Tiyatro bir mücadeledir. Bir kültür ve medeniyet savaşıdır. Tiyatro yel değirmenlerine karşı Don Kişot olmaktır. Tiyatro fırtınalı bir günde şemsiyeyle gezmektir. Çöl sıcağında kürk, buzul soğuğunda mayo ile gezmektir. Tiyatro gelmeyeceğini bile bile beklenmeyeni beklemektir. Karada balık, gökyüzünde fil olmaktır.

Bir sözden, bir şiirden ya da akla gelen bir hayalden başlar her şey. Hiç kimseden bir beklenti içinde olmadan, bir anda akla gelen hayali projelere sonuna kadar inanarak sahneye taşıma çabasıdır. Hiçbir dünyevi bedel beklemeden, iç huzuruna yapılan yolculuktur.

Kan ter içinde verilen bu mücadelenin provaları, tasarımları, yaratıcılıkları hayale ödenen bedelleri, proje sahneye çıkınca seyircinin alkışıyla geri alınır. Tıklım tıklım dolu bir salonda hayallerini anlatmaktır alınan karşılığı. Ayakta alkışlanan, her damla terin ödülüdür seyirci.

Hiçbir maddi ödül karşılayamaz bu hayalin sahneye taşınmasını. Çünkü hiçbir proje ödül almak hayaliyle yapılmaz. Yapılsa da çıkar, menfaat olmaktan öteye gidemez.

Ödüller sabun köpüğüdür çünkü. Pastanın üstüne konulan krema gibidir. Sütlaç kasesinin üstündeki tarçındır. Başta tatlı gelir ama fazlası ve iyi yapılmamışı mide bulandırır.

Türk Tiyatrosu’nda her yıl bazı basma kalıp ödül törenleri yapılır. Her yıl nisan mayıs aylarında gelen baharla birlikte ödüller verilmeye başlanır. Bir sezon boyunca seyredilen tiyatro oyunlarının emeklerine karşılık verilmesi hedeflenir. Ama maalesef körlerle sağırların birbirini ağırladığı danışıklı dövüşlerin ötesine geçemez.

Ödül jürilerinde oyuncular kendi oyunlarına ödül vermez ama başka ödül jürilerinin ödül törenlerinden heykelcik almayı bekler. Ödülleri veren kurumlar anlaşmış gibidir. Her biri bir başkasına verir “-miş” gibi yapar.

En acısı da akımlar pek takip edilmez. İtalyan sahnede olmalıdır tiyatro onlar için. Boy boy dekorları olmalıdır. Nuh nebiden kalma tiyatro metinleri sahneye taşınmalıdır ya da popüler insanlar olmalıdır ödül alacak olanlar.

Bu yüzdendir ki bir kurum ünlü bir salonda ödül gecesini düzenlemek için o salonun sezon sonunda çıkan ve sadece birkaç sahneleme yapan oyununa özel ödül verir. Al takke ver külahtır artık ödül törenleri.

Pırıl pırıl gençlerin küçücük dükkanlardan sahne yaparak alternatif tiyatro kurmalarını hiçbir değerlendirmeye almadan görmezden gelirler. Tabii dost ve ahbaplarının, Amerikan ya da İngiliz çakması alternatif oyunlarını yerlere göklere sığdıramazlar.

Ama ne olursa olsun bir dönem kapanacak. Yeni nesil oyuncular inadına oyunlar sahneye taşıyacak, köhnemiş metinleri ayağa kaldıracak ve bunu hiçbir ödül beklentisi olmadan yapacak.

Bu güne kadar ödüle aday gösterilen ya da gösterilmeyen bütün tiyatro ekipleri ve tiyatro oyunları, hayallerinin peşinden koşan, seyircinin alkışı ve onayı dışında hiçbir beklenti içinde olmayan insanlardır.

YAŞASIN TİYATRO!

6
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
1 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
1 Yorum yazarları
mustafa Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
mustafa
Üye

Güzel bir yazı olmuş teşekkürler .