Kötü yapılmış sanat eserleri iyi bir sanat eserinden daha akılda kalıcı oluyor. Çok sık olarak bir resim ya da heykel orijinaline garip bir şekilde benzetilebiliyor. Bu garip eserleri bir arada düşündüğümüzde, hayal gücünün ve becerinin yanlış ateş alması müzeleri eğri büğrü surat ve kalıplarla doldurabilir.

Yanlış restorasyonlardan öne çıkanlar arasında, İspanya’da Zaragoza yakınlarındaki Borja’da Mercy Kilisesi’ndeki bir Hz. İsa betimlemesi bulunuyor. Solmakta olan resmi, kilise cematinin iyi niyetli bir üyesi eliyle düzeltmeye çalışınca resmin son hali Hz. İsa’ya benzemedi. Aslında insana bile benzemiyor. Resmi 20. yüzyılın başlarında sanatçı Elías García Martínez çizmişti. Yaşlı kilise üyesinin Ecce Homo akımına ait eser üzerinde yaptığı iyi niyetli çalışma sonrası Borja kenti turistlerin gözdesi haline geldi.

On yıllar boyunca rutubetten kaynaklanan onca hasarı gidermek için yaşlı gönüllü, Martinez’in özene bezene çizdiği yüz hatlarını, o güzelim ince fırça darbelerini bozdu. Hz. İsa’nın yüz hatları yüzeye beceriksizce uygulanan boya tabakası altında kaybolmuştu. Ortaya çıkan portre, fotoğrafları yayılmaya başlar başlamaz dünya çapında büyük yankı uyandırdı. Resim kutsal bir şahsiyetten çok çocuk işi pastel boya çalışmasını andırıyordu.

Alçı Operasyonu

Eserlerin orijinalliğini ve güzelliğini bozan talihsiz restorasyon haberleri son zamanlarda ilginç bir şekilde sık sık duyulur oldu. Kuzey İspanya’da Roma mimarisiyle yapılan San Miguel de Estella Kilisesi’nde bulunan bir Orta Çağ heykeli de acemi restorasyon kurbanı oldu. 16. yüzyıldan kalma ahşap oyma eser, ejderhayı yenerek atın toynaklarıyla çiğneyen St. George’u at üstünde tasvir ediyor. Eser her ne kadar 5 asır zarar görmeden ayakta kaldıysa da St. George’un yüz ifadesi amatör bir restoratörün el emeği ile değişti. Eskiden kızgın bir yüz ifadesi varken şimdi şaşkın boş bakışlar atıyor. J

Sanat eserlerine eski güzelliklerini yeniden kazandırma çalışmaları içerisinde, yerli bir sanat öğretmeni ahşap oyma eserin solan yüzünü, alçı ve kırtasiyelerde el işi ürünleri için satılan boyalarla tazelemek için işe koyuldu. St. George’un aşırı cilalanmış yanakları canlı pembe renge büründükten sonra; bir zamanlar korkusuz cengaver olan yüz ifadesi yerini spa masajından çıkmış bir yüz ifadesine bırakmış. Ahşap eserin çizgi filmvari görüntüsü uzmanları öfke ve endişeye gark etti. Uzmanlar eserdeki bozulmanın geri dönüşü olmayacağından endişeli. Kötü restorasyon hakkında yorum yapan sosyal medya kullanıcılarından bazıları eserin son halini Pee Wee Herman’ın aptal suratına benzetirken bazıları da Oyuncak Hikayesi filmindeki kovboy Sheriff Woody’ye benzetti.

Eserlerde insan yüzü üzerinde yapılan hatalı dokunuşlarda tek suçlular restoratörler değil. Sanatçılar da bazen ellerinin ve zihinlerinin hakkını vermeyebiliyor. Yerel bir sanatçının yaptığı, Madeira Havaalanı’nda bulunan Portekizli futbolcu Cristiano Ronaldo’ya ait bronz büst de kendine eğlence arayan sosyal medya kullanıcıları için uzun süre dalga konusu oldu. Çarpık bir surat, yamuk yumuk bir yüz ifadesi, vahşi gözler, geceleyin kabuslarınıza misafir olmaya aday bir büst. Eserin sanatçısı büstü yeni bir girişimle düzeltti. Yeni hali hala garip ve Ronaldo’yu tam olarak andıramıyor. Eskisine göre daha az gülünç olsa da Ronaldo’nun herkes tarafından bilinen fizyonomisine uymuyor.

Bozuk suratlı eserlerin müzesi yapılsaydı Louis Tussaud’un asıllarından korkunç şekilde uzak balmumu koleksiyonu için çok ayrı bir bölüm açılırdı. Yarım asır boyunca ABD’nin Virginia eyaletine bağlı Norfolk’taki balmumu evine davet edilen misafirler balmumu heykellerini görünce şaşkınlıkla başlarını kaşıyorlardı. Nihayet 2014 yılında Tussaud Balmumu Evi ziyaretçilere kapatıldı. Tussaud’un balmumu evinde acemice yapılmış heykeli bulunan dünya çapında ünlü birçok isimden Adolf Hitler, fazla güneşlendiği için yüzünde güneş yanığı oluşmuş ve merhamet dolu bir yüz ifadesine bürünmüş gözüküyor.

Tussaud’un sihirli ellerinden nasibini alan yalnızca Hitler değil. Soldaki heykel Çelik’i daha çok andırsa da Elvis Presley, sağdaki Michael Jackson.

Tarihi kişiliklerle eserlerinin benzerliklerini değerlendirmeye gelirsek, onların görünüşlerini belgeleyecek fotoğraf ya da video kaydı bulunmuyor. Onları tasvir eden eserlerin ne kadar gerçeğine yakın olup olmadığını net olarak değerlendiremiyoruz. Örneğin, Peter Isselburg’un Kral 8. Henry’yi tasvir ettiği ait oyma baskıda kralı gösterişsiz, korkutucu olmayan bir şekilde görüyoruz. Kral Henry bu tasvirde boyunsuz, tombul dalgalı bir yüze sahip, uğursuz kısık bir bakış atıyor. Çağdaş portrelerinde açık şekilde görünmektedir ki Kral 8. Henry asla Tudor hanedanının cezbedici fakat zeki olmayan yüz ifadesine sahip değildi. Fakat Isselburg’un sevimsiz yanlış betimlemesi ya da krala karşı huzur bozucu saldırısı, sataçı tarafından kralın kötü ruhunun onu hoş gösteren tasvirlerine meydan okuması olarak düşünülüyor. Sanat tarihinin her başarısız eserini batıl inançlarla yorumlarsak, ortada hiç başarısız eser kalmaz. Bu denli abartılı, çöp eserleri çok konuşup dünya çapında meşhur etmek yerine, değerli vaktimizi güzel eserlere ayırıp onları konuşmak daha doğru olacaktır.

Kötü restorasyonlardan bahsetmişken ülkemizden örnekler vermeden olmaz. Son zamanlarda ülkemizde de benzer tahribatlar yapıldı. Restorasyon çalışmaları sonucu farklı bir şekle giren eserlerimizden bazıları:

Süheyl Bey Camii

Hatay Arkeoloji Müzesi’ndeki bir Roma mozayiği

Mimar Sinan’ın eseri Atik Valide Sultan Külliyesi

Kaynak 1

Kaynak 2

9
like
2
love
0
haha
0
wow
1
sad
1
angry
16 Yorum konuları
1 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
16 Yorum yazarları
MaydoganKasim ekimahmet çetinBerat GÜLTEKİNReha Karakaya Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çalı Kuşu
Yazar

Geçtiğimiz günlerde izlediğim bir programda ünlü bir sanatçının da heykelinin açılış törenine davet edildiği bir şaka düzenlendi. Ancak yapılan heykel kendisinden uzaktan yakından alakası yoktu. Ünlü sanatçı şaka olduğunu bilmediği için küplere bindi. Çok güldüm o haline. Bu restorasyon(?) çalışmaları da tam bu türden bir şaka gibi görünüyor.Hala gülüyorum. Kimse müdahale etme girişiminde de bulunmamış emektarlara. Gönüllerinden geldiği gibi kullanmışlar malzemeleri. Traji-komik bir hadise diyerek noktalıyorum.

demir.demirgil
Üye

Hayaller Paris, hayatlar Mamak diyelim biz buna 😀

turuncumavi
Üye

Biz yine yapmışız yapacağımızı Yazıklar olsun

sila
Yazar

Restorasyon konusunda dünya markasıyız zaten! Eserlerin eski halleri ile yeni halleri arasında uçurum var. Restorasyon kavramını bilmeyen insanlar restorasyon yapıp güzelim eserleri tahrip ettiler. Tarihi dokuyu mahvettiler. Gerçekten üzücü.

Maydogan
Üye

restore edilmeseymisler daha iyi olacakmis