Bir tanrının varlığını kabul edip etmemek tamamen irade işidir. İnandığını iddia eden, inandığı değerleri yaşatmak zorunda olduğu kadar; inanmadığını iddia eden de bir o kadar sorumludur inançsızlığını yaşatma noktasında.

İnanmak, var olmakla ilişkilendirilse de, inanmamak da bir varoluş sancısıdır. Böyle olmadığını iddia etmek var olmamakla mebsûten mütenâsiptir. Hakikatinin varlığı üzerine yoğunlaşmak kadar, yokluğun var olmakla bilindiği gerçeğine odaklanmak da ciddi bir gerekliliktir esasında.

İnkâr, bir kaçıştır, bir kurtuluş bir buluş değil, Her şeyin heyûlâ bir yalandan olduğunu pek tabi düşünebiliriz.

 Ya kendi varlığımız?

Dünya, hakikate ulaşmada bir adımdır. Bir hayal, bir rüya belki de. Hakikat değil! Dünya, insanın hakikatini, kendi özüne ve varoluş sebebine hizmet eder. Bir araçtır, bir amaç değil! Varılması gereken noktada bir duraktır son durak değil. Bir bilgi parçasıdır bilginin tümü değil.

Dünyadaki tek hakikatin insan olduğunu haykırır her aldatmacasıyla. O nedenle bir uğrak yeri hükmünden öteye varılamayacağı yaşantılarla, özünün derinliğini sığlaştırmamalı insânoğlu.

Hiçbir va’di olmayan dünyaya bel bağlamamalı. Yolculuğunun belki de en kısa durağı bu dünyayı son olarak algılamalı.

Peki, yaratılış cevabını bulmak için nereden başlamalı? Terk edildiğimizi düşündüren bu düşüncelerin kaynağı nereye bağlanmalı. ‘’Tanrının unuttuklarıyız.’’ dememek için ne yapmalı?

Yokluk efendim. Bilmediğimiz ve asla bilemeyeceğimiz bir gerçeklik. En adi haliyle bile yokluğu maddi ve manevi olarak yer yer tattığı iddiasında bulunan nefsimiz ve de bedenimiz nasıl ki huzursuzluğun kitabı olarak okuyorsa dünya yaşantısını, hakiki yokluğu değil tatmaya, bilmeye dahi sınırları dayanmayacaktır. Ki yokluk asla varlık bulmayacaktır, varlık bulan bir yokluk yoktur. Yokluk yoktur. İnsanı yokluk yanılsamasına sürükleyen, içindeki bitmek tükenmek bilmeyen isteme arzusudur. Elde edilemeyen her şey yoktur demekse, dünyanın en zavallı ve en korkak kaçışıdır.

6
like
48
love
0
haha
1
wow
2
sad
0
angry

11
Kimler Neler Demiş?

11 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
11 Yorum yazarları
hazanDostMuhammet YiğitdalcCanan Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Canan
Üye

Bizler gerçekten aklımızı kullanma ve de sorgulama noktasında çok gerilerde kaldık. Dünyanın gelip geçiciliğini dilimizden öteye ulaştıramadık. Defalarca okunacaklar listesine ekledim. Yüreğine sağlık.

ziya
Üye

İnanç açısından daha detaylandırılması gereken bir yazı. Genel çok genel çerçeve de ele alınmış. Detaylandırılmış bir yazı yazmanız güzel olur devamı niteliğinde.

mustafa

“Dünya, hakikate ulaşmada bir adımdır.” Bu cümle aslında yazının ve dünya gerçeklerinin bir özeti gibi sanki.

Mehtap Mehtap

Dünya, hakikate ulaşmada bir adımdır. Bir hayal, bir rüya belki de. Hakikat değil! Dünya, insanın hakikatini, kendi özüne ve varoluş sebebine hizmet eder. Bir araçtır, bir amaç değil! Varılması gereken noktada bir duraktır son durak değil. Bir bilgi parçasıdır bilginin tümü değil. Özellikle bu bölüm beni benden alıp gitti. Dünyanın gerçek yüzü, ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi.Yüreğine sağlık yakın takipteyim:)

Sahra

İnkar, bir kaçıştır, bir kurtuluş bir buluş değil. Güzel ve anlamlı bir yazı.Tebrikler.