VI. yüzyılda Kin-şan dağları dolaylarında Juan-Juan’lara tabi iken sonra bağımsızlığını kazanan bir Türk kavmi vardır ki kendine Türk adını vermekte idi. Bundan önceki devirlerde böyle bir kavim adına pek açık olarak rastlamadığımız için bazı yabancı bilginler Türk sözünün varlığını bu tarihten itibaren başlatmaktadırlar.

VI. yüzyılda Türk ismiyle ortaya çıkan bu kavme bugün Türk sözü daha şamil bir anlamda olduğu işin diğer Türklerden ayırmak üzere onların kendi kendilerine iftihar makamında söyledikleri Kök Türk demekteyiz. Burada Kök “gök” yani “mavi”demektir. Bilindiği gibi Türkçede Tanrı hem “Allah”, hem de”gökyüzü” anlamına gelirdi. Binaenaleyh gökyüzünün kutsal rengi olan “gök” yani kök sözü bu Türklere de verilmiştir. Bugün bu sözü “gök” diye telaffuz ettiğimiz işin eskiden Kök Türk denilen bu kavim adını, bizim lehçemizde Gök Türk diye telaffuz etmemiz icap eder.

“Gök”, “gökyüzü”nün rengi olduğu gibi aynı zamanda da kendisidir. O halde bu sözün bugün ki anlamı “İlahi Türk, Semavi Türk” demek olur. Türk medeniyeti ve Türk kültürü etkisinde gelişmiş olan Moğollar da bazen kendilerine Köke Mongol adını vermişlerdir.

Türk adını yani Gök Türk’lerin adına Çin tarihlerinde rastlamaktayız.Çin tarihlerinde iki işaret ile gösterilen bu kelime bugün Tu-kiüe diye telaffuz edilmektedir. her işaret bir tek hece olduğuna göre ikinci işaret olan kiüe diye okunan şekli daha çabuk ve tek hece gibi okumak icap eder. Demek oluyor ki Türk sözünün bu kaydı iki hecelidir. Halbuki Türk kelimesi tek hecelidir. Fakat Türk sözünün eskiden iki heceli olduğunu eski Türk yazıtlarındaki bu sözün resimdeki yazılışından da anlamaktayız. Bu söz genellikle resimdeki şekilde yazılmaktadır ki burada soldan birinci harf olan işaret ük, ök sesini verir.O halde bu devirlerde kelime Türk değil Türük diye yazılmış ve telaffuz edilmiş demek oluyor. Mamafih yine aynı yazıtlarda Türk sözünün şeklinde yani Türk telaffuz edilerek yazıldığını da görmekteyiz. Demek oluyor ki VIII. yüzyıllarda eskiden iki heceli olarak telaffuz edilen kelime, artık tek heceli olarak da telaffuz edilmeye başlamıştır.

Son zamanlara kadar bilginler Çinlilerin Tu kiüe diye telaffuz edip yazdıkları işaretlerin Türkçedeki Türk sözüne tekabül ettiğini, bunun Türk sözünün Çince telaffuz şekli olduğunu kabul eylemekte idiler. 1935 yılında Paul Pelliot bu Çince şeklin daha eski şeklinin Türküt olması icap ettiği ileri sürmüştür. Yani Çin işaretleri ki bugün Tu kiüe diye okunur. Eskiden Türküt diye okunmuştur. Pelliot’ya göre Türküt kelimesi Türk sözünün çokluk şeklidir. Bilindiği üzere Moğolcada olduğu gibi eski Türkçede de bazı kelimeler -t ile çokluk hale getirilirdi. Mesela ‘oglan’ kelimesinin çokluk şekli oglıt, tigin sözünün çokluk şekli tigit,tarkan sözünün çokluk şekli tarkat’tır. Fakat görülüyor ki bu sözlerin teklik şeklinin sonunda -n sesi vardır. Binaenaleyh Türkçede kelimenin sonu -n olursa bunun düşürülerek yerine bir-t getirmek suretiyle çokluk yapıldığı vakidir. Bu itibarla Türküt sözü bir çokluk şekil ise bunun teklik şeklinin Türkün olması icap eder. Mamafih bu kuralın dışında da kelimenin sonuna tıpkı Moğolcada olduğu gibi sadece -t getirmek suretiyle çokluk yapıldığını görmekteyiz. F.W.K Müller tarafından yayımlanan Uygurica serisinde (II, s.97) el ügesi sözünün el ügesit şeklinde çokluk hale getirildiğini görmekteyiz. O halde Türk sözünün de çokluk şekli Türküt olabilir.

5
like
1
love
1
haha
0
wow
0
sad
0
angry
14 Yorum konuları
0 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
13 Yorum yazarları
Taha avcıyellowredRavza Gül ErgülMurat SiyliÇalı Kuşu Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Rad
Üye

Teşekkürler

onur.tskn
Üye
onur.tskn

Az çok fikrim olmasına rağmen okurken heyecanlanıyorum. ?

Taha avcı
Üye

Helal olsun gerçekten emek ister

yellowred
Yazar

İşte Türk’ün gücü.