Bir milletin varolma mücadelesiydi Kurtuluş Savaşı. Yedi düvele karşı bir meydan okumaydı. İstanbul ve boğazlar ingiltere tarafından abluka altına alınmış, güneyde fransızlar, kuzeyde rum çeteleri, batıda yunanlılar vardı, doğu ise rus tehlikesiyle karşı karşıyaydı.

Rusların savaştan çekilmesiyle bir cephe kapanmış diğer tüm cephelerde mücadele başlamıştı. Önce fransızlar çekildi, rum çeteleri püskürtüldü. Ama batıda İngiltere’nin maşası Yunanistan kudurmuş köpek gibi saldırıyordu.

Kurtuluş savaşının başlamasıyla elbette finalde İzmir’in serin sularıyla buluşacaklardı, ancak bu ana kadar kurtuluş mücadelesindeki en önemli noktalardan biri İnebolu’ydu.

İstanbul işgal altındaydı. Mustafa Kemal ve arkadaşları bir ordu kurmaya çalışıyorlardı. Halk elinden gelen tüm desteği veriyordu ancak bütün silahlara, mermilere, askeri araçlara el konulmuştu.

İnebolu’nun önemi de burada başladı. İstanbul’dan kaçırılan silah, mermi, mühimmat, Yunan, Fransız, İngiliz’lerden kaçırılarak gemilere yükleniyor, bu gemiler ışıkları kapalı şekilde İnebolu’ya ulaşıyor, İnebolu’da kahraman kayıkçılar ile karaya çıkarılıyor ve halkın imece’si ile şehre taşınıyordu.

Yüklenen katır arabaları doğruca Ankara’ya yol alıyor, yükünü boşaltan yeni yükünü almak için İnebolu’ya geliyordu.

Artık halk için bu bir rutin haline gelmişti. Gemi geldiği anda derhal kayıkçılar denize açılıyor, indirilen malzemeler çoluk , çocuk, yaşlı, genç demeden taşınıyordu. Gerçi bütün gençler ve erkekler askerdeydi, geriye kalan yaşlı, sakat, kadın, çocuk kim varsa bu malzemeleri taşıyordu.

Gazi de oldu İnebolu. Yine hızla malzeme indirilen bir gün kara sireniyle Yunan gemisi girdi limana, bir kayık indirildi, kayık karaya çıktığında yunan subayları indi, bir zarf bıraktılar İnebolu’nun ileri gelenlerine. Bu zarfta 2 saat içinde bütün malzemenin teslim edilmesi yoksa şehrin bombalanacağı bildiriliyordu.

2 Saat içinde bütün malzeme şehrin iç bölgelerine taşındı. Ve bombalama başladı. Kayıklar kullanılamaz hale geldi, bazı evler yıkıldı, bazı vatandaşlarımız yaralandı. Bunu duyan Ankara, İnebolu’ya yardım için bir heyet gönderdi, bir miktar para ile gelen komutan İnebolu’nun ileri gelenlerini topladı. Parayı uzattı, ”yaralarınızı sarmaz ama Ankara bunu almanızı istedi” dedi.

Ayağa kalkan muhtar parayı sertçe geri çevirdi, ”Mustafa Kemal’e selamlarımızı iletin, biz üzerimize düşeni yapmaya devam ederiz Evelallah” dedi, ve kendi yaralarını kendi sararak Kurtuluş Savaşı bitene kadar bir lojistik merkezi olarak hizmet vermeye devam etti, Gazi İnebolu.

İnebolu’nun bu kahramanlıkları elbette savaş bitince unutulmadı, ve İstiklal madalyasıyla ödüllendirildi.

(Şu Çılgın Türkler adlı muhteşem kitaptan okuduğum bilgilerden derlediğim bir yazıdır)

20
like
4
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
20 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
20 Yorum yazarları
Taha avcıMurat SiyliDEHA KARAKAYAokan88Ragıp Çetiner Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Taha avcı
Üye

Övünç verici

Murat Siyli
Yazar

Kurtuluş savaşı tarihimizin övünç savaşıdır

DEHA KARAKAYA
Üye

Güzel bir yazı olmuş. Eline sağlık.

okan88
Yazar

Tüyler diken. Helal olsun.

HadiOrdan
Üye

güzel bir metin olmuş teşekkürler.