Katıldığım bir toplantıdan notlar;

Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de bir ilk olarak “İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing)” kitabını kazandıran Prof.Dr.Pınar Tınaz ilk konuşmacıydı.Tınaz konunun tarihçesini anlattı  ve Mobbing’in “düşmanca ve ahlak dışı” olduğunu vurguladı.

“Çalışma hayatında herkes mobbing olgusu içinde rol almaya adaydır. Uygulayıcı olarak,uygulanan olarak, izleyici (aktif ortak) olarak. İzleyici olanlar bir süre sonra uygulayıcının yanında yer almaya başlar ve aktif ortak haline gelmeye başlarlar. Yapılan davranışlar kasıtlı ve sürekli olarak tekrarlanıyorsa  psikolojik tacize giriyor” şeklinde ifade eden Tınaz ;

“Psikololjik taciz mağdurun kendisine karşı yapılan davranışı ve yarttığı etkileri algılayış tarzına bağlı olarak subjektif bir faktördür.Birisi için psikolojik taciz olan bir davranış diğeri için olmayabilir. Bu  da süreci karmaşık hale getirmektedir” diyerek konuya değik bir yaklaşım getirdi.

Konuyla ilgili dünyadan örnekler verirken bu sürecin en az altı ay uygulanıyor olması gerekliliğini belirtti. Psikolojik taciz ve yıldırmaya maruz kalma süreleri ise bazı ülkerlerde yapılan araştırmalara göre şu şekilde gerçekleşiyor ;

İngiltere’de yapılan araştırmada mağdurların % 47 kadarı bir yıldan fazla, % 30’u ise iki yıldan fazla psikolojik tacize uğruyor. Bu rakamlar Finlandiya’da beş yıl, İrlanda’da ise ortalama dört yıl sürüyor.

ILO Raporunda İlginç Sonuçlar Var

1998 yılında yayınlanan ILO raporuna göre 15 AB ülkesinde 15.800 görüşme sonucu ortaya çıkan rakamlar gerçekten ürkütücü görünüyor;

Fizksel Şiddet            % 4

Cinsel Taciz                % 2

Psikolojik Taciz          % 8

Bunların dışında konuşmacıların çoğu bu tür davranışların şirketlerde örgütsel bir takım sorunlara yol açtığını belirttiler.Bu sorunların üstesinden gelmek elbette insan kaynaklarına düşüyor. Fakat öncelikli olarak bu sorunlar nerelerden kaynklanıyor, konuşmacıalr bu alanlarada değindiler ;

İş süreçlerindeki yetersizlikler

Liderlerin yetersizliği

Mağdurun bulunduğu sosyal konum

Şirket bütününde ki ahlak standartının düşüklüğü

Psikolojik tacizin sonuçları sedece bireyi değil şirketi ve toplumuda olumsuz bir şekilde etkiliyor.Elbette en büyük zararı mağdur dediğimiz psikolojik tacize uğrayan birey görüyor. Bunları başında eknomik kayıplar, ruhsal ve fiziksel sağlık bozulmaları, stres artışı, özgüvenin kaybolması ve bireyin başarısızlık damgası yiyerek yanlızlığa gömülmesi gelmektedir.

AB çerçevesinde bununla ilgili yoğun çalışmalar yapılıyor. Örneğin Almanya’da sendikalar bu konuların yasal düzenleme ile yapılması ve sözleşmelere girmesi için çalışmalar yapıyor, mağdurlara destek için kamusalmerkezler kuruluyor, işletmeler önleyici faaliyetler çerçevesinde kendi destek birimleri kuruyorlar, yine işletmeler iş sağlığı kapsamında bu olayı değerlendiriyor ve meslek hastalığı olarak bu tacizleri değerlendiriyor ve masrafları işverenler karşılıyor ve elbette bazı üniversitelerde ders olarak okutuluyor. Bütün bunları Prof. Dr. Pınar Tınaz konuşmasından alıyoruz.

2
like
1
love
0
haha
0
wow
2
sad
0
angry
4 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
4 Yorum yazarları
Çalı KuşuMurat SiyliHüseyin çetinmustafa Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çalı Kuşu
Yazar

Gitmeliyiz hem de ardında hiç hatırlanmayacak şekilde terk etmeliyiz dünyâ dedikleri şu ülkeyi. Emeğinize sağlık efendim.

Murat Siyli
Yazar

Olmaması en güzeli

Hüseyin Çetin
Üye

Maalesef ki Türkiye’de çok fazla var

mustafa
Üye

Bir çok insan mobbinge maruz kalmasına rağmen sırf işsiz kalmak korkusundan bir şey diyemiyorlar. Şimdi ki insanlar bence modern köle gibi çalışıyorlar.Uzun çalışma süreleri az maaş birde üzerine baskı ve şiddet….