Her şey yolundaymış gibi davranıyorum, Bay Ünal. Mutluymuşum gibi. Hayatın akışına kendimi bırakıyorum. Arkadaşlarımla sohbet ediyorum, Mete’yle hamburger yiyorum ve ebeveynlerime, her şeyin yolunda gittiğine dair yalanlar anlatıyorum. Okuldaki komik olaylardan bahsediyorum. Derslerin zorluğundan yakınıyorum ama gülümsüyorum. Beklenti, hayat dolu bakışlarına karşılık vermem gerektiğine inanıyorum. Maskelerimi iyice yüzüme yerleştiriyorum.

Odama geçtiğimde onları çıkarıyorum.

Aslında bu beni şaşırtıyor. Az önce gülümserken, sadece mekan değiştirdiğimde gülüşümün silinip gitmesi garip geliyor. Garip olmalı çünkü. İnsanların içlerinde yatan mutluluk çoğunlukla anlık olmuyor, bunu sürekli taşıyorlar. Ama benimkiler saniyelerle sınırlı. Yalancı ve oyunbaz.

Çöküşün yaklaştığını hissediyorum, Bay Ünal. Çünkü hep böyle oluyor. Hayatın koşturmacasında kendimi unutuyorum ama elbet bir gün hatırlayacağım. Kendime duyduğum o sevgisizlik, bir gün, bir tokat gibi yüzüme çalınacak. İşte o zaman, kısır döngü kapanacak. Ben de içinde mahsur kalacağım.

İnsanlar acı çektikleri için intihar etmiyorlar, Bay Ünal. İnsanlar, bir daha acı çekeceklerinden korktukları için intihar ediyorlar. Daha fazlasını kaldıramayacaklarını düşünüyorlar ve bu doğru. Her kısır döngüyü tamamladığımda, geçmişi unutuyorum fakat gelecek olan acı beni korkutuyor. Bir yerlere sığınıp ondan kaçmak istiyorum.

Yemek yerken zevk aldığım bir anı hatırlamıyorum. İnsanlar mutlulukla lokmalarını yutarken ben sadece, ayakta durabileyim, ölmeyeyim diye yemek yiyorum. Sanki yediğim anda, ben orada değilim. Sanki, bedenim kendini koruyabilmek için hayatın akışında yiyor, içiyor, giyiniyor ama ruhumun bundan haberi yok.

Bay Ünal, mutlu olmak nasıl bir duygu? Yaşadığınız anda hissetmek, kendi kafanızın içinde yaşamamak ve gerçekten gülümsemek? Siz gözlerinizi kapattığınız zaman ne beliriyor zihninizde? Hayalleriniz var mı? Sabah, bir güne uyandığınızda, o gün için plan yapmak nasıl hissettiriyor? Boş geçen gününüze üzülüyor musunuz?

Ben, günümün boş geçtiğini bile anlamayacak kadar, zamanda kayboldum.

Hani şu duygularımızı yazmamızı istediğiniz ödev var ya, tekrar yazmamı beklediğiniz… Onu yazmıyorum, Bay Ünal. Ve siz de bana düşük bir not veriyorsunuz. Herkesin kağıdını dağıtırken hızlıydınız ama benim kağıdımı verirken yavaş ve isteksiz oluyorsunuz. İfademe bakıyorsunuz. Bir tepki beklediğinizin farkındayım ama üzgünüm. Öfkelenmeyi uzun zaman önce bıraktım. Tek hissedebildiğim duygu, beni bir girdap gibi içine çeken, kendime duyduğum nefret… Gerisi ebedi bir boşluk…

“Çok güzel yazmışsın.” diyor Sinan, yemekhanede kağıdımı incelerken. “Neden düşük verdi ki?”

Omuz silkiyorum ve meyve suyumu içmeye devam ediyorum. “Bilmiyorum.” Hava üfleyip meyve suyunu fokurdatıyorum. “Keyfi bilir.”

“Yönetime şikayet etsen, incelemeye alırlar.” Diye öneriyor, sonra.

Sizi şikayet etmek istemiyorum, Bay Ünal. Bana olan öfkenizin sebebini biliyorum. Siz beni kurtarmak için kanatlarınızı açıyorsunuz ama ben, çoktan uçuruma atladım.

“Gerek yok.” Diyerek önümdeki bardağı itekliyorum. “Sorun değil. Sınavına çalışırım. Bilerek bırakacak değil ya.”

“Bu umursamazlığına bayılıyorum.” Sırıtıyor.

“Ölüp gideceğim zaten. Neden umurumda olsun ki?”

Elbette, Bay Ünal, kimse en yakın arkadaşının intiharı düşünerek bu cümleyi kurduğunu anlayamaz. Kimse bunu beklemez. Bu yüzden Sinan’a kızmıyorum. O beni özgüvenli ve asi biri sanıyor. Bu yüzden umursamaz olduğumu düşünüyor ama değilim. Ben sadece, kendimi öldüreceğim için, kıçı kırık bir nota üzülemem. Ya da insanların dedikodularını ciddiye alamam.

Ölümden daha mühim ne olabilir ki?

Bay Ünal, intiharımın yaklaştığını hissediyorum. Usturam bana göz kırpıyor ama benim hayalim uçmak… Kendimi bir yerlerden atmak çok cazip geliyor. Ölmeden önceki birkaç saniyemi uçarak geçirebilirim ve bu beni, hayatımın son anlarında mutlu birisi yapabilir.

Kaan, yaşamak istemiyorum.

Bana istemem için bir neden ver.

Çünkü çöküş yakın, biliyorum.

6
like
0
love
0
haha
0
wow
2
sad
0
angry
8 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
7 Yorum yazarları
Damla SöylemezSinan ParlakyellowredSamet Eyi.Çalıkuşu Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Damla Söylemez
Üye

Tebrik ederim emeğine sağlık güzel bir metin olmuş.

Sinan Parlak
Üye

Gerçekten tam psikoloji kategorisine girecek bir metin tebrikler.

yellowred
Yazar

severek okudum

Samet Eyi.
Üye

O çaresizlik , hislerini boşluk olarak tanımlamak, gerçekten korkunç