Hacivat ve Karagöz‘ü hepimiz tanırız. Ya da tanıdığımızı zannederiz. Bizlere bir şeyler öğretirken aynı zamanda bizleri oldukça eğlendirirler.

Aylardır kafama takılan bir soru beni araştırmaya yöneltti. Siz de merak ettiniz mi bilmiyorum. Neden Karagöz, Hacivat’ın neredeyse her sözüne komik bir karşılık veriyor? Cevabı bulmak için bol bol araştırma yaptım. Kitaplar okudum. Cevap aslında Onların temsil ettiği tiplerde saklı.

Gölge Oyunu’nda bütün kişiler belirli tipleri temsil ediyor. Her ne kadar gerçek hayattan kişiler olduğu iddia edilse de Hacivat ve Karagöz de belirli tipleri temsil eder. Karagöz, ”yurdum insanı” diye tabir edebileceğimiz bir kişidir. Köylüdür. Eski zamanın Anadolu insanını temsil eder.

Hacivat’ın kimi temsil ettiği ise bambaşka bir noktadır. Biz Onu okumuş, akıllı bir kişi olarak tanırız. Uzun araştırmalarım sonrasında gördüm ki aslında biz Onları yanlış tanıyoruz. Hacivat aslında yarım yamalak okumuş ve kendini bir şey zanneden, oldukça bencil biridir. Gözümüzde daha rahat canlandırabilmemiz için Genç Osmanlılar (Jön Türkler)’ı örnek olarak verebiliriz. Her ne kadar bu akımın ilk temsilcileri bu duruma bir örnek olarak verilemese de Onlardan sonra gelenler tam bir Hacivat’tır. Yurt dışında eğitim almış diye kendilerini başka insanlardan üstün görürler. Yurt içinde okumuş ya da hiç okumamış insanları cahil, kendilerini ise alim olarak tanımlarlar. Oldukça bencil ve çıkarcıdırlar.

Turgut Özakman’ın ”Karagöz’ün Dönüşü” isimli tiyatro oyununda Hacivat’ın yıllar sonra Karagöz’ü gördüğünde verdiği tepki, Onun karakterini açıkça ortaya çıkarmaktadır.

Karagöz’ün yanına gelen Cemal Abdi, kendisine “Hacivat’ım” diye seslenen arkadaşını önce tanımazdan gelir. Karagöz’ün ısrarlı halini görünce de “kimse kalmasın etrafta” diyerek oğlunu ve uşağını dışarı gönderir. İlk işi eski arkadaşının kendisine Hacivat diye hitap etmesini yasaklamak olur. Bu adı unutmasını bile tembih eder üstelik.Karagöz, arkadaşının “Nerelerdeydin?” sorusuna cevaben zor günler geçirdiğinden,bütün dostlarının dağılmış olduğundan söz eder. Adını Cemal Abdi yapan Hacivat’ın izini de zorlukla bulmuştur üstelik.

İlk sorusuna cevap alan Hacivat, ikinci soruyu yöneltir hemen: “Ne kadar istiyorsun?”Hacivat’ın, eski arkadaşını eline biraz para vererek göndermeyi umduğu bellidir.Dost peşindedir oysa Karagöz. Yalnız kalmış, çıkıp gelmiştir eski dostunun yanına.Cemal Abdi’nin, kılığıyla da, diliyle de zamana ayak uydurmuş olduğunu (Frenkler gibi giyindiğini ve Frenkler gibi konuştuğunu) gören Karagöz, bu durumu dile getirmekten geri durmaz. Her iki arkadaş da diğerinin hiç değişmemiş olduğu kanaatine ulaşmıştır bile.

Hacivat, eski dostu Karagöz’e bir pazarlık yapmayı önerir. Adını ve dostluklarını unutması şartıyla ona yanında iş verecek, hatta ortak iş yapmalarının bile önünü açacaktır. Bu görüşme sırasında yanlarına Hacivat’ın kızı gelir ve gelir gelmez Karagöz Amcasını tanır. Sevinçle karşılar onu. Sevineceklerini düşünerek kardeşini ve annesini çağırmaya yeltenir. Durumdan rahatsız olan Hacivat “yukarı çıkmasını” söyleyince kız yanlarından ayrılmak durumunda kalır.

Dostunun büyümüş kızını karşısında gören Karagöz hüzünlenmiştir. “Yakınlarda bir yerde, iki gözlü, bakla oda, nohut sofa bir evcik” tutup eski dostunun yanında olmayı, onunla “ara sıra buluşup eski günleri yad etmeyi” istemektedir o. “Sen benim aklım olursun, ben senin kalbin. Ben akıla muhtacım, sen kalbe. Ne dersin?” diyerek ifade eder bir arada yaşama formülünü. Bu da onun önerisidir. Yorulduğu, mutlu olmadığı gerekçesiyle affını ister Hacivat. Karagöz, Hacivat’ın yorgunluğunun sebebi üzerine bir iki söz söylemeye çalışır. Ona göre Hacivat’ın yorgunluğunun nedeni kimliksizliğidir: “Ne olacak? Bir zamanlar Hacivat’tın. Şimdi Cemal Abdi olmuşsun. Yarın kimbilir hangi kılığa gireceksin?” diyerek açıklar düşüncesini.

Eğer detaylı bir şekilde incelenirse fark edilir ki Karagöz aptal değildir. Sadece okumamasının verdiği etkiyle bazı şeyleri anlayamaz ama çok iyi anladığı bir şey vardır: Hacivat Onunla dalga geçmektedir. Karagöz bu durumun farkındadır ve O da kendi çapında Hacivat’la dalga geçmektedir.

Aslında zannedilenin aksine oyunda dalga geçilen karakter Karagöz değil, Hacivat’tır.

21
like
6
love
1
haha
0
wow
0
sad
0
angry
28 Yorum konuları
4 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
23 Yorum yazarları
TopaloğluOsman36yellowredLasa mamedovHüseyin çetin Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
EMIN ALTINTAS
Yazar

vay be! Gerçekten ilgiyle okudum. Bilmediğimiz ve öğreneceğimiz çok şey ver. Ellerine sağlık

Barış
Üye

Eline sağlık kardeşim.

mustafa
Üye

İlk Karagöz ve Hacivat’ı bir turnede izlemiştim tiyatro olarak çok beğenmiştim.Sonra da merak edip biraz araştırmıştım.

Hilal Söğüt
Üye

gerçekten onları tanımıyormuşum ellerine sağlık harika bir araştırma

Çalı Kuşu
Yazar

Kalemini gerçekten kültürlenme yolunda kullanan nadir yazarlarımızdansınız
@busragullu . Araştırarak yazdığınız her yanınızda belli oluyor. Tarihe yine ışık tutan bu yazınız için emeğinize sağlık, kaleminize kuvvet efendim.