Kıymetli Gönül Dostum

Aradığımı bulmaktan korkuyor olmam, bende ki bulma sevincimin, bulmak için aradığımın içinde henüz yeşermemiş olması ihtimâli olabilir mi?

Öyle güzel ki içimde, inân dışarıda aramaya kıyamıyorum; lâkin bulma yolundan da ayrılmaya cesaretim yok. Sanki yaşama dâir her şey ‘’aramak’’ kavramına bağlı ruhumun soluğunda.

Sonra senin tüm bunları yargılamadan ya da mübalâğa yaptığım zannına düşmeden dinliyor olman ve dinlendiğini yazman mektubunda ne büyük bir bahtiyarlık.

Heyhat!

İnsânın kendisi için istemesi ne büyülü bir esâret gönül dostum. Ait olmadan sahip olma isteği, ne büyük bir enâniyet! Oysa yeryüzünde kibirli kibirli yürümek ne haddim benim! Zîrâ ne kadar kibirlenirsem kibirleneyim, ne yeri yarabilecek gücüm var ne de dağların boyuna erişebilecek kudretim!

Hâyâ duygusunun rûha giydirilmiş hâli satırlarını, okuyup doyamıyorum. Yüreğime yazdığın her bir mektupta ‘’Aranan bulunur her dâim. Yeter ki rûhu insânın bulma kabiliyet-î irâdesini yitirmesin.’’  Hakîkatini okuyarak görebilmek, benim en paha biçilmez umudum.

Limândan yoksun bu uçsuz bucaksız okyanusta, nefes alabilmemi sağlayan rıhtım hükmündeki yüreğine, yüreğimle dokunmanın bir tarifi yok. Ki, bu tarifi tarifsizlik olan durumu koruyabilmek için kaleme musahhar, kelimeleri rûhumun.

Mütemediyen süre gelen gitmelerin ve gelmelerin kısır döngüsü gibi hissettirse de şu dünyâ, içimde sen olduktan sonra aşamayacağım sıkıntı yok diye düşünüyorum. Aslında düşünmekten daha ileri bir durum bu, inanç diyebilir miyim bilmiyorum; ancak teslimiyet olabilir bir nebze.

Korkularından bahsettiğin satırları okurken, içimdeki korkunun nasıl bir canavar hâli aldığını kelimelerle bir izahı yok. Ben de korkuyorum; ama anlatamıyorum.

Hissetmek, bambaşka bir şey gönül dostum. Hissettiği her şeyi insânın kaleme dökememesi, kelimelerle arz edememesi durumu var ki, bazen ölmeyi dilemek için tek sebep yüreğimde.

Biliyorum, şimdi ölümü yâd ettiğim cümle de yüreğini gerildiğini ve ne dilediğimin farkında olmadığımı düşünecek ve kızacaksın tüm güzelliğinle. Olsun, bu dostluk nârla piştiği müddetçe yâr hissiyatını tattırmıyor mu yüreklerimizde?

Evet, ilk karı, karşı dağların eteklerinde temaşa etmeye başladım. Henüz üzerime lapa lapa yağmadı; lâkin yakıcı soğuğuyla yüreğimi pek titretti doğrusu. Mektubunda kar yağdı mı sorundan maksadın bu olmadığını biliyorum; ancak yüreğimin karlı dağlarına güneş şu sıra hiç uğramıyor demeye de varmıyor kelâmları yüreğimin.

Neyse gönül dostum. Dertlerimizle varlığımızı okuyabildiğimizi okumak, anlamak ve yorumlamak adına daha çok mektup dökülecek nasipse yüreğimden yüreğine. Şimdilik ALLAH’ a ısmarladık.

Emânetleri asla zâyî olmayan en güzele, el-Emîn’ e emânetsin.

Selâm, duâ, muhabbet, mehabet ve mehafetle…

155
like
166
love
0
haha
14
wow
13
sad
0
angry
25 Yorum konuları
3 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
24 Yorum yazarları
Emre Eryiğitİlknur YılmazZekeriyyaSERDAR ÖZDEMİRSahra Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Emre Eryiğit
Üye

mektuba sahip aramak dünyanın en saçma düşüncesi olur herhalde. Ben okurken kendime dönül çok şeyler buldum. Umarım yazmaya devam edersiniz. Çünkü gerçekten cümleleriniz de dinleniyorum. Yüreğinize sağlık

ahmet çetin
Üye

çalıkuşu harbidende yaptığın işin hakkını veriyorsun tebrik ederim seni.

yellowred
Yazar

Hissettiği her şeyi insânın kaleme dökememesi, kelimelerle arz edememesi durumu var ki, bazen ölmeyi dilemek için tek sebep yüreğimde.

katılıyorum kesinlikle.

muhammed altunkayNak
Üye

güzel olmuş heyecanla okudum

Sevdasevda
Üye

Sahipsiz mektupları daha iyi anlıyorum şimdi. Gerçekten sahibi olmayan ve herkese ulaşan bir mektuba sahip aramak dünyanın en saçma düşüncesi olur herhalde. Ben okurken kendime dönül çok şeyler buldum. Umarım yazmaya devam edersiniz. Çünkü gerçekten cümleleriniz de dinleniyorum. Yüreğinize sağlık