Öncelikle bu soruyu cevaplayabilmek için iki soruyu incelememiz gerekir.

Madde nedir? Bilinç nedir?

Madde nedir?

Madde uzayda bir hacme sahip tanecikli yapılara denir. Maddeleri 5 duyu organlarımızın en az biriyle algılayabildiğimiz canlı veya cansız maddeler olarak da tanımlayabiliriz.

Elbette bu yazıda cansız maddelerin bilinçli olup olmadığını inceleyeceğiz.

Nobel Kimya Ödülü’ne layık bu bilgiyi öğrendiğimize göre artık bilincin ne olduğuna bakabiliriz.

Bilinç nedir?

Aslına bakarsanız bilim dünyasında “bilinç” kelimesi oldukça olumsuz bir etkiye sahipti. Hatta bu kelime bir çok bilim insanı tarafından şarlatanca görülüyordu. Fakat bir süre sonra “bilinç” kelimesi de bilim dünyasında kullanılmaya başladı. Bilimcilerin bu entelektüel dünyası beni gerçekten şaşırtıyor açıkçası : )

Biz “Maddelerin bilinci var mı?” şeklinde bir soru sorduğumuzda cevap bulabilmek için “bilinç” kavramının izafiliğini(göreceliliğini) iyice kavramamız gerekiyor.

Çünkü tıp dünyasında var olan bilinç kavramı ile bilgisayar biliminde kullanılan bilinç kavramı tamamen aynı değil. Ben bilgisayar bilimlerindeki bilinç ile tıp dünyasındaki bilincin ortasını kullanmaya çalışacağım. Bu yazıdaki verilerin kaynaklarından biri de Stanislas Dehane isimli sinir bilimcinin “Bilinç ve Beyin” isimli kitabı olacak.

Hadi gelin bilinç için “Etkileri kodlayıp tepkiye dönüştürebilme yazılımı” ifadesini kullanalım.

Bu ifadeyi kullandığımz zaman “yeniden programlanabilir” olan her şeyin bir bilincinin olduğunu görebiliriz. Örneğin apartmanınızdaki sensörlü lamba. Lamba sizi gördüğünde “hareket var” etkisini kodlayarak “ışığı yak” tepkisini verir. E haliyle bu durumda sensörlü lambayı bilinçli yapar. Ancak o lamba gerçekten bilinçli midir?

Hayır. Çünkü ciddi anlamda bilincin ne olduğunu inceleyecek olursak bilincin eşsiz benzersiz bir gizem olduğunu göreceğiz ayrıca cansız maddelerin de en ufak bir bilince sahip olmadığını göreceğiz. Neden mi?

Çünkü bilinç dış dünyamızdaki etki-tepkiyi kapsadığı gibi iç dünyamızdaki etki-tepkiyi de kapsar. Evet sensörlü lamba belki dış dünyasında etki-tepki oluşturabilir. Ama iç dünyasında böyle bir durum yoktur. Yani bir sensörlü lamba kendi kendine sorular sorup kendi kendine cevaplar bulma eğiliminde değildir. Ayrıca sensörlü lamba geceleri kendisine “Acaba karşı apartmanın sensörlü lambası da beni seviyor mu?” gibi bir soru sormaz.

Dolayısıyla bu “Bu evin kötü bir enerjisi var.” ya da “Bu koltuk bana negatif enerji veriyor” gibi cümlelerin kesinlikle hiçbir kanıtı ya da izahı yoktur. İnsana zarar veren tek şey ancak insan olabilir : )

Bilinci inceleyebilmek için de beynimizi incelememiz gerekir. Ancak insan beynini incelemek diğer organları incelemekten çok daha zor ve karmaşıktır. Çünkü artık modern bilimde beyin denince kuantum kavramını bile işin içerisine dahil etmemiz gerekiyor.

Bilince nasıl yaklaşıldığını iyi anlayabilmek için ilk önce aşağıdaki videoyu izleyelim isterseniz.

https://www.youtube.com/watch?v=jq80I3HeJhE

Peki bilinçsiz maddelerin birleşimi nasıl bilinçli bir maddeyi oluşturabilir?

Aslında asıl sormamız gereken soru buydu. Çünkü bizler her ne kadar canlı madde olsak ta vücudumuzun tamamı cansız maddelerden oluşuyor.

Vücudumuzun %99’u  sadece 6 elementten oluşuyor. Ancak doğada bu elementleri bir araya getirip sentezleyerek baştan bir insan yaratamıyoruz. Bu belki de insanlığın kimya bilimini henüz yeni yeni kavrayabilmesi ile alakalı olabilir. Peki kendi yöntemlerimizle oluşturduğumuz insanlara(yapay zeka yazılımlarına) neden bir bilinç ekleyemiyoruz?

Bu da yine bizim henüz ustalaşamadığımız bir bilim dalından kaynaklanıyor. O bilim dalı da haliye bilinç oluyor. Evet gerçekten de öyle. Bilinç kavramı için tekdüze bir tanım olmadığı gibi bu tanımları da henüz tamamen keşfedebilmiş değiliz.

Fakat bu bilinmezlik, halk arasında oldukça yanlış olgulara ve anlayışlara yol açmış gibi gözüküyor. “Beyin gücüyle nesneleri hareket ettirme”,”Beyin gücü ile aşık olma” ya da “Beyin gücü ile evrene mesajlar yollama” gibi mitler ortaya çıkmış durumda. Bu tarz şeylere inanmamanızı tavsiye ederim. Çünkü daha önceki yazılarımda söylediğim gibi bir şeyin bilinmez yapıda olması o şey hakkında kafamıza göre yorum yapma hakkını bize vermez.

10
like
4
love
0
haha
1
wow
0
sad
0
angry
19 Yorum konuları
1 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
19 Yorum yazarları
Temel UçakCan canEmre EryiğitEMRULLAH ACABEYMaydogan Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
sila
Yazar

Video gömülü olarak kaldığından büyük merakla açtım. Caner Taslaman’ı görünce sevindim. Severim kendisini, birçok kitabını okudum, programlarını genelde kaçırmam. Bu programı da izlemiştim. Bilinci maddenin bir hali olarak düşünen bir kesim doğdu. İlüzyon olarak düşünen bir kesim dahi var. Bazıları ise açıklamakta zorlandıkları teorileri doğrudan reddetmeye meyilli. Ne denebilir ki henüz keşfedemedik. Ama öyle olduğuna inandığımız bir şeyler var. :))

Çalı Kuşu
Yazar

Artık sensörlü lambalara karşı daha saygılı olacağım bu da benim bilincimin bir hezeyânı olarak tarihe not düşülsün efendim:) Videoyu izleyemedim; ancak buna rağmen okumak bile çok fazla düşündürdü. Bilim insânlarını bilmiyorum ama bazıları çok kızacak belli:)

Temel Uçak
Üye

Maddelerin bilinci vardır. Çünkü etki-tepki yasası var. Mesela sen duvara itme uygularsan duvarda sana tepki uygular buna etki-tepki yasası denir.

Can can
Üye

Madde uzayda bir hacme sahip tanecikli yapılara denir. Maddeleri 5 duyu organlarımızın en az biriyle algılayabildiğimiz canlı veya cansız maddeler olarak da tanımlayabiliriz.

Elbette bu yazıda cansız maddelerin bilinçli olup olmadığını inceleyeceğiz.

İlkay Bozkuş
Yazar

““Acaba karşı apartmanın sensörlü lambası da beni seviyor mu?” gibi bir soru sormaz.” gereksiz üzüldüm arkadaşa:) maddelerin bilinci yok ama hafızası var sanırım. Belirli bir şekil veriyorsunuz o şekli devam ettirme eğilimdeler. şekli bozuyorsunuz eski haline gelmeye çalışyor. En basiti lastik, biraz karmaşığı Nitinol.