Bay Ünal, bazen, deliriyorum.

Bunu nasıl tarif edebilirim, bilmiyorum. Kafamın içinde yüzlerde havai fişek patlamış da kafam karışmış gibi… Çok ses var, karmaşa hakim, ışıklar içindeyim ama aydınlatacak, ferah bir ışık değil. Bilakis, beni karanlıklara düşüren, gözlerimi kör eden bir ışık…

Ama bazen de o ışık sönüyor ve kafam bomboş oluyor, Bay Ünal. Öyle bir boşluk ki, rahatlayıveriyorum. Kafamın içi sessizliğe bürünüyor. Zaman algım sıfırlanıyor. Hiç içmedim ama sanırım içince böyle oluyor.

Bazen Allah’ın benimle dalga geçtiğini sanıyorum. Yatağıma yatmış, uyumayı beklerken, kafamdaki sesler beni rahat bırakmıyor. O kadar gürültülüler ki, gözümden uyku aksa da uykuya dalamıyorum. Ağlamak istiyorum. Ama sonra, birden hepsi susuyor. Dalga geçer gibi aklım berraklaşıyor ve ben bayılır gibi uykuya geçiyorum. Bu her gece oluyor. Senelerdir, her gece…

Üzgünüm Bay Ünal. Bir haftadır sizi göremiyorum. Evden okula diye çıkıyorum ancak gelemiyorum. Orası beni mutlu etmiyor. Orası beni boğuyor. Üzgünüm.

Bir gün yine okul için olduğunu söyleyerek evden çıkıyorum ve sahile gidiyorum. Sonbahar geldiği için ağaçlar yapraklarını döküyor ve hava soğuk. Yemyeşil çimenler ölüyor ve çiçekler kurumaya yüz tutuyor. Benim gibiler, diyorum. Benim gibi kuruyup gidiyorlar.

İskelenin ucuna oturup denizi izliyorum. Berrak bir deniz. Tuz kokuyor ve hafif dalgalı.

Çok cazip, Bay Ünal. Deniz, çok cazip.

Ellerimi iskeleye bastırıp kalçamı tahtadan kaldırıyorum. Neredeyse ayaklarım suya değiyor. Gözlerim dalıyor, su beni çağırıyor. Sanki atlarsam tüm sorunlarım geçecekmiş gibi hissediyorum. Sanki ciğerlerim suyla yırtıldığında rahatlayacağım. Sessiz bir ölüm olacak. Su, leşimi sahile taşıyacak. Annem çok ağlayacak. Biliyorum. Öldüğümde yaşanacak her şeyi kafamda tartıyorum ama bunların hiçbiri ölüm isteğimi bastırmaya yetmiyor.

Beni belimden yakalıyorsunuz ve bana sarılıyorsunuz.

Sizi kokunuzdan tanıyorum. Denizin kokusuna benziyor. Ferahlatıcı ama aynı zamanda baştan çıkarıcı.

Hiçbir tepki veremiyorum size. Hiçbir şey söyleyemiyorum. İş üstündeyken yakalandığım için utanç duyuyorum. Şimdi bana onlarca soru soracaksınız, ailemle konuşmak isteyeceksiniz ve tedavi görmem için baskı kuracaksınız, biliyorum.

Ama siz hiçbir şey demiyorsunuz, Bay Ünal. Bana daha çok sarılıp beni biraz geriye çekiyorsunuz. Bacaklarınızı iki yanımdan uzatıyorsunuz. Sıcacık hissettiriyor. Hiç hissetmediğim kadar sıcak.

“Neden okula gelmiyorsun?” diye soruyorsunuz.

Yutkunuyorum. Gözlerim doluyor. Hayal kırıklığınız canımı yakıyor. “Ben…” diyorum zorlukla. “Ben gelemiyorum.”

“Ailen bilmiyor, değil mi?”

“Hayır.”

“Atlayacak mıydın?”

“Evet.”

“Neden?”

“Çünkü… Çünkü deniz çağırdı.”

Beni daha sıkı kavrıyorsunuz. “Atlama.” diyorsunuz. “Bu çözüm değil.”

“Artık dayanamıyorum.” diyorum. Bir damla gözyaşı gözümden firar ediyor ve elinize damlıyor. Ama bedenim başka bir tepki vermiyor. Fısıldıyorum. “Dayanamıyorum.” İtiraf çok ağır geliyor.

Orada, o soğukta bir süre daha oturuyoruz. Beni asla bırakmıyorsunuz. Sanki bıraktığınız an denize atlayacakmışım gibi sarılıyorsunuz bana. İyi hissettiriyor, Bay Ünal. En son ne zaman iyi hissettim, hatırlamıyorum bile. Bu yüzden, iyi hissetmenin şaşkınlığını yaşıyorum.

“Ağlayabilirsin.” diyorsunuz sonunda.

Dediğinizi yapıyorum.

Hiç ağlamadığım kadar sesli ağlamaya başlıyorum. Hıçkırarak, bağırarak, sizden kurtulmaya çalışarak ama yine size tutunarak ağlıyorum. En sonunda sizi kabullenip yüzümü size dönüyorum. Bacaklarımı kucağıma çekiyorum, göğsünüze iyice yerleşiyorum. Beni kabul ediyorsunuz. Derdimi ve acımı kabul ediyorsunuz. Ben susana kadar bekliyorsunuz. Hatta sustuktan sonra bile… Teşekkür ederim, Bay Ünal.

Teşekkür ederim, yıllar sonra ilk defa bir duygu hissetmemi sağladığınız için.

Bu duygu sıcak ve mutluluk verici.

Bay Ünal.

Sanırım size aşık oluyorum.

3
like
1
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
4 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
4 Yorum yazarları
yellowredÇalıkuşuelifisaaliveistodie Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
liveistodie
Üye

kimi zaman aşk..

yellowred
Yazar

yaşamadan bu kadar yazamaz insan.

Çalı Kuşu
Yazar

Az kaldı keşfetmenin de demek ki bir zamanı vardı. Yüreğinize sağlık efendim.

elifisaa
Üye

Devamini merak ediyoruz