Bay Ünal, aklıma takılan bir gerçekliğe açıklık getirmek istiyorum.

İnsanlar benim ruh halimin inanç eksikliğim yüzünden olduğunu söylüyorlar fakat bu doğru değil. Onlara göre, eğer Allah’a daha çok bağlanır ve ona isyan etmezsem hayata daha bağlı bir birey olabilirmişim. Eğer Allah’a daha çok bağlanırsam, aklımdaki tüm musibetlerin geçeceğine inanıyorlar.

Bay Ünal, kısmen haklılar. İnançlı bir insan olarak şunu söyleyebilirim ki, Allah’ın merhametine inanıyorum. Bizleri sınadığını, bizler için bir düzen kurduğunu biliyorum. Bazıları için bu tutumum bir bağnazlık örneği gibi görünebilir ancak kimseyi inançları yüzünden yargılamayan biri olarak, aynı hassasiyeti beklememi çok görmezler umarım.

Allah hepimiz için bir sınav veriyor, hepimize bir yol çiziyor ve o yolun sonunda seçimler yapmamızı istiyor. Hangi yolun daha iyi olacağını bilmiyoruz. Bazen iyiyi, bazen de kötüyü seçiyoruz. Elimizden sadece, verilen akılla iyi olduğunu düşündüğümüz yolu seçmek ve sonrasında da dua etmek geliyor.

Yaşadığım buhranlarım için Allah’a hiç isyan etmedim. Beni böyle yarattığı için, beni bu bedene hapsettiği için ve bana bu zihni verdiği için ona hiç kızmadım. Bilakis, kabullendim. Kabullenişim çok naif, çok olağandı. Bundan önce yazdığım şeylere bakarak bunu tuhaf bulabilirsiniz. Bulmayın. Onu seviyorum. Herkese duyduğum sevgiden daha çok seviyorum. Herkese olan güvenimden de daha çok güveniyorum.

Fakat bu, belki de özellikle bu, yaşamaya karşı duyduğum nefreti değiştirmiyor. Buraya ait değilmişim hissi artıyor. Allah’a gitmek, buradan kaçmak, zihnimdeki seslerden kurtulmak istiyorum. Kendimden nefret ediyorum ama Bay Ünal, yine de inatla, Allah’tan nefret edemiyorum. Her şeyi bize bir sınav olarak verdiği ve benim bu sınavdan kalmak üzere olduğum gerçeği yüzüme sertçe çalınıyor. Belki aptallık, belki de sadece kuruntu ama tümüyle böyle hissediyorum.

Sınav zamanı geldiği için benimle ilgilenemiyorsunuz. Sürekli ders anlatmakla ve ödev vermekle meşgulsünüz. Size kızmıyorum. Ruh sağlığından endişe duyduğunuz ve bir umutla elinizi uzattığınız öğrenciniz, bir rehberlik öğretmeni tarafından sağlıklı bulundu. Üstelik inatla iyi olduğunu söyledi. Eminim biraz hayal kırıklığı, biraz da yılgınlık yaşıyorsunuz. Kanatlarınızı kapattınız, elinizi geri çektiniz ve arkanızı döndünüz. Size kızmıyorum.

Kızmamalıyım, öyle değil mi?

İlk defa bir kurtuluş kandilini içimde yaktığınız, beni neredeyse umuda inandırdığınız ve sonra da arkanızı dönüp gittiğiniz için size kızmamalıyım.

Bay Ünal, başım çok ağrıyor. Vücudumun her yeri kaşınıyor. Bazen gözlerimin önünde bir karartı görüyorum. Bana neler oluyor?

İnsanların dediği gibi, halime şükretmediğim için Allah’ın verdiği bir ceza mı bu, yoksa tüm bu kötülükleri ben mi kendime yapıyorum?

“Yoruldum.” Diye fısıldıyorum, siz ders anlatırken. Duymuyorsunuz.

Kimse duymuyor.

Kollarımda derman kalmıyor fakat yazmaya devam ediyorum.

Belki ben öldükten sonra sesimi duyarsınız diye yazıyorum.

8
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
2 Yorum konuları
2 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
3 Yorum yazarları
Muhammet YiğitmustafaÇağla Defne Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Muhammet Yiğit
Yazar

Ölümden korkmak bence saçma …

mustafa
Üye

Deprasyon deyince bir içimi korku sarıyor yazı bile okurken.