“Karanlık bir odadasınız. Bir anda ışıklar açılıyor. Karşınızda çok yapılı bir insan var. Size sert bir yumruk atıyor. Ne tepki verirsiniz?”

Öncelikle söylemem gereken şeyler var. Bu bir psikolojik deney. Size yumruk atan kişi sizinle aynı cinsiyette bunu da unutmayın. Kadınsanız kadın, erkekseniz erkek.

Deneyin en önemli değişkenleri sizin verdiğiniz kararlar olacak. Dolayısıyla hayal gücünüzü zorlamanız gerekiyor.

İsterseniz deneyimize geri dönelim.

Size yumruk atan kişiye vereceğiniz tepki muhtemelen bu 3 ihtimalden birisidir;

  1. Şaşırıp. Kendisine neden yumruk attığını sormak.
  2. Kendisine sözlü bir şekilde karşılık vermek.
  3. Kendisine fiziksel bir şekilde karşılık vermek.

Bu üç ihtimalden birini seçerken  yumruk atan kişiyi alt edip edemeyeceğimizi de düşünürüz aslında ilk etapta. Fakat yumruğu atan kişinin sizden kalıplı olduğunu unutmayın.

Aslında böyle bir olaya yaklaşım tarzımız bizim hayata karşı duruşumuzu da özetler bir nevi.

Eğer ilk ihtimali seçtiyseniz muhtemelen o an korkudan ayaklarınız titriyor ve kendinizi de savunamayacak halde düşündüğünüz için karşılık vermekten ziyade basit bir soruyla olayı yatıştırmaya çalışıyorsunuz.

Eğer ikinci ihtimali seçtiyseniz karşılık vermek istiyorsunuz ama fiziksel bir mücadeleyi göze almak istemediğinizden sözle karşılık vermeyi tercih ediyorsunuz.

Eğer üçüncü ihtimali seçtiyseniz o an çok sinirlendiniz ve bu durumu kendinize yediremiyorsunuz. Bundan dolayı karşıdaki kişiye öyle veya böyle fiziksel bir hasar vermek istiyorsunuz.

Fakat şunu söylemem gerekir ki bu üç ihtimal de birbirinden mantıksız ve faydasız ihtimaller. Çünkü karşınızdaki kişinin gözü dönmüş ve sizi öldüresiye dövmek istiyor. Daha zekice bir şey bulmanız gerekir.

Karşınızdaki kişiye sözlü bir karşılık vermeniz bir şeyi değiştirmez. Karşınızdaki kişiye direkt yumrukla karşılık da verebilirsiniz ama karşınızdaki kişinin sizden daha güçlü biri olduğunu unutmayın. Karşınızdaki kişiye fiziksel bir zararla karşılık vermeniz gerekiyor. Ama ne tür bir fiziksellik?

Bu aslında zeki insan(homo sapiens) türünün diğer insan(homo) türlerine karşı verdiği mücadelenin bir özetidir. Hatta bu zeki insan türünün doğadaki tüm hayvanlara karşı verdiği bir mücadelenin bir özetidir.

Doğadaki vahşi hayvanlara baktığınız zaman hepsinin dövüşmek için bir uzva sahip olduğunu görürsünüz. Kaplanların keskin dişleri vardır. Ayıların güçlü gövdeleri ve pençeleri vardır. Timsahların keskin dişleri ve çok güçlü çeneleri vardır. Kartallar çok hızlı birer suikastçıdır.

Aslında tarihte bizden önce yaşamış olan insan türlerinin de savaşmak için belli uzuvları vardır. Bunlara güçlü adele yapıları ve keskin dişleri yazabiliriz. Ancak tarihe baktığımız zaman insan türü zeki insan türüne geçme aşamasında bir çok fiziksel artısından feragat etmiştir.

Ama yine de bizler bu güçsüz çelimsiz bedenlerimizle dünyaya hükmetmeyi başarmışızdır bu nasıl olabiliyor?

Sanki imkansızmış gibi. Evet bir bakıma öyle. Çünkü şu anda bir ormana gidip bir ayıyla güreşip onu öylece öldüremezsiniz. Ya da bir kaplanı yumruklayıp nakavt edemezsiniz.

Ancak şu anda eğer tehlike altındaysak bir kaplanı da bir ayıyı da hatta bir köpek balığını bile rahatça öldürebiliyoruz. Nasıl oluyor? İnsanın dövüşmek için sahip olduğu uzvu ne?

Düşünmek.

Evet düşünmek. Düşünmek evrenin en güçlü silahıdır. Düşünerek tüm dünyaya hükmedebilecek silahları üretti insan. Silah kelimesini sadece somut anlamda anlamayın. Evet tüfekler tabancalar icat ettik. Ancak bunun yanında fizik, kimya matematik gibi daha güçlü silahları kullanmayı da öğrendik.

Dolayısıyla karanlık bir odada size yumruk atan canavara öylece karşılık verirseniz ölürsünüz. Onu alt etmek için zekanızla onun zaaflarını ölçmeniz lazım. Dövüşürken öfkenizi değil beyninizi kullandıktan sonra o kişiyi de çok rahat alt edebilirsiniz. Mesela bacaklarına veya kasıklarına tekme atarak. Evet aslında bu akıllıca bir dövüşme tekniğidir. Pek centilmence değil ama ölüm kalım mücadelesinde olduğumuzu da unutmamak gerek.

Sert yumruk deneyi bizim düşünce yapımıza yalnızca bir örnek.

Bu üstün yetenek benim anlatabileceğim türden bir şey de değil aslında. Öyle büyük bir yetenek ki bu yetenek sayesinde uzayı, vücudumuzu, doğayı keşfedebiliyoruz.

Biyologlar sapiens ismini seçerken iyi düşünmüş olmalılar.

İnsanın doğayla verdiği zekice mücadelenin bir başka örneği de dövüş sanatlarında gizlidir.

Judoyu örnek gösterelim isterseniz. Judonun temel bir felsefesi vardır.

“Rakibin gücünü kendi lehimize kullanmak”

Ne kadar zekice öyle değil mi?

Zamanında avcılık ve toplayıcılıkla uğraşmış atalarımızın sonraları benimsediği “yerleşik hayat” fikri de zekamızdan kaynaklanır. Evet avcılık ve toplayıcılık ilk başta kolay gözükebilir. Ancak nereye kadar?

Toplamak yerine ekip biçmeyi, avlanmak yerine hayvanları ehlileştirmeyi ve çiftleştirmeyi öğrendik. Yani yorulmak yerine rahatlığı seçtik.

Ancak tüm bu durumlara rağmen değişmeyen bazı şeyler var.

Her ne kadar zekice düşünebiliyor olsak da insan cinsinin bir tarafı hala hayvan. Hayvansı özelliklerinizden şikayet ediyor olabilirsiniz belki. Ama insan olmamızı düşünce yeteneğimize borçlu olduğumuz kadar hayvansı özelliklerimize de borçluyuz.

10
like
7
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry
20 Yorum konuları
1 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
21 Yorum yazarları
ahmet çetinHopeHalilCanSahraNasibe Avcı Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çalı Kuşu
Yazar

Ne yalan söyleyeyim ben bu üç ihtimâli dâhi düşünemezdim; zîrâ ilk yumrukla büyük ihtimalle bayılırdım:)))) Ben düşünebilme irâdesi olarak ekleme yapmak istedim. Zîrâ kanaatim düşünebilmek de bir noktada düşünebilmeyi irâde edebilmekle mümkündür efendim..

ahmet çetin
Üye

MUHAMMMED ALİİİİİİİİİİİİ

HalilCan
Üye

Sert bir yumruk çok şey değiştirir

Sahra
Üye

Kendisini bir güzel yumruklardım ben de. Güzel yazı severek okudum.

Nasibe Avcı
Üye

Aklıma Muhammed Ali geldi.benm böyle bir rekabete girersem akibetim belli :))