İşaret dili, parmaklar, yüz ve dudak hareketleri ile vücut hareketleri ve bunların kombinasyonları kullanılarak insanlar arasında iletişimi sağlayan bir işaret dili alfabesidir.

Bu yazımda çeşitli mecralardan birçok bilgiler aldım derledim ve en yararlı şekilde sizlere aktarmaya çalıştım.

Sizlerde bu yazıyı sonuna kadar okursanız işitme engeli olan kardeşlerimizi bir nebze de olsa daha iyi anlarsınız.

İşaret dili alfabesi 

Sözlü dil alfabesinden tamamen farklıdır. Her ülkenin kendine özgü işaret dili bulunmaktadır, dolayısıyla herkesin kullanabileceği uluslararası bir işaret dili henüz geliştirilememiştir. Amerika’da ki işaret dili ASL’dir ve İngilizlerin kullandığı da SE’dir. Örneğin  ASL’de işaret parmağının dudaklardan aşağı, göğüse doğru hareket ettirilmesi kırmızı rengi belirtir. Beş parmağın açık bir şekilde göğüsten dışarı doğru yavaş yavaş kapatılarak çekilip uçları bitişik şekilde göğse dönük olarak gösterilmesi beyaz rengi ifade eder. Yine işaret parmağının dudaklar üzerinde sürtülmesi “bana gerçeği söylemiyorsun” demektir.

Ülkemizdeki işitme engellilerin sayısı hakkında değişik bilgiler bulunmakla beraber Birleşmiş Milletler raporuna göre sayının 2.5 milyon olduğu söylenmektedir.

Türk işaret dili (TİD)’in tarihi Osmanlı’lara kadar dayanmaktadır.

Günümüzde Osmanlı İşaret Diliyle ilgili olarak yapılmış araştırmaların, neredeyse tamamı yabancı araştırmacılara aittir. Bu araştırmacılar, o zamanlar Osmanlı Sarayı’na girme şansı bulan yabancı sefirler, müzisyenler, tacirler ve seyyahların anı kitapları, Sefaretnameler, Seyahatnamelerden yola çıkarak Osmanlı İşaret Dili’nin varlığı ve o yıllarda saraydaki ve istanbul’daki ‘Sağır ve Dilsizler’in durumu hakkında bizi bilgilendirmişlerdir.

600 yıllık bir geçmişe sahip Türk İşaret Dili ne yazık ki bugün okullarda öğretilmiyor

1500’lü yıllarda işaret dili konusunda dünyanın en az 200 yıl önünde olmamıza rağmen günümüzde dünyanın en az 60 yıl gerisindeyiz. İşitme engellilere yönelik hizmetleri bizden gören Avrupalılar özellikle Fransız İhtilali’nden sonra işitme engellilerin eğitimine ağırlık vermiş ve bu eğitimin yaygınlaşmasına katkı sağlamışlardır

Ancak 6-11 Eylül, 1880 tarihinde Pereire Derneği tarafından desteklenerek düzenlenen Milano Konferansı’na toplam 164 eğitimci katılmış olup bunlardan sadece birisi işitme engellidir.

Katılımcılar ağırlıklı olarak sözel eğitimi hedefleyen okullardan seçilmiş olup çok azı işaret diliyle eğitimi yeterli gören okullardan davet edilen eğitimcilerdi. Bu konferansta;“Sağırların eğitimi konuşmayı ve dudak okumayı öğretmeyi hedeflemelidir. Bunun başarılabilmesi için de işaret dili öğretilmesi kesinlikle yasaklanmalıdır.’’ gibi kararlar alınmıştır.

Milano Konferansı’nda alınan kararların, özellikle işaret dilinin yasaklanması kısmı, dramatik etkilere yol açmış bu karar; ABD,İngiltere, Danimarka ve Fransa dışında geniş çapta uygulanmıştır. Ancak; bu sürecin en dramatik sonucu, o güne kadar işaret diliyle çok hızlı öğrenen, yeterli şekilde eğitim ve mesleki eğitim alan, hatta o ülkenin yazılı edebiyatına ve düşün dünyasına çok ciddi katkılar yapacak şekilde gelişim gösteren işitme engelliler, toplumda güçlü bir şekilde yer alırlarken, Milano Konferansı’ndan sonra ‘sözel’ yöntemle konuşmayı öğrenmek için uzun yıllar harcayan ve sonuçta sadece sınırlı konuşabilen, sınırlı okuma yazması ve eğitimi olan bir nesil hâline gelmeleri olmuştur.

Bu süreç, işitme engellilerin, konuşabilir hâle gelerek toplumla entegre olmalarını değil, tam tersine toplumdan uzaklaşıp kendi içlerine kapanmalarına yol açmıştır.

Onları en kolay iletişim kurdukları ve kendilerini rahatlıkla geliştirebildikleri işaret diliyle ‘rehabilite’ olmaktan alıkoyarak konuşturmaya çalışma süreci, aslında onları kendilerini sadece ‘işitemeyen’ değil, aynı zamanda ‘kısıtlanan ötekiler’ olma duygusuyla baş başa bırakmıştır.

Milano Konferansı sonrası dönemde işaret dili yasağı ve sözel eğitim anlayışının olumsuz sonuçları özellikle 1970’lerden itibaren açıkça tartışılmaya başlanmış ve pek çok çalışma başarısızlık ya da yetersizlik olarak tanımlanmıştır. Özellikle işaret dili okullarına devam eden işitme engellilerin gösterdiği performans bu hususu tekrar tartışmaya açmıştır.

Özellikle 1960’larda Amerika’da işaret dilinin sözlükleri, özel öğretim kitapları,yardımcı ders malzemeleri gibi yüzlerce yayın çıkarılmıştır. Okul öncesi çağındaki çocuklara, anne babalara, çeşitli meslek gruplarına yönelik çok çeşitli yayınlarla kısaca ASL olarak adlandırılan Amerikan İşaret Dili yaygınlaştırılırken İngiltere’de de benzer çalışmalar ve etkinlikler yürütülmüş, çeşitli yayınlar çıkarılmıştır

Sonuç Olarak

İşaret dilinin de konuşma dili gibi erken yaşlarda öğrenilmesi daha yararlı olmaktadır.

İşitme engelli çocukların zeka seviyeleri normal konuşanlardan farklı olmadığından özel metotlarla bir çok kelimeyi söylemeyi ve konuşmayı da öğrenebilirler. Günümüzde işaret dili bazı modern ülkelerde yazı işaret dili olarak da geliştirilmiştir. Bu şekilde işitme engellilerin birçok işlerde çalışabilmesi ve kariyer yapabilme olanağı sağlanabilmiştir.

Ülkemizde TID konusunda bilimsel ve eğitime yönelik kitap, sözlük, eğitim kitapları ve yayınlar gelişmeye başlamakla beraber birçok ülkede bunlar yaygınlıkla bulunmakta, birçoğu internette ücretsiz olarak yayınlanmaktadır. ASL ile ilgili birçok internet sitesinde bu konuda sözlükler de yer almaktadır.

Gelecekte ülkemizde de bütün okullarda işaret dilinin öğretildiği, işitme engelliler sınıflarının geliştirilerek engelli kardeşlerimize de kendi geleceklerini en iyi şekilde belirleme şansı verilebilmesi hepimizin dileğidir.

Saygılarımla…

7
like
3
love
0
haha
1
wow
0
sad
0
angry

6
Kimler Neler Demiş?

6 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
6 Yorum yazarları
SinanelisivepufnoktalarimustafaEmrehan Kayabt Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
bt
Üye

İşaret dilini öğrenmeyi bende çok istiyorum. Yazında güzel olmuş emeğine sağlık ????????????

Çalı Kuşu
Yazar

Uzaktan eğitimine katılmıştım. sınavından da hiç unutmuyorum 98 almıştım.Ancak şu an çok azı kaldı aklımda. Güzel bir çalışma olmuş emeğinize sağlık..

mustafa

Sanki hiç başımıza gelmeyecekmiş gibi yaşadığımız zamanlarda öğrenmek lazım aslında…

Sinan
Yazar

Öğrenmesi oldukça kolay bir dildir. Bazı arkadaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak için öğrenmek gerek.

elisivepufnoktalari
Üye

begendim.. emegine sağlık .