Geceleri uyumak için yatağa uzandığımızda aklımıza bin bir çeşit şey gelir. Geçmiş anılar, pişmanlıklar, çeşitli olaylarla alakalı komplo teorileri ve nicesi. Burada anlatmak istediğim şey de, yine bir gün yatağıma uzandığımda aklıma gelen karmaşık bir denklem.

Yaratılış denklemi.   

Dünya var olduğundan bu yana, üzerine milyonlarca farklı çeşitte canlı yerleştirilmiştir. Bitkiler, hayvanlar, insanlar vb şekilde yine kendi içlerinde de çeşitlendirilebilen canlı türlerinden yalnızca biz insanlar akıl ve irade sahibiyiz. Bizler de nesillerdir bu özelliğimizi kullanarak hayatımızı kolaylaştıracak teknolojiler ürettik. Şimdi durup çevremizde insanların ürettiği şeylere bir bakalım.

Uçaklar, evler, arabalar, ev eşyaları ve daha bir sürü şey. Bütün bunlara bakarak inkar edilemez bir detayı fark etmemiz de pek zor olmamalı. Bütün bu icatlar ve teknolojilerin tamamı, Dünya’nın var olmasıyla birlikte ortaya çıkan, canlı ve cansız diğer varlıklardan esinlenerek yapılmış.

Örneğin; uçaklar kuşlardan, arabalar binek hayvanlardan, evler dağlardan ve mağaralardan, bilgisayarlar da insan beyninden esinlenerek yapılmıştır. Buraya kadar her şey normal. Şimdi gelelim asıl konuya. Madem insanlar ürettikleri her şeyde doğal yaşamdan ilham alıyorlar, o zaman neredeyse sınırlarının olmadığını düşündüğümüz İnternet’i neyden ilham alarak yaptılar?

Bir düşünelim.

İnternet’te araştırma yaptığımızda, aradığımız şey haricinde birçok farklı sonucu da bilgisayar ekranımızda görüyoruz, ama asıl aradığımız şeye odaklanıp diğerlerini görmezden geliyoruz. Peki bu durumun aynısını bizim de kendi kafamızın içinde yaşamamızı sağlayan şey ne? Yani, günlük yaşamda birçok şey görüp, birçok şey düşünüyoruz. Bütün bunların yanında, biz görmezden gelsek bile düşündüğümüz asıl şey haricinde onlarca hatta yüzlerce düşünceyi bizim önümüze sunan şey ne?

Tabi ki bilinç altı.

Evet, İnternet de ortaya çıkarken, insanların içinde var olan ama elle tutulamaz bir kaynak olarak değerlendirilebilecek, bilinç altından esinlenilmiştir. Şimdi tekrar genele dönelim. İnsanların yaptığı her şeyin bir sınırı varken, yapılan bu şeylerin esinlenildiği varlıkların pek bir sınırı olduğu söylenemez. Peki insan yapımı olduğu halde neredeyse sınırsız olduğu düşünülen İnternet’in esinlenildiği bilinç altının neden bir sınırı olsun?

Zaten yok diyebilirsiniz, ama bahsettiğim sınır bu değil. Bilinç altının gücü ile yapabileceğimiz şeyleri bir düşünün. Nesneleri hareket ettirmek, uçmak, ışınlanmak ve daha sonsuz sayıda farklı şey. Evet, ilk bakışta çok karmaşık ve imkansız gelebilir, ama İnternet’le bile yapabildiğimiz onca şeye bakıldığında, neden olmasın?

10
like
7
love
0
haha
2
wow
0
sad
0
angry
10 Yorum konuları
2 Konu cevapları
0 İzleyiciler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorumlar
10 Yorum yazarları
Çalı KuşuMurat SiyliTriskacocuyellowredHalis çıldır Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
demir.demirgil
Üye

Düşündürücü bir yazı olmuş, elinize sağlık hocam ve hoş geldiniz aramıza

okan88
Yazar

Faydalı ve güzel bir yazı olmuş. Teşekkürler 🙂

Çalı Kuşu
Yazar

Düşündürücü hem de çok..

Murat Siyli
Yazar

Eline sağlık hocam güzel yazı olmuş

Triskacocu
Yazar

Enteresan