Güneş ışığının gücünü en iyi şekilde toplamak için güneşin en çok parladığı yeri, Sahra Çölü’nü güneş panelleriyle donatmak iklim değişikliğine bir çözüm olabilir mi? Dört uzman BBC’nin programında konuyu tartıştı.

Gerhard Knies: Bilimsel Açıdan Güvenilir Ve Ekonomik Olarak Uygulanabilir

Dr. Gerhard Knies, güneş ışınları bakımından son derece zengin olan çöllerden sürdürülebilir güç elde ederek Avrupa’ya temiz enerji sağlamayı amaçlayan sürdürülebilir enerji uzmanlarının oluşturduğu ağ olan TREC’in kurucu ortaklığını üstleniyor. Sözü Knies’e veriyoruz:

“Çernobil’deki nükleer kazadan sonra güneşten dünyaya ne kadar enerji geldiğini değerlendirdim. İnsanlığın kullandığı toplam enerjinin 15 katı kadar enerji geliyor. Bu yüzden kaynak konusunda sıkıntımız yoktu, yalnızca teknoloji konusunda gelişmemiz gerekiyor.

İklim değişikliği daha belirgin bir hale geldikten sonra bu çözümü gündeme getirmemiz gerektiğini düşündüm. Çünkü güneş enerjisi medeniyetimizin sanayi ve iklim konusundaki kırılganlığına çözüm getiriyor.

Stratejim amplifikatörler(elektronik sinyalleri artırmak için kullanılan cihazlar) bulmak üzerine kuruluydu. Uzmanlarla bir seminer düzenledik. Ürdün’den Prens Hasan’ı, Avrupa’dan, Kuzey Afrika’dan ve Orta Doğu’dan katılımcıları dahil ettik. Çok iyi bir Roma kulübü meydana getirdik. Herkes, böyle bir şeyin gerçekleşmesinin harika olacağını söyledi.

Bir çalışma yaptık ve açık bir şekilde mevcut bilgilere dayanan, bilimsel olarak sağlam sonuçlara ulaştık. Greenpeace’ten ve birçok bilimsel kuruluştan ve büyük şirketlerden destek aldık.

Oyunumuzda politikacıları istemiyorduk, bu iş bilimsel olarak sağlam ve ekonomik olarak uygun olmalıydı. Ama politikacılar yaptığımız işi beğendi ve 2009 yılında Münih’te Desertec Sanayi Girişimi başlatıldığında politikacı akınına uğramıştık. Onlar bir çözüm potansiyeli gördüklerinde konuyla ilgi duyarlar.

Desertec Girişimi, planları sanayi açısından incelemek ve planlarda kusur olup olmadığını, her şeyin yatırımcıların önünü açacak şekilde olup olmadığını görmek için yapılmıştı. Çalışmanın hangi yönde seyretmesi ve hangi sorunların çözülmesi gerektiği konusunda uğraşlar verildi. Çöl Enerjisi Sanayi Girişimi olarak adlandırılan ikinci aşamada uygulamayı organize etmek istiyorlar.

Fikir yeni tasarlandığında Kuzey Afrika çok farklı görünüyordu. Bu yeni değişiklikler iş dünyasında değişiklikler meydana getirmeye yetti ve bölge bu çalışmanın devamını sağlamak zorunda.”

Tony Patt: Politik Komplikasyonlara Dikkat Edin

Zürih’te İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü’nde iklim politikası profesörü olan Tony Patt, Sahra Çölü güneşinin Avrupa’ya güç verip veremeyeceği üzerine Avrupa Araştırma Konseyi için araştırmaya liderlik ediyor.

“Teknoloji termal depolama açısından son birkaç yılda çok olgunlaştı. Bu, güneşten yakaladığınız ısıyı alıp, bir güne kadar saklamanıza ve daha sonra gücü üretmenize izin verir. Bu da günün her saatinde enerjinin kullanılabilirliği anlamına gelir.

Sahra Çölü o kadar büyük ki, bulutlu havalarda bile bulut çölün en fazla bir kısmını kaplayabilecektir ve termal depolama ile kesinlikle güvenilir bir güç sağlayabilir.

Memleketim Boston, yaklaşık 1600 kilometre uzaktaki Kuzey Quebec’ten tek bir güç kablosuyla büyük miktarda elektrik alır. 1600 kilometre uzaklık yalnızca %2 enerji kaybına mal olur. Yargı makamlarından siyasi onay aldığınız sürece onları inşa etmek zor değil. Projenin en büyük potansiyel sorunu siyasi konulardaki karışıklıklar. Çok güçlü bir devlet desteğiniz olmadığı sürece tüketici ve proje geliştiriciler yönünden sıkıntınız olmasa bile Sahra Çölü’nde enerji üretip Avrupa’ya taşıyamazsınız.

Güneşten elde edilen elektrik hala fosil yakıtlardan elde edilen elektrikten biraz pahalı. Gün geçtikçe rekabet edebilirliği artsa da henüz rekabet gücü yüksek değil.

Altyapıyı nereye nasıl kuracağımız hakkında bir kanaate varmak, emeğimizin karşılığında nasıl bir sonuç çıkacağını görebilmek, ve tüm bunların nasıl karşılanacağını anlamak için veirlmesi gereken birçok politik mücadele var.

Son 15 yıl boyunca Almanya güneş enerjisini desteklemek için büyük adımlar attı, ama bu, Almanya topraklarında Almanlara iş sahası açan adımlardı. Dünyanın diğer yerlerinde güneş enerjisi atılımları yapan ülkelerin yanında Avrupa hükümetleri hala pahalı olan bu enerjiyi destekleme konusunda henüz gerilerde.”

Daniel Egbe: Afrika Bu Kazancı Paylaşmalı

Daniel Egbe kimyager, akademisyen, Dünya Bankası’nda değerlendirici ve Afrika için yenilenebilir enerji odaklı bir Afrikalılar ağı olan ANSOLE’nin kurucusu. Sahra Altı Afrika’da yenilenebilir enerji üzerine kitap yazdı.

“Afrika’da şiddetli bir enerji sorunu var. Sahra Altı Afrika’nın yalnızca %30’u elektriğe ulaşabiliyor. Afrika’daki ekonomik büyüme %5,5 düzeyinde seyrediyor. Fakat büyüme enerji yokluğu nedeniyle aksıyor.

Geçmişte verilmiş olan sunumlarda enerjinin kuzeye nasıl akacağını gösteren oklar vardı. Fakat Sahra Altı Afrika’yı gösteren bir ok yoktu.

Bir Afrikalı olarak kıtanın tarihi sömürüsünü biliyorum. Sömürgecilik ve kölelik zamanlarından dolayı Afrika hala fakir.  Ancak hiç kimse geçmiş günlerdeki gibi gelip bir şeyler yapamaz. Her şey değişti. Afrikalılar artık kendilerine güveniyorlar. Gelişimlerinde katkıda bulunmak istiyorlar ve ülke kaynaklarının bir parçası olmak istiyorlar. Onlar sadece dünyanın geri kalanını zengin etmek ve fakir kalmak için yaşamıyorlar. Afrika Güneş Enerjisi Ağı, tam da bu yüzden, yani Afrikalıların menfaatinin dikkate alındığından emin olmak için orada.

Büyük bir güneş paneli projesine karşı değilim. Bu yapılabilir, ancak ülkelerin yalnızca belirli kısımlarında yapılabilir. Çok uzak bölgelere elektrik götürmek istiyorsak, off-grid sistemi en iyisidir (şebekeden bağımsızdır, enerji akülerde depolanabilir). Güneş paneline sahip bir kişi veya bir grup üretimi kontrol edebilir.

Şartların sağlandığını varsayarsak tüm dünya için güneş enerjisi neden olmasın?”

Helen Anne Curry: Teknoloji Tek Başına Çözüm Değildir

Helen Anne Curry, Cambridge Üniversitesi’nde Tarih Bölümü ve Felsefe Bölümü’nde öğretim görevlisi.

“Geçmişteki birçok hataya rağmen yeni teknolojilere karşı beslenen ısrarlı iyimserliği keşfetmekle meşgul oluyorum. Teknolojik çözümler caziptir. Temel olarak yaşadığımız hayat tarzında değişikliğe gitmek zorunda kalmadan, her günkü çalışma sistemimizi değiştirmeden veya aldığımız ucuz biletlerinin sayısında değişiklik olmadan sorunları çözebileceğimizi görmek heyecan verici. Ancak sistemde bir noktaya kadar gelip “işte sorun çözüldü” diyemezsiniz. Bu işin farklı konulara uzanan birçok yönü var.

Yirminci yüzyılın ortalarında yerel çapta hava kirliliğini çözmek için yapılan uzun bacaları ele alalım. Onlar kirliliği yok etmiyorlardı. Kirli havayı atmosferin daha yükseklerine gönderiyorlardı. Bu bacalar soruna çözüm olmadığı gibi yoğun sanayi olmayan yerlerde bile asit yağmurlarına neden olmuştu.

Bilim ve teknoloji birikimimizi, dünyadaki diğer halkları Batı’nın sahip olduğu uzun ve kaliteli yaşam düzeyine kavuşturabilmek için kullanabiliriz.

60 yıllık politik çalışmalara ve ilişkilere bakarsak, başarısız olduğumuz birçok konu var. öngördüğümüz sosyal, teknolojik ve bilimsel ilerlemeyi sunamıyoruz.

Sahra Çölü’ndeki güneş panellerini takip etmemin nedeni; enerji tüketimini azaltmak, yaşam tarzımızı daha sürdürülebilir hale getirmek ve gelecek nesillere çözmeleri gereken daha az sorun bırakmak için uzun vadeli bir hedef olmasıdır.”

Kaynak

3
like
5
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
7 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
7 Yorum yazarları
hilalCan kayaÇalı KuşuMaydoganturuncumavi Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çalı Kuşu
Yazar

İnsani her müdahaleye doğanın da olumlu- olumsuz bir yanıtı hep var ve var olmaya da devam edecek. Netice de büyük bir insan doğa:) Saygılar efendim

hilal
Üye

Güzel fikir bence de yapılması mantıklı.

Can kaya
Üye

Zamanı geldi geçiyo artık yenilenebilir enerji kaynaklarına ülkemiz de gereken önemi vermeli

Maydogan

Iyi fikir dogayi kirletmeden eberji elde edilmis olur

turuncumavi
Üye

Yapılmasını destekliyorum