Bay Ünal, beni evime bırakmanızın üzerine çok düşünüyorum. Kısır döngüm çatlak veriyor ve sürekli savunduğum umutsuzluğum biraz dağılıyor. Bu korkutucu, hem de çok. Size aşık olduğumu fark etmem, hayatımda bir ilk. Duygularımla yüzleşmem, birine karşı aşırı sevgi beslemem ve kısır döngümün hasar alması, bir ilk.

Sonra başka şeyler de düşünüyorum, Bay Ünal. Gereksiz şeyler. Mesela, delilik hakkında kafamda küçük bir münakaşa dönüyor. Herkesin deli doğduğunu fark ediyorum. Bebekler akıllı yaratıklar değiller. Doğduklarında birilerine muhtaçlar ve akıl edip kendi yaşamlarını sürdüremiyorlar. Bu onları bir nevi deli yapmaz mı? Hepimiz deli doğuyoruz, bir süre sonra bir akla eriyoruz ama gereken akla erdiğimize karar veren kim? Ya deliliğimiz devam ediyorsa? Ya hepimiz bu durumu saklayan ikiyüzlü varlıklardan başka bir şey değilsek? Bu size enteresan gelmiyor mu?

Bir de şunu fark ettim: Size aşık olduğum gerçeğini görmezden gelirsek, ruhum çoktan intihar etti ve dünyada dolaşarak bir mezar arıyor. Kendi mezarını. Bu şaşırtıcı, değil mi? Ölmeden ölmek. Neredeyse tümüyle beni tanımlıyor. 

İnsanlar olarak hem bu kadar aynı hem de bu kadar farklı olmamız çok tuhaf. Acılarımız benzer ama aynı değil. Hislerimiz benzer fakat katlanma eşiğimiz değişken. Herkes bir denizde boğuluyor lakin hepimizin denizi farklı.

Sonunda okula geliyorum, Bay Ünal. Nedeni beni eve bırakırken okula gelmem için ısrar etmeniz değil. Nedeni sizi görmek istemem. Çok Tuhaf. Gerçekten çok tuhaf.

Sinan ve Mete bana fazlasıyla kızgınlar. Onları aramadığım ve bir haber vermediğim için benimle konuşmuyorlar. Pişmanlık hissetmiyorum çünkü en son ne zaman pişmanlık hissettiğimi bile hatırlamıyorum.

Ayaklarım beni, öğle arasını biraz geçmişken size getiriyor. Bana bir duygu hissettirebilen tek insana… Size aşık olmak çok güzel, Bay Ünal.

“Merhaba.” diyorum, usulca.

Baktığınız kağıtlardan başınızı kaldırıyorsunuz. Gülümsüyorsunuz. “Merhaba, Defne. Nasılsın?”

“İyiyim. Siz?”

“Öylesine bir iyiyim mi yoksa gerçekten iyiyim mi?”

Biraz düşünüyorum. “Bilmiyorum.” deyip gülümsüyorum. Gülümsemek, gerçekten gülümsemek, iyi hissettiriyor. Sonra somurtuyorum. “Aileme bir şey demeyeceksiniz, değil mi?”

Kıkırdıyorsunuz. “Onlarla bir konuşma yapacağım ama dün hakkında olmayacak.” 

“Ne hakkında peki?” Telaşlanıyorum.

“Mutsuzluğun hakkında olacak, Defne. Böyle yaşayamazsın. Önce okul psikologu ile konuşacaksın. Gerekirse hastaneye gideceğiz birlikte.”

Birlikte? Bu söz beni büyülüyor. “Olur.” diyorum. Size karşı tüm gardlarımı düşürdüğümü hissediyorum.

“Kabul etmene sevindim. Reddedeceğini düşünmüştüm.”

“Ben…” Yutkunuyorum. Gözlerim istemsizce doluyor. “Yoruldum.” Tekrar yutkunuyorum. “Böyle yaşamaktan yoruldum.” diye fısıldıyorum, sonunda.

Yüzünüz düşüyor ama çabuk toparlıyorsunuz. “Geçecek.” diyorsunuz, anlayışlı sesinizle. “Bir sabah kalktığında, hepsi geçmiş olacak.”

“Masal gibi.” diyorum.

“Gerçek olacak.” diyorsunuz.

Safım, kanıyorum.

Vedalaşıp yanınızdan ayrılıyorum. Sinan’ı bulup barışmam gerekiyor. Onu buluyorum ama o yüzüme bakmıyor. Gitmek için arkasını döndüğünde “Sinan.” diyorum. “Ben iyi değilim.”

Bu da çok tuhaf, Bay Ünal. Bunu ilk defa dile getiriyorum. Söylemenin çok zor olduğunu sanmıştım ama o kadar da zor değilmiş. Basitçe ağzımdan çıkıveriyorum, şaşırıyorum.

Sinan bana dönüyor. “Neyin var?” Yüzü endişeli.

Durup düşünüyorum ve ben de kendime bunu soruyorum. Neyim var benim? Neden böyleyim? Neden normal değilim? Her şey bir gün düzelir mi?

“Ben… Ben intihar etmek istiyorum.”

Gözlerini deviriyor. “Saçmalama Defne.”

“Denedim. İki kez.”

Donup kalıyor. “Nasıl?”

“İlki iki ay önceydi. İlaç içtim ama kustum. Sonra da saatlerce ağladım. Diğeri de… Dündü. Kendimi denize atacaktım.”

“Neden kızım?” Öfkeleniyor. “Neden böyle bir şey yapıyorsun? Delirdin mi?”

Gülüyorum. “Evet.” Aslında korktuğum tepki neydi bilmiyorum ama verdiği tepki o kadar da korkutucu gelmiyor. Hatta yaptığım bu itiraf, bana iyi bile geliyor. En azından artık, bir gün intihar edersem -ki hala içimde durdurulamaz bir istek var- , zaten bunu istediğimi biliyor olacak. “Oturup konuşalım mı?”

4
like
2
love
0
haha
1
wow
0
sad
0
angry
7 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
7 Yorum yazarları
Kevser akarsuHüseyin çetinÇalıkuşuugur1995Çağla Defne Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çalı Kuşu
Yazar

Sonunda kendinize dönme yolunun rotasını bulmuşsunuz. Yüreğinize sağlık efendim.

Kevser akarsu
Üye

ilginç değişik bir psikoloji

Hüseyin Çetin
Üye

“intihar geçici sorunlar için kalıcı çözüm yoludur”

ugur1995
Üye

Çok iyi