Türkiye’de yaz sıcak geçiyor. Haziran ayı seçim atmosferinde geçti. Siyasi belirsizlik artık ortadan kalktığında döviz kurlarının istikrar kazanacağı vaat edilmişti. Seçimden sonra kurlarda 1 haftalık bir rahatlama olsa da değer kaybı kesintisiz bir biçimde devam etti. Özellikle Temmuz ayının son haftası ve Ağustos ayında Türk lirasının değerinde yaşanan dalgalanma Bitcoin’i bile geride bıraktı. Aşağıdaki grafik Türk Lirasının dolar karşısında yılbaşından bu yana olan performansını gösteriyor.

Nisan ayında alınan erken seçim kararının ardından Mayıs ayında Türk Lirasında hızlı bir değer kaybı yaşandığı, Temmuz’un ayının son haftasından itibaren Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybının hızlandığı görülüyor. Yılbaşından bu yana Türk Lirası %40 değer kaybetmiş durumda.

Türk Lirası’na neler oluyor? Neden değer kaybediyor?

Türk Lirasının değer kaybı yeni bir olgu değil aslında. Aşağıdaki grafikte de görüldüğü üzere Türk Lirası son 5 yıldır dolar karşısında sürekli olarak değer kaybediyor. 2018 yılında sadece bu değer kaybının hızladığını görüyoruz.

Son 5 yılda Türk Lirası dolar karşısında hep enflasyon oranının üzerinde bir değer kaybı yaşadı. Bu durum ülkeden sermaye çıkışı olduğuna işaret ediyor. 2013 yılında ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke tarafından parasal genişlemeye son verildiğinin ilan edilmesini izleyen dönemde Türkiye eski cazibesinin kaybetmiş durumdaydı. Dünya genelinde yükselen faizler Türkiye gibi cari açık veren gelişmekte olan ülkelere yaramadı.

Son 5 yıl Türkiye’nin aynı zamanda başta ABD olmak üzere batı ülkeleri ile ilişkilerinin bozulduğu bir dönem oldu. Türkiye batı blokuna dahil olduğu 1950’lü yıllardan bu yana ilk defa Çin ve Rusya bloğuna bu denli yakın durumda. Bu duruma yol açan en önemli sebeplerden biri 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen kanlı darbe girişiminde ABD’nin rolü ve darbeyi gerçekleştiren örgütün elebaşısının halen Türkiye’ye iade edilmemiş olması.

Türk Lirasında son dönemde yaşanan hızlı değer kaybının oluşmasında ekonomik ve siyasi sebepler iç içe geçmiş durumda. Türkiye’nin ABD ve derecelendirme kuruluşları ile gergin olan ilişkisi, bir zamanlar yatırım yapılabilir ülke konumundaki notunun birkaç kademe inmesinde önemli rol oynadı.

Siyasi anlaşmazlıklar bir yana, Türk Lirası’nın değerinde yaşanan dramatik düşüşte Türk ekonomi yönetiminin faizleri artırmamak konusundaki inadı önemli rol oynadı.

Türk ekonomisi hakkında son dönemin en önemli tartışma konusu Türk Merkez Bankası’nın faizleri yeteri kadar artırıp artırmadığı idi. Dünyada faizler artarken Türk ekonomi yönetimi kreditörlere arzu ettikleri faizi vermek konusunda direnç gösterdi. Kreditörler kısa vadeli faizlerin düşük tutulmasının ekonomide aşırı ısınmaya ve yüksek enflasyona sebep olduğunu ifade ettiler. Bugünkü liderlerin ileri sürdüğü görüş ise enflasyonun sebebinin faiz olduğu, bu nedenle kesinlikle faiz artırımı yapılmaması gerektiğini savunuyordu. Genel kabul görmüş ekonomik varsayımlara uygun olmayan bu görüş piyasa oyuncuları tarafından elbette kabul görmedi. Piyasa oyuncuları 2017 yılında %7,4 oranında büyüyen Türkiye ekonomisinin aşırı ısınmış olduğunu, yüksek cari açık ve borçluluk oranlarıyla gerçekleştirilen bu büyümenin sürdürülebilir olmadığını savunmaya devam ettiler.

Temmuz ayının son haftasından itibaren hızlanan satışlarda hazine ve maliyenin başına Berat Albayrak’ın sorumluluğuna verilmesi de etkili oldu. Ekonomik konularda ülkenin en yetenekli kişisinin başkanın damadı olması tuhaf bir tesadüftü. Bu durum aynı zamanda merkez bankasının faiz artırma olasılığının iyice azaldığını gösteriyordu. Dolayısıyla traderlar açısından cazip bir spekülasyon imkanı doğmuştu. Faiz artırımı neredeyse imkansız olduğuna göre Türk Lirası açığa satılabilir ve böylece ciddi karlar elde edilebilirdi. Piyasa oyuncuları bu olanağı kendi adlarına başarıyla değerlendirdiler ve dolar fiyatı 7 TL’te kadar yükseldi.

Türk Lirası’nda son dönemde yaşanan değer kaybında ABD Başkanı ile Türkiye başkanın giriştikleri bilek güreşi de etkili oldu. Benzer kişilik yapısına sahip olan iki başkan pazarlıkta şanslarını sonuna kadar zorlamayı tercih ettiler. Pazarlığın konusu 15 Temmuz 2016 darbe girişimindeki oynadığı düşünülen rol nedeniyle Türkiye’de tutuklu bulunan Rahip Brunson’du. Donald Trump, biraz da evangelistlere mesaj verme kaygısıyla Türkiye’ye ev hapsinde tutulan Rahip Brunson’un serbest bırakılması için yüksek perdeden çağrı yaptı. Egemen herhangi bir ülkenin kabul etmeyeceği tehditleri de kapsayan bu çağrı Türkiye tarafından elbette kabul edilmedi.

Türk Lirasında yaşanan dramatik fiyat hareketlerinin dünya genelinde yaşanacak bir krizin öncü sarsıntısı olduğunu savunan bir görüş de var. Türkiye’nin önderliğinde gelişmekte olan ülkelerde yaşanacak bir krizle dünya genelinde şişmiş olan varlık fiyatlarının yeniden “normal” seviyelere ineceği yönünde senaryolar yazılıyor.

Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı önümüzdeki dönemde devam edecek mi? Bu sorunun yanıtını vermek oldukça güç görünüyor. Reuters anketine göre yıl sonu enflasyon beklentisinin %14 olduğu dikkate alındığında %24,5 seviyesinde bulunan gösterge tahvil faizi Türk Lirası’nın cazibesini artırmış durumda. Türk varlıkları oldukça cazip fiyat seviyelerine gelmiş durumda. Kur ve faizlerindeki yükselişin ekonomide yaratacağı tahribatın sınırlı olacağı bir senaryoda Türkiye’ye yatırım yapanlar ciddi kârlar elde edebilir.

Diğer taraftan dünyada faizlerin yükselmekte olduğu bir konjonktürde, son 5 yıldır süren bir değer düşüşü trendinin kırılmasını gerektiren hangi değişikliğin olduğu sorusu da ortada duruyor. Türkiye henüz yatırımcıları cezbedecek yeni bir hikaye yazmakta zorlanıyor. Bu trend elbette bir noktada kırılacak ve Türk Lirası 2002-2011 yılları arasında olduğu gibi değer kazandığı bir periyota girecektir, ancak henüz bu dönüşün işaretleri görünmüyor.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

(Not: Bu yazıya başladığım sabah saatlerinde dolar 6 TL’ydi. 13:36 itibarıyla 6,20 TL’ye ulaşmış durumda. Dolar kuru daha uzun süre gündemimizde kalacak gibi görünüyor.)

14
like
2
love
0
haha
2
wow
0
sad
0
angry
15 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
15 Yorum yazarları
Ice coldyellowredMurat Siyliahmet çetinMaydogan Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Karasu
Üye

Marka olabilecek teknolojik ürünler veya kaliteli gıda üretip dış ülkelere satmamız lazım ki dolar düşsün.

Mustafa
Üye

üreten dünyaya karşı sadece tüketimin getirdikleri

temel reis
Üye

İnşallah güzel günler görürüz

salla gitsin
Üye

eskiden yediğim yemeği şimdi yiyemiorum

muptezel
Üye

enflasyon ve global kriz