşıyor. Dolayısıyla edebi görünme kaygısıyla bolca sıfat ve zarfla süslenmiş uzun cümleler yazmaktan kaçınmak gerekiyor.

Gereksiz Virgül Kullanılmaması

Virgül, yazanın ve okuyanın işini kolaylaştıran müthiş bir buluş. Yerli yerinde kullanıldığında cümlelerin okuyucu tarafından yanlış anlaşılmasını önlüyor, okura okuma etkinliği sırasında adeta rehberlik ediyor. Öte yandan cümle içinde kullanılan her virgül okur açısından bir tür duraksama hali yarattığından, kullandığımız her virgülün gerekli olup olmadığını sorgulamamız gerekiyor. Virgülün gerekli olduğundan emin değilsek tercihi kullanmamak yönünde yapmak daha doğru olacaktır.

Metin Editörlerinin Etkin Kullanımı

Metin editörleri hatalı sözcüklerimizin altını kırmızı ile çizerek bize bir hata yapmış olabileceğimizin işaretini veriyor. Verilen bu işaretlere kayıtsız kalmamak önemli. Elbette otomatik kurallar uyarınca işleyen metin editörleri her zaman doğruyu söylemiyor. Yazdığımızın doğru olduğundan eminsek kırmızı çizgileri görmezden gelebiliriz.

cup-of-coffee-1280537_1920.jpg

Şimdiki Zamanda Kalmak

Bu tavsiye öykü, roman gibi kurgusal metinler için geçerli. Geçmişte olan olayların anlatımı okuru o anda yaşanan olaylar kadar etkilemiyor. O anda yaşanan olayların aktarımı okuru daha diri tutuyor ve ilgisini çekiyor. Kurgu içinde çok gerekli değilse geri dönüşlere başvurmamak tavsiye ediliyor.

Söylemeyip Göstermek

İngilizcede “Don’t Tell, Show” olarak ifade edilen altın kural uyarınca, özellikle kurgu eserlerde, okurlara verilecek mesajın tanımlamalar yoluyla değil eylemler aracılığıyla aktarılması daha etkili oluyor. Öykü karakterinin cesur olduğunu söylemek yerine örneğin onu cesaret gerektiren bir eylem içinde resmetmek öyküyü daha inandırıcı kılıyor. Böylesi bir anlatın yöntemi okurun hayal gücünü kullanmasına da olanak sağlıyor.

Diyalog Kullanımı

Özellikle kurgu eserlerde, diyalog kullanımı yarattığımız karakterleri tanımak konusunda bize çok yardımcı oluyor. Öykü karakterlerimizin özelliklerini birbirleriyle konuştuklarında daha iyi kavrayabiliyoruz.

Fazlalıkların Atılması

İster bir kurgu eser, isterse bir makale yazıyor olalım, metnimizin içinde sözü uzattığımız, okuyucuya değer katmayan bölümler olabiliyor. Yazdığımız her cümleye aşık olmayıp, yazdıklarımızdan bazılarını metnin içinden çıkarabilmemiz gerekiyor.

Metnin Demlenmeye Bırakılması

Özellikle çok önem verdiğimiz bir metni yazıp tamamladıktan sonra onu bir süre demlenmeye bırakmak, yazıya yabancılaşmamızı sağlıyor. Böylece dönüp birkaç hafta sonra metni yeniden okuduğumuzda yazdığımız anda bize çok cazip gelen bazı fikirlerin o kadar da cazip olmadığını anlayabiliyoruz. Ayrıca bazı yazım hatalarını ve anlatım bozukluklarını da metinden uzaklaştıktan sonra daha iyi yakalayabiliyoruz.

Yazdıklarınızı düzeltmek konusunda yararlandığınız ilave yöntemler varsa yorum bölümünde paylaşabilirsiniz.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

17
like
3
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
16 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
15 Yorum yazarları
yellowredVedat YılmazÇalı Kuşuresmiye karReha Karakaya Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Zavorko
Üye

Bende birşeyler yazmak istiyorum.verdiğin bilgiler çok önemli teşekkürler

Sevdasevda
Üye

Başarılı bir içerik, Dilimizi her anlamda doğru kullanmak önemli

hilal
Üye

Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık dikkat edeceğim unsurlar olacak özellikle de da kısmında.

Triskacocu
Yazar

Bilgiler ve araştırmanız için teşekkürler..

salla gitsin
Üye

güzel tavsiye