Bay Ünal, içim titriyor.

Bunu nasıl anlatabilirim, bilemiyorum fakat deneyeceğim.

Göğsümden başlayan gerçek bir titreme, omuzlarımı ve sonra da tüm bedenimi ele geçiriyor. Bir şeyden korkmuşum gibi, yer ayağımın altında zelzeleye uğruyormuş gibi ve şiddetli ateşli bir hastalığa yakalanmışım gibi titriyorum.

Beyinde acı reseptörleri bulunmaz. Beynin kendisi, acıyı tadamaz. Fakat ben tadıyorum! Lütfen, bu mübalağayı bana çok görmeyin! Neredeyse doğruyu söylüyorum. Onun uyuştuğunu, sıkışıp büzüştüğünü, acıyla kıvrandığını hissediyorum. Başımı bir duvara vurasım geliyor. Eğer defalarca vurursam, artık o iğrenç halin orada olmayacağını sanıyorum. Eğer kafatasımı patlatabilirsem, acılarımın yok olacağına inanıyorum.

“Gökyüzü çok güzel.” diyor Mete. Çimenlere uzanıyor, ellerini başının altına destek yapıyor ve bulutsuz semayı izliyor. “Sen de izlesene.”

Sadece yanına oturmakla yetiniyorum. Gönlünü kırmamak için bir an maviliğe bakıyorum. “Evet, güzelmiş.” Laflar ağzımdan kuru bir iltifat olarak dökülüyor. Zaten gözlerimi de hemen yere indiriyorum. Bugün; kış gelmesine ve hava serin olmasına rağmen gökyüzünün parlaklığı herkesi büyülüyor.

“Defne.” diyor, kaşlarını çatarak. “Okul çıkışı bir şeyler yiyelim.” Başımla onaylayıp gülümsüyorum. “Sinan’ı da çağıralım.”

Şaşırıyorum. “Siz ne zamandır arkadaşsınız?”

“Erkeklerin düşmanlıkları kadınlarınki gibi değil.” Diyor, sırıtarak. “Bizler olayları konuşuruz. Sizler olayları yaşarsınız. Farkımız bu.”

“Doğru söylüyorsun.” Başımı sallıyorum.

“Hem de,” diyerek devam ediyor. Yüzü biraz asılıyor. “Arkadaşının yanında, daha da mutlu olursun.”

“Elbette. Sinan’ı ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Sizlerle mutluyum.”

“Biliyorum.” Bu kibirli cevabına kıkırdıyorum. “Hangi bölümü okumak istiyorsun?”

Bay Ünal, hayal kurduğum zamanlar fazlasıyla geride kaldı. Fakat böyle söylemem, Mete’yi üzebilir. “Mühendislik olabilir.”

“Saçmalama! Ağabeyim makine mühendisi ve adam senelerdir okulu uzatıyor! Delirmiş durumda!”

Kaşlarımı kibirle kaldırıyorum. “Hobi olarak deliriyorum. Bana sökmez bunlar.”

İkimiz de gülüyoruz. Güzel, diyorum. Güzel. Tuhaf Görünmüyorum. Olması gerektiği gibiyim. Her şey olması gerektiği gibi. Gülümsemem başarılı, esprilerim yeterli ve hareketlerim ölçülü. Dalgın görünmemek konusunda da ustayım. İyi idare ediyorum.

“Kaan hoca, hala yakanda mı?”

Kaşlarımı çatıyorum. Ani soru beni hazırlıksız yakalıyor. “Nasıl?”

Vücudunu bana döndürüyor ve kolunu başının altına destek yapıyor. “Seninle çok ilgili. Bir ara da danışmana gitmeni istemişti. Hala istiyor mu?”

“Ah, hayır. Bir sorun olmadığını anladı.”

Başını yavaşça sallıyor. “Bir sorun yok mu?”

Omurgamdan aşağıya bir ürperti süzülüyor. “Var gibi mi duruyor?” Alayla gülüyorum. “Ben gayet iyiyim. Bay Ünal, sadece abartıyor.”

“Umarım öyledir, Defne. Düşsen bile kalkabilirsin.”

Bu laf içime dokunuyor. Sanki bir yeri incitiyor. “Ya kalkamazsam?”

“Mecbursun. Başka türlü yaşayamazsın.”

Boş anıma denk geliyor ve “Ya yaşamak istemiyorsam?” diye soruyorum.

Kaşları çatılıyor. “İstemek zorundasın. Seni seven insanlar var.”

Bay Ünal, ben zaten onlar için pek çok şey yapıyorum! Kırılıp üzülmesinler diye mutlu rolü oynuyorum! Peki, neden daha fazlasını yapmam gerekiyor?

Acıtıyor, Bay Ünal, yaşamak acıtıyor ve insanlar yine de onları mutlu etmem için yaşamaya devam etmemi söylüyorlar. Ben, asla bu bencilliği yapmazdım. Asla intiharı düşleyen birini bu sözlerle ikna etmeye çalışmazdım.

“Doğru.” Diyorum. “Beni sevenler için yaşamalıyım.”

Konu kapansın istiyorum. Herkes sussun, ben de susayım. Gökyüzü apansız bulutlarla kaplanırken titriyorum. Üşümüyorum, Bay Ünal, bilakis fazlasıyla sıcağım. İçimde bir haraba alev almış yanıyor.

Ve ben kapısında dikiliyor ve çöküşümü bekliyorum.

6
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
4 Yorum konuları
4 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
5 Yorum yazarları
Çağla DefneGazel BoyrazMuhammet YiğitKoray Cömertmustafa Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
mustafa
Üye

Güzel bir yazı bu seriyi okumak çok zevkli

Gazel Boyraz
Üye

Lütfen serinin devamı gelsin beğendim.

Muhammet Yiğit
Yazar

Bu seri tam benlik …

Koray Cömert
Üye

ilgi çekici bir yazı olmus