Alıntı yapmadan önce bir konuya değinmek istiyorum, Zapata köylü bir devrimci ve bilgisiz bir insandı.Hatta öyleki  Sovyet Rusya’ya atlarla gidip savaşta yardım edelim teklifinde bulunmuş fakat aradaki okyanusu nasıl geçeceğinden bir haberdi. İyi niyetli halkını düşünen bir insandı, bilgisiz oluşu onun ideolojisine ve fikirlerinden sapmasına sebebiyet vermedi, ne olursa olsun halkın ezilmemesini, eşit yaşam koşullarını istedi fakat maalesef başarılı olamadı ve 10 Nisan 1919’da hain bir planla yerel kapital güçler tarafından öldürüldü.Unutursak kalbimiz kurusun Zapata !…

“Diz çökerek yaşamaktansa, ayakta ölmek yeğdir.”- Bundan tam 99 yıl önce bugün, Meksikalı devrimci Emiliano Zapata hükümet güçleri tarafından öldürüldü. Eski yoldaşları ona ihanet etmiş, tuzağa düşürerek düşmanlarına teslim etmişlerdi. Fakat “Zapata” efsanesi asıl onun ölümüyle başladı. Köylüler onun ölmediğine inanıyorlardı. Gerçekten de Zapata ruhu bugün bile Meksika köylülerinde yaşamaya devam ediyor.

Morales bölgesinde giden biri, köylülerden birine ilerideki köyün adını sorsa, büyük ihtimalle şöyle bir cevap alır: “Barış zamanında Garduño, savaş zamanında Zapata.” Hem bu köylüler, hem de Meksika toplumunun geniş kesimleri için özgürlük savaşı henüz sona ermiş değil. Pek çok kişi hâlâ başladığı işi bitirmesi için Zapata’nın geri dönmesini bekliyor.

Özgürlük isteyen bir köylü

Emiliano Zapata Salazar 1879 yılında dünyaya geldiği zaman, ileride onun topraksız köylülerin kahramanı olacağı kimsenin aklına gelmezdi. Annesiyle babası, köylü nüfusun %97’sinin aksine toprak sahibiydiler, çiftçilikten fena para kazanmıyorlardı. İyi bir hayat süren Zapata sık sık rodeolarda veya boğa güreşlerinde boy gösteriyordu. Ancak toplumsal gelişmeler, bu yaşamsını seven delikanlıyı politikleşmek zorunda bıraktı.

20. yüzyılın başlarında ABD’li şirket sahipleri Meksika’ya yerleşmiş, doğal kaynakların ve içme suyunun büyük kısmını kendi amaçları için talep etmeye başlamışlardı. Emiliano Zapata, 30 yaşındayken büyük şirketlere ve toprak sahiplerine karşı köyünün temsilcisi seçildi. Ancak Zapata bir süre sonra barışçıl yöntemlerin işe yaramadığını, aksine karşı tarafın giderek pervasızlaştığını fark etti. Bundan böyle yöntem olarak silahlı mücadeleyi benimseyecekti.

Önemsiz insanların devrimi

Burjuva politikacı Francisco Madero 1910 yılında Meksika devrimini ilan ettiğinde, köylülerin örgütleri onu desteklemeye karar verdiler. Yozlaşmış rejimin devrilmesi ve yabancı şirketlerin kovulmasıyla bir toprak reformu yapılmasını, işledikleri toprağa sahip olmayı umut ediyorlardı. Emiliano Zapata çok kısa bir süre zarfında hareketin başına geçti ve “Güneyin Kurtuluş Ordusu”nun generali oldu. Düzenli kuvvetlere karşı silah ve sayı bakımından çok yetersiz olsalar bile, uyguladıkları gerilla taktikleri kısa sürede meyvelerini vermeye başladı.

Kısa bir sürede sayıları 4000 savaşçıya yükseldi. Bölgenin başkentini ele geçirdikten ve Ciudad Huárez savaşını kazandıktan sonra, devrimi durdurmak artık mümkün değildi. Ancak başkan ilan edilen Francisco Madero, köylülere verdiği sözleri çoktan unutmuştu. Varolan mülkiyet ilişkilerinde en küçük bir değişiklik olmadı. Zapata’ya toprak vaadinde bulunarak, onun geri adım atmasını sağlamaya çalıştı. Ancak Zapata satılık olmadığını söyledi ve birlikleriyle birlikte geldiği yer olan güneye çekildi.

Bundan sonraki eylemleri, Zapata’nın niyetinin ciddi olduğunu ortaya koyuyordu. 25 Kasım 1911’de “Ayala Planını” imzalamakla bunu ispat etti. Bu plan serbest seçimleri ve Madero’nun çekilmesini öngörüyor, ayrıca yoksul köylülere toprak verilmesini öngörüyordu. Ülke bundan böyle çalışan insanlar tarafından kardeşçe ve demokratik bir şekilde yönetilecekti.

Ancak bu idealleri hayata geçirecek zaman ve imkân mevcut değildi. Sonraki yıllar huzursuzlukla geçti. Meksika devriminin bu bölümü kan ve gözyaşıyla belirlendi. Zapata diğer köylü lideri Pancho Villa’yla birleşti, ancak bu adam bir savaşçı olmaktan ziyade bir hayduttu. “Güneyin Kurtuluş Ordusu” giderek daha fazla savunmaya geçmek zorunda kalıyordu, fakat Zapata takipçilerini atlatmayı her defasında başarıyordu. “Diz çökerek yaşamaktansa, ayakta ölmek yeğdir!” parolasını benimsemişti.

Düzenli ordu, bu sinir bozucu generalden kesin olarak kurtulmak için bir tuzak hazırladılar. Bir subay, Zapata’nın ordusuna katılmak istermiş gibi davrandı. Hatta rolünü gerçekçi oynamak için adamlarından 57’sini öldürttü. Zapata’yla bir buluşma yeri ayarladılar. Ancak general buraya geldiğinde, çok sayıda mermi vücudunu delik deşik etti. Katilleri cesedini Cuautla şehrine getirerek halka teşhir ettiler. Ancak bu cesedin Zapata’ya ait olmadığına inananların sayısı az değildi.

Emiliano Zapata, Meksikalı ve Latin Amerikalı yoksul köylülerin direnişçi ruhlarında yaşamaya devam ediyor!

1
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
7 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
7 Yorum yazarları
Hüseyin keskinmustafaBir Başak Kadınıhalidbinvelidhayrunnisadenizoglu Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Hüseyin keskin
Üye

Başarılı

mustafa

Hep bu devrimcilere oldum olası hayran olmuşumdur.

Bir Başak Kadını
Üye

İsmini duymuştum ama hikayesini bilmiyordum. Öğrendiğim iyi oldu, teşekkürler.

halidbinvelid
Üye

Başarılı bir arastirma olmuş

Çalı Kuşu
Yazar

Geleceğe tohum ekebilenlerdir, ruhunu şahlandırabilenler efendim..