Merhaba arkadaşlar. Sürükleyici bir distopya kitabıyla geldim.  Gayet güzel bir seriye benziyor. İlk kitabını sevdim.

İnsanların rütbelerle sınırlandırıldığı bir dünya var kitapta. Girilen sınav sonrasında rütbe asla değiştirilemiyor. Çok acımasız bir dünya. Aldığın rütbeye göre işin, evin, ailen belirleniyor resmen. Her şeye gençken girdiğin tek bir sınav karar veriyor ve bu çok adaletsiz.

Kitty de 3 rütbesini kazanıyor ama bu kötü. Ömrü boyunca kanalizasyon temizlemek zorunda. Kitty bunu yapmak istemediği için kaçıyor ve kolayca para kazanacağı ama pis iş olan yere gidiyor. Orada yanına devletin başkanı gelip ona bir şey teklif ediyor. Eğer kabul ederse sadece başkanın ailesinin alabileceği rütbeye sahip olacak. Çok az zamanı var ve Kitty de kabul etmek zorunda kalıyor. Kitty’yi seçmelerinin sebebi göz rengi.

Kitty, Lila Hart’a dönüştürülüyor. Estetik yapılıyor her yerine. Uyandığı zaman şoka uğruyor. Ne olacağını bilmeden sadece rütbe ve daha kaliteli bir yaşam için kabul ettiği şeyin başkasının hayatını yaşamak olduğunu öğrenince..

Lila öldürülmüş ve onun yapması gereken işler olduğundan aile tarafından bu sırrın saklanıp yerine insanları kandıracak birisini bulmaya çalışmışlar ama göz rengi uyan birini bulmak zor olmuş. Tabii  Kitty’yi bulunca planlarını hayata geçiriyorlar.

O kraliyet ailesinin çok kötü sırları var. Aile içinde kimse birbirini sevmiyor. Herkes birbirinin açığını kolluyor. Ayrıca Kitty’ye yaptıkları bu şey de çok ürkütücü bence. Başka birisinin hayatını çalıp ölen birinin hayatına zorluyorlar. Fikrini bile sormadan. Kapalı bir şekilde söylemişti başkan ona. Her ne kadar yaşayacağı hayat o dünyada gelinebilecek en yüksek rütbeye sahip olsa da kendi sevdiklerinden, kendi benliğinden kopmak çok kötü bir şey olmalı.

Kitty’ye bayağı eğitim veriyorlar. Lila’nın davranışları ve bildikleri hakkında. Lila sıradan birisi değil. Lila açıkça devletin yönetim biçimini sorguluyor ve bir sürü destekçisi var. Kitty’ye onun yaptığı yasaklı konuşmaları Lila’nın annesi Celia izletiyor. Onun amacı Lila’nın isyanını devam ettirmek ve insanları bilinçlendirmeye çalışmak. Bu yüzden başkandan gizli işler yürütüyorlar Kitty ile birlikte. Celia da çok garip bir kadındı ya 🙂

Kitty’nin umursadığı tek kişi erkek arkadaşı Benjy. Onu korumak için bütün bunları yapıyor ve göz yumuyor. Diğer yandan Lila’nın da nişanlısı var. Adı Knox. Knox da gizli işler yürütüyor ama yine de Kitty’ye en çok yardımı dokunan insan o.

Kitty böylece onların piyonu haline geliyor. Denileni yapmak zorunda. Eski hayatındaki insanlarla görüşemez ve kim olduğunu da unutması gerek. Ama Kitty benliğinden ve aşık olduğu adamdan kopmak istemiyor. Dışardan onların piyonu oluyor ama kaleyi içten fetheder gibi hareket edip benliğine sahip çıkıyor.

Kitty’nin başka birisinin yerine geçmesi, bedeninin değiştirilip tamamen bambaşka birisi olması çok kötü. Kitty uzun süre kendisini sorguladı. Benliğini kaybetmemeye çalıştı. Bir yandan da isyan hakkında bir şeyler öğrendi. Diğer yandan başkanın tehditleriyle uğraştı. Bayağı dolu dolu bir kitaptı. Macera, aksiyon çoktu sonlara doğru. Kitabı beğendim. Seriyi de bitireceğim bir gün 🙂

Kitabın sonunda beklediğim bir şey oldu. O olan şeyle birlikte olaylar başka bir boyut kazandı. Ailenin sırları bitmek bilmedi yani.

Kitabın başındaki ve sonundaki Kitty arasında çok fark var. Kitty kendisini geliştiriyor . bir sürü şey öğreniyor. Cesareti artıyor. Karakter gelişimi olan kitapları severim. Kitty en başlarda kendine çok güvensizdi ve kimsenin yardımını da istemiyordu. Sonlara doğru gelişti bence ve diğer kitaplarda daha iyi olur.

Knox ve Benjy hakkında çok şey demedim. Benjy çok zeki ve sınava girince bayağı yüksek rütbeye sahip oluyor. Kitty için her şeyden vazgeçecekti ama Kitty ona izin vermedi. Kendi hayatından vazgeçmesini istemedi. Başarılı olacağını biliyordu çünkü.

Knox da Kitty’ye yardım ediyor bayağı. Sırlarını biliyor. Onu da sevdim. Bence diğer kitaplarda Kitty ile sevgili olabilirler. Benjy’yi seviyor Kitty ama bazen kafası karıştı gibi. Benjy’yi o kadar da çok sevemedim sanki başka bir şey çıkacak gibiydi.

Augusta ve Daxton’dan nefret ettim. Yaptıkları şeylerin iyi olduğunu sanan ama aslında en büyük kötülüğü yapan insanlardı. Daxton dışlanan insanları öldürmekten zevk alan bir tipti. Augusta da her şeye karışan, hükmeden kötü bir kadındı.

Siz daha iyi bir yaşam fırsatı için herkesi kandırmayı göze alıp kendi hayatınızdan vazgeçer miydiniz?

Bu bakımdan düşündürücü bir kitaptı. Ayrıca ülkeyi yönetenlerin hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmadığı, çok daha sinsi ve iki yüzlü olduklarını gösteren bir kitaptı. Daxton ve gıcık annesinin yaptıkları pes dedirtti. Diğer yandan Knox ve Celia’nın sırları da öyle…

Kitabı distopya severlerin okumasını tavsiye ederim.

Kendinize iyi bakın 🙂 Kitaplarla kalın…

Aşağıdaki Alıntıları okumayı unutmayın 🙂

***ALINTILAR***

⚫Çoğunluğun iyiliği için ölmeyi kabul etmeyen birileri olabilir, değil mi? Hepimiz kahraman olamayız.
.
.
⚫Biz hiç tanışmasaydık, hatta sen hiç doğmamış bile olsaydın, seni hayatımın sonuna kadar nedensiz severdim.
.
.
⚫İnsanlar arasında eşitlik sağlanması için nedenler sunuyordu. Bir insanın hayatının tek bir sınavla belirlenmediği, hayatta istediğin kişi olabilme şansının devam ettiği, ne yapılması gerektiğinin söylenmediği, herkesin bir seçeneğinin, gerçek bir seçeneğinin olduğu zamanlardan bahsediyordu.
.
.
⚫Daha önce hiç satranç oynadın mı Kitty?”
“Pek sayılmaz.”

“Bir gün oynamalıyız. Bence hoşuna gidecektir. Aslında bu bir strateji oyunu. Güçlü taşlar arkada tek sıra halinde dururken zayıf taşlar yani piyonlar da saldırının şiddetini üstlenmek üzere öne sıralanır. Hareketlerinin kısıtlılığından ve savunmasız olmalarından dolayı çoğu insan onları küçümser ve yalnızca güçlü taşları korumak için kullanır. Fakat ben oynarken piyonlarımı korurum.”

“Neden? Eğer zayıflarsa, bunun mantığı ne?”

“Oyun başladığında zayıf olabilirler ama potansiyelleri dikkate değerdir. Çoğunlukla karşıdaki oyuncu tarafından ele geçirilir ve oyun bitene kadar tutsak olurlar. Fakat eğer dikkatli biriyse, gözlerini dört açar ve karşıdaki oyuncunun hareketlerini yakından takip eder ve bir de piyonlarının korursan, oyun tahtasının diğer ucuna ulaştıklarında ne olduğunu biliyor musun?

Başımı hayır anlamında salladım ve gülümsedi. “Piyonun Kraliçe(Şah) olur. İlerlemeye devam ettikleri ve imkansızlıkların üstesinden geldikleri için oyundaki en güçlü taş olurlar. Bunu sakın unutma, olur mu? Tek bir piyonun bütün oyunu değiştirme potansiyelini aklından çıkartma.”
.
.
⚫Tek istediğim buydu: kendimi ispat etmek… İkinci çocuk olmama rağmen yaşamayı hak ettiğimi kanıtlamak.
.
.
⚫Kimse geleceğinin kontrolünün başka birinde olmasını hak etmiyor.

2
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
1 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
1 Yorum yazarları
mustafa Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
mustafa
Üye

Teşekkürler